Üsküdar Sempozyumu I Bildiriler
Total Page:16
File Type:pdf, Size:1020Kb
Load more
Recommended publications
-
Jan Just Witkam, the Battle of the Images
The battle of the images Mekka vs. Medina in the iconographyof the manuscripts of al-Jazill's Dala'il al-Khajtrat JanJustWitkam" Introduction The prayer-book DalA'ilal-Khayat by the Moroccanmystical activist AbD Abdal- lah Mubammadb. Sulaymanal-Jazili (d,870/1465)1 is one of the most success- ful books in Sunni Islam, after the Qtr'an itself. It is known from the Islamic W'est,where it was written more than five hundred yearsago, till far in South- EastAsia, and everywherein-between. There must be many thousandsof manu- scriptsof it all over the world, and many hundredsof printed versions.The nu- merouseditions which are currentlyavailable in the entire Islamicworld2 prove that the book haslost nothing of its appeal.Most manuscriptsand all printed editionsof the Dala'il al-Khayat areprovided with two illustrations,showing ei- ther elementsof the Prophet'sMosque in Medina,or viewsof the GreatMosque of Mekka and the Prophet'sMosque in Medina.Why theseillustrations came to be insertedinto al-Jaztrli'sprayer-book in the first place,and how they changed from one representationinto anotheris the subjectof the presentpaper. TIteauthor Ab[ Abdallah Muhammad b. Sulaymanal-Jazili al-Simlali, the Moroccanmys- tical activistwho waskilled in 870(1465), originated from al-Susal-Aqsa, in the Southwestof present-dayMorocco.3 Of his life little is known, exceptfor ele- mentswhich all have evidenthagiographical features, and which are not easyto disentangle.He is said to have stayedfor a number of yearsin Mekka and Professorof Paleographyand Codicology of the Islamic World, Universiry of Leiden, The Netherlands. GAL G II, pp.252-253, S II, pp. -
Cem Görür Doktora Tezi SON.Pdf
T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI SULTAN III. MUSTAFA: AİLESİ, GÜNLÜK HAYATI, DİNİ VE İLMİ İLGİLERİ DOKTORA TEZİ Cem GÖRÜR Tez Danışmanı Prof. Dr. İlhami YURDAKUL Bilecik, 2020 10340908 T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI SULTAN III. MUSTAFA: AİLESİ, GÜNLÜK HAYATI, DİNİ VE İLMİ İLGİLERİ DOKTORA TEZİ Cem GÖRÜR Tez Danışmanı Prof. Dr. İlhami YURDAKUL Bilecik, 2020 10340908 BEYAN “Sultan III. Mustafa: Ailesi, Günlük Hayatı, Dini ve İlmi İlgileri” adlı doktora tezimin hazırlık ve yazımı sırasında bilimsel ahlak kurallarına uyduğumu, başkalarının eserlerinden yararlandığım bölümlerde bilimsel kurallara uygun olarak atıfta bulunduğumu, kullandığım verilerde herhangi bir tahrifat yapmadığımı, tezin herhangi bir kısmını Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi veya başka bir üniversitedeki başka bir tez çalışması olarak sunmadığımı beyan ederim. Cem GÖRÜR ÖN SÖZ XVII. yüzyılın başında Osmanlı veraset sisteminin değişmesi, Osmanlı padişahlarının hayatlarında ciddi bir değişime sebep oldu. Şehzadelik dönemlerini sıkı bir gözetim altında geçirmeye başlayan padişahlar, bu zorlu sürecin ardından tahta oturduklarında, devletin geçirdiği sancılı süreçler karşısında tecrübesizliklerinin sıkıntısını fazlasıyla yaşadılar. XVIII. yüzyılın başında meydana gelen Edirne Vakası’yla birlikte, padişahlık dönemlerinde de bir mekân tahdidine uğramışlar ve ataları gibi İstanbul dışında uzun vakitler geçiremez olmuşlardı. Bu açıdan yaklaşıldığında XVIII. yüzyıl padişahlarının kendilerine has koşulları olduğu görülür. Buna mukabil tarih yazımında XVIII. yüzyılın, Tanzimat öncesi Türk “yenileşmesi/modernleşmesinin” öncülü bir süreci veya ihtişamlı “klasik” devir sonrası duraklama ve gerilemenin üzücü bir aşaması şeklinde ele alınması, dönemin padişahlarına da benzer bir perspektiften yaklaşılmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla mevcut şartları içerisinde padişahların bizzat kendilerine, onların içinde bulundukları hayata/rutinlerine odaklanan çalışmalar son derece sınırlı kalmıştır. -
Ii. Mahmud'un Kizi Mhrmah Sultan'in Sûr-I Hümâyûnu
T. C. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi II. MAHMUD'UN KIZI M İHR İMAH SULTAN'IN SÛR-I HÜMÂYÛNU Yüksel AKTA Ş BAYCAR 2501920048 Tez Danı şmanı Prof. Dr. Mahir AYDIN İstanbul 2006 ÖZ Surnâme-i Lebib, II. Mahmud’un kızı Mihrimah Sultân’ın 1252 (1836) yılında, Bahr-i Sefid Bo ğazı Muhafızı Ferik Mehmed Said Pa şa ile evlilik törenlerini ve şehzadeleri Abdülmecid ile Abdülaziz’in sünnet şölenlerini anlatan bir dü ğün kitabıdır. Dönemin şairlerinden Mehmed Lebib Efendi’nin kaleme aldı ğı bu kitap kendi adından dolayı Surnâme-i Lebib olarak isimlendirilmi ştir. Dolmabahçe Meydanı’nda Bayıldım Kasr-ı Hümayunu etrafında düzenlenen bu düğün dolayısıyla İstanbul kandillerle süslenmi ş, ülkenin her yanından gelecek davetlileri a ğırlamak için onlarca çadır kurulmu ş, dü ğün alanında seyre gelen insanları e ğlendirmek amacıyla canbaz ve fi şek gösterileri yapılmı ş, türlü türlü oyunlar oynanmı ştır. Ayrıca bütün misafirlere yemekler verilmi ş, hediyeler da ğıtılmı ştır. 10 gün süren dü ğün, Mihrimah Sultân’ın gelin alayı ile son bulmu ştur. Bu dü ğünün hemen arkasından şehzadelerin Sadabad’daki sünnet dü ğünlerine ba şlanmı ştır. Şehzadelerle birlikte devlet adamlarının ve be ş bin adet fakir çocu ğun da sünnetleri yapılmı ştır. Yine e ğlenceler tertib edilmi ş, çocuklara hediyeler verilmi ş, ziyafetler düzenlenmi ş ve pek çok davetli a ğırlanmı ştır. 8 gün süren bu dü ğün de İstanbul’da bayram havası estirmi ştir. Lebib Efendi, damadın seçimini, nikah, ni şan, çeyiz ve gelin alaylarını, dü ğün için yapılan hazırlıkları, gün gün davet edilen misafirleri, misafirlerin kar şılanı ş biçimlerini, ziyafetleri, gösterileri ve yapılan e ğlenceleri tafsilatlı bir şekilde kitabında anlatmı ştır. -
Kenan Tekin Dissertation Approved for Deposit
Reforming Categories of Science and Religion in the Late Ottoman Empire Kenan Tekin Submitted in partial fulfillment of the requirements for the degree of Doctor of Philosophy in the Graduate School of Arts and Sciences COLUMBIA UNIVERSITY 2016 © 2016 Kenan Tekin All rights reserved ABSTRACT Reforming Categories of Science and Religion in the Late Ottoman Empire Kenan Tekin This dissertation shows that ideas of science and religion are not transhistorical by presenting a longue durée study of conceptions of science and religion in the Ottoman Empire. I demonstrate that the idea of science(s) was subject to a tectonic change over the course of a few centuries, namely between the early modern and modern period. Even within a specific epoch, conception of science and religion were in no way monolithic, as evidenced by the diversity of approaches to these categories in the early modern period. To point out continuity and change in the ideas of science and religion, I study classifications of sciences in the early modern Ottoman Empire, by comparing two works; one by Yahya Nev‘î and the other by Saçaklızâde Muhammed el-Mar‘aşî. Nev‘î wrote from the context of the court in Istanbul, while Saçaklızâde represented the madrasa environment in an Anatolian province, thus providing a contrast in their orders of knowledge. In addition, the dissertation includes a study of the concept of "jihat al- waḥda" (aspect of unity) of science, as discussed by commentators from the early modern period. After first providing a textual genealogy, I argue that this concept reveals the dominant paradigm of scientific thinking during this period. -
BUGU Dil Ve Eğitim Dergisi, 1(3), 251-275
BUGU www.bugudergisi.com Dil ve Eğitim Dergisi Araştırma Makalesi BUGU Journal of Language and Education Makale Geliş Tarihi: 25.11.2020 1/3, 251-275 Makale Kabul Tarihi: 05.12.2020 TÜRKİYE Durmaz, G. (2020). XVIII. yüzyıl tarih manzumelerinin izinden şehzade ve sultanlara bakış. BUGU Dil ve Eğitim Dergisi, 1(3), 251-275. http://dx.doi.org/10.46321/bugu.34 XVIII. YÜZYIL TARİH MANZUMELERİNİN İZİNDEN ŞEHZADE VE SULTANLARA BAKIŞ Doç. Dr. Gülay DURMAZ Bursa Uludağ Ü[email protected] Öz Divan şiirinde XVIII. yüzyıl, sosyal hayat ile edebiyat arasındaki bağlantının daha da belirginleştiği bir dönemdir. Edebî türler açısından bakıldığında tarih, gazel ve şarkı sayısında bir artış bulunmaktadır. Muhtevası bakımından değerlendirildiğinde, divan şairlerinin eserleri, bir bakıma o dönemin tanıkları durumundadır. Divanlarda yer alan tarih manzumeleri ise dönemin önemli olaylarını içeren birer tarihî vesika niteliğindedir. Edebiyat ve tarih birbirinden ayrılmaz iki alandır. Bu birliktelik, geçmişin öğrenilmesinde çok büyük öneme sahiptir. Edebiyat demek o döneme ait yaşanmışlıkların şairin gözünden yansıması demektir. Bu çalışmada, XVIII. yüzyıldaki divan şairlerinin tarih manzumelerinden yararlanılarak dönemin şehzade ve sultanları hakkında bilgi verilmiştir. Konuyla ilgili düşürülen tarihlerin çoğu, padişahın çocuklarının doğumu üzerinedir. Gerek erkek gerek kız çocuğu doğmuş olsun divan şairi her şekilde bunu fırsat bilmiş ve onlar hakkında tarih düşürme yoluna gitmiştir. Bu manzumelerden özellikle şehzadelerin doğumları sırasında yapılan teşrifat hakkında da bilgi sahibi olmak mümkündür. Bu sayede, saltanat süren padişahın şehzade ve sultanları hakkındaki nesnel olan bilgiler, şairin duygu süzgecinden geçerek manzumelerde yerini almıştır. Anahtar Sözcükler: XVIII. yüzyıl, divan şairi, tarih manzumeleri, şehzade ve sultanlar. AN ANALYSIS OF PRINCES AND SULTANS BASED ON THE 18TH CENTURY HISTORICAL POETRY Abstract In Ottoman poetry, the connection between social life and literature became more evident in the 18th century. -
Kocaer 3991.Pdf
Kocaer, Sibel (2015) The journey of an Ottoman arrior dervish : The Hı ırname (Book of Khidr) sources and reception. PhD Thesis. SOAS, University of London. http://eprints.soas.ac.uk/id/eprint/20392 Copyright © and Moral Rights for this PhD Thesis are retained by the author and/or other copyright owners. A copy can be downloaded for personal non‐commercial research or study, without prior permission or charge. This PhD Thesis cannot be reproduced or quoted extensively from without first obtaining permission in writing from the copyright holder/s. The content must not be changed in any way or sold commercially in any format or medium without the formal permission of the copyright holders. When referring to this PhD Thesis, full bibliographic details including the author, title, awarding institution and date of the PhD Thesis must be given e.g. AUTHOR (year of submission) "Full PhD Thesis title", name of the School or Department, PhD PhD Thesis, pagination. The Journey of an Ottoman Warrior Dervish: The Hızırname (Book of Khidr) Sources and Reception SIBEL KOCAER Thesis submitted for the degree of PhD 2015 Department of the Languages and Cultures of the Near and Middle East SOAS, University of London Declaration for SOAS PhD thesis I have read and understood regulation 17.9 of the Regulations for students of the SOAS, University of London concerning plagiarism. I undertake that all the material presented for examination is my own work and has not been written for me, in whole or in part, by any other person. I also undertake that any quotation or paraphrase from the published or unpublished work of another person has been duly acknowledged in the work which I present for examination. -
Istanbul'da Ilan Edilir, Saraybosna'da Kutlanir: 18. Ve 19. Yüzyil Osmanli Resmî Törenlerinin Bosna Eyaletindeki
Balkan Araştırma Enstitüsü Dergisi / Journal of Balkan Research Institute Cilt/Volume 6, Sayı/Number 2, Aralık/December 2017, ss. 341-360. Geliş Tarihi–Received Date: 07.11.2017 Kabul Tarihi–Accepted Date: 12.12.2017. İSTANBUL’DA İLAN EDİLİR, SARAYBOSNA’DA KUTLANIR: 18. VE 19. YÜZYIL OSMANLI RESMÎ TÖRENLERİNİN BOSNA EYALETİNDEKİ YANSIMALARI* Fatma SEL TURHAN** ÖZ Osmanlı İmparatorluğu’nda saraya dair törenler Sultan ile halk arasındaki bağı pekiştirmeyi ve Sultanın gücünü tebaası kadar yabancılara da göstermeyi amaçlamaktaydı. Bu sebeple saraya dair tören ve şenlikler sadece sarayın duvarları arasında gerçekleşmemekte, görkemli kutlamalar bütün başkente, hatta bazen büyük taşra kentlerine kadar yayılmaktaydı. Bosna eyaleti 18. ve 19. yüzyılda padişahı ve onun ailesini ilgilendiren çok sayıdaki törene şahitlik etmiştir. Bosna eyaletinde Ramazan ve Kurban Bayramları da İstanbul’da olduğu gibi toplar atılarak halka ilan edilmekte ve resmi bir törenle icra edilmekteydi. Bir savaşın kazanıldığına dair ferman ve haber Bosna’ya ulaştıktan sonra şenlikler düzenlendiği gibi yeni bir valinin veya özel bir görevlinin bölgeye atanmasından ve gelişinden sonra da Bosna’da resmi törenler yapılmaktaydı. Bu makalede Osmanlı gündelik hayatının bir parçası olan resmi tören ve şenliklerin Bosna’daki örneklerine odaklanılmakta ve bunların merkez-taşra ilişkisini düzenleme ve pekiştirmede nasıl kullanıldıklarının izi sürülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bosna, tören, şenlikler, cülus, viladet-i hümayun. * Bu çalışma 28-30 Eylül 2017 tarihleri arasında Slovenya-Bled’de gerçekleştirilen Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu’nda sunulan “İstanbul’da İlan Edilir, Saraybosna’da Kutlanır: 18. ve 19. Yüzyıl Osmanlı Resmi Törenlerinin Saraybosna’daki Yansımaları” isimli bildirinin genişletilerek makaleleştirilmiş halidir. ** Yrd. Doç. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü, İstanbul, E-mektup: [email protected]. -
Siyaset, Isyan Ve Istanbul (1453-1808)
SİYASET, İSYAN VE İSTANBUL (1453-1808) FİKRET YILMAZ* Siyasetin Yapısı ve Aktörleri Diğer taraftan, bürokrasi veya yargı aracılığıyla hak arama XIX. yüzyılda modern devletin kurulmasına bağlı olarak yolları son derece geniş tutulmuş ve gerek divana, gerek aynı yüzyıl içinde uygulamaya konulan bir dizi reformun mahkemelere ve gerekse arzuhâller yoluyla padişaha yarattığı dönüşüme kadar, diğer Osmanlı kentlerindeki ulaşmanın imkânları yaratılmıştı. Bu imkânlardan gibi İstanbul’da da imparatorluğun merkezî yönetiminden hangi gerekçeyle ve yöntemlerle yararlanabilecekleri bağımsız ve başkent halkının temsil edildiği özerk bir legal düzlemde belirlenmiş olduğundan ve iktidarın şehir yönetimi bulunmuyordu. Politik taraf olarak siyasal açıdan temel yükümlülüğü hizmetler kapsamında görülmemesinden dolayı, halkın yönetime katılması tanımlandığından halkın talepleri de daha çok adaletin için karar süreçlerinde inisiyatifinin dikkate alınması dağıtılması, iaşe, güvenlik gibi hizmetlerin yeterli gayesiyle belirlenmiş yöntemler ve kendini ifade etmesi ölçüde sağlanması ve süreklilik göstermesine yönelik için düzenlenmiş bir kodifikasyondan da söz etmek olmak üzere sınırlanmıştı. İmparatorluğun merkezî mümkün değildir. Şehrin kendini yönetmesi hatta şehir yönetimi, şehirlilerin ihtiyaçlarının giderilmesini, statüsü elde edebilmesi için merkezî yönetimden bağımsız şehirdeki hayatın elden geldiğince sorunsuz yaşanmasını bir meclis veya şûra olması, Osmanlı İmparatorluğu’nun sağlamak üzere ayrıntılı bir idari teşkilat tesis etmişti. yönetim şemasında -
Osmanli Müellifleri
Yazan : BURSALI MEHMED TÂHİR EFENDİ OSMANLI MÜELLİFLERİ Osmanlılar'ın kuruluşundan zamanımıza kadar gelen ve mes leklerinde eser yazan Türk mutasavvıf, âlim, şair - edib, tarihçi tabib, riyaziyeci ve coğrafyacılarının kısaca hayatlariyle eser lerine dair kâfi malûmatı muhtevidir. 1. Cild Hazırlayanlar : A. FİKRİ YAVUZ İSMAİL ÖZEN İstanbul Müftü V. İstanbul Müftü Muavini MERAL YAYINEVİ Bakırcılar Ibnül-Emin Han 13/14 Beyazıt - İstanbul Tel: 26 39 61 " Büyüklerini Tanımayan Millet Yükselemez „ ESERİ SUNARKEN Son yıllarda neşir hayatımız büyük merhale katetmiştir. Lâtin alfabesinin kabulünden bu yana basılan eserler kendi öz var lığımıza dayanan eserler değildi. Günlük neşriyat, ders kitapları ve ba tıya dayalı alimünit kitaplardı. Köklü hiçbir neşriyatımız yoktu. Ne doğru dürüst bir lügat; ne ele alabileceğimiz bir ansiklopedi... Hele yıllarca muayyen zümrenin yaz dığı eserleri Maarif Vekâleti empoze ile meşgul oldu. Halkevleri neşriyatı olarak bir sürü faydasız, okunmaz yayın fikir piyasasını işgal etti. Allah'a şükürler olsun ki, bugün bunları sergilerde görmekteyiz. Bunları yapanlarsa seyretsinler marifetlerini... Asırların kültür hamulesi olan Türk - İslâm sentezi ihya yolunda dır, Mülebahhir Osmanlı âlimini tanımaya başladık. Âlim paşaları, mü- dekkik zabitlerin bize seslenişlerini duyar gibi oluyoruz. MERAL YAYINEVİ, bu mutlu kültür keşfinin arifesinde bu bahtlı necip neslimizi binaltıyüz müellif ve bunların yirmi binden fazla eseri ile tanıştırıyor. Bu muarefenin zengin kültürümüzü ihyada hayırlı netice ler doğuracağına inanıyoruz. -
Kitabeler Ktp.Pdf
1 2 3 Hatice Sultan Ve Hatice Sultan Çeşmesi ................................... 5 Taş Tahtın Kitabesi .................................................................. 11 Şazeli Tekke Cami ve Kitabesi ................................................. 22 Sohum Kalesi Kitabesi ve Kaybedişin Hikâyesi ....................... 32 Beyazıt Yangın Kulesi .............................................................. 41 Hibetullah Sultan Çeşmesi ...................................................... 49 Mihrişah Sultan Çeşmesi ........................................................ 56 Miskinler Tekkesi Çeşme ve Namazgâhı ................................. 64 Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi ............................................. 74 Maksem Yangın Havuzu ......................................................... 80 Rabia Emetullah Gülnuş Valide Sultan ................................... 87 İbnü’l Emin Ahmet Ağa Çeşmesi ............................................. 93 4 Hatice Sultan Ve Hatice Sultan Çeşmesi 5 Hatice Sultan Kimdir? Hatice Sultan 1766 yılında III. Mustafa'nın eşlerinden biri olan Âdilşah Kadın'dan dünyaya geldi. III. Selim'le babaları bir, anneleri ayrıdır. 1787 yılında Hotin muhafızı Nakîb-zâde es- Seyyid Ahmed Paşa'yla evlendi. Hatice Sultan kardeşi III. Selim'e çok yakındı. III. Selim'in 1789- 1807 yılları arasındaki padişahlığı sırasında İstanbul'un en önemli kişiliklerinden biri haline geldi. İstanbul'da yaşayan Mimar-Ressam Antoine Ignace Melling ile yakınlık kurdu. Melling 1804 yılında Hatice Sultan'a ait Ortaköy-Kuruçeşme -
Trabzon University State Conservatory Vol: 3 Issue
Trabzon University e-ISSN: 2618-5652 State Conservatory Vol: 3 Issue: 2 December 2019 Masthead Musicologist: International Journal of Music Studies Volume 3 Issue 2 December 2019 Musicologist is a biannually, peer-reviewed, open access, online periodical published in English by Trabzon University State Conservatory, in Trabzon, Turkey. e-ISSN: 2618-5652 Owner on behalf of Trabzon University State Conservatory Merve Eken KÜÇÜKAKSOY (Director) Editor-In-Chief Abdullah AKAT (İstanbul University – Turkey) Deputy Editor Merve Eken KÜÇÜKAKSOY (Trabzon University – Turkey) Technical Editor Emrah ERGENE (Trabzon University – Turkey) Language Editor Marina KAGANOVA (Colombia University – USA) Editorial Assistant Tuncer ÖNDER (Trabzon University – Turkey) Contacts Address: Trabzon Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü, Fatih Kampüsü, Söğütlü 61335 Akçaabat/Trabzon, Turkey Web: www.musicologistjournal.com Email: [email protected] All rights reserved. The authors are responsible for all visual elements, including tables, figures, graphics and pictures. They are also responsible for any scholarly citations. Trabzon University does not assume any legal responsibility for the use of any of these materials. ©2017-2019 Trabzon University State Conservatory Editorial Board Alper Maral Ankara Music and Fine Arts University – Turkey Caroline Bithell The University of Manchester – UK Ekaterine Diasamidze Tbilisi State University – Georgia Elif Damla Yavuz Mimar Sinan Fine Arts University – Turkey Erol Köymen The University of Chicago – USA -
Istanbul Şenliklerindeki Dramatik Gösteriler
İSTANBUL ŞENLİKLERİNDEKİ DRAMATİK GÖSTERİLER ÖZDEMİR NUTKU* smanlı İstanbul’unda yapılan ilk şenlik,1 II. Bayezid ile “mudhike”lerde (komedyalarda) dekor kurulduğu Odönemindedir (1481-1512).2 İmparatorluk tarihinin için bunlar birer açık hava temsili niteliğindedir. Savaş nispeten silik bir dönemi olan bu yıllarda yalnızca bir oyunları Osmanlıların askerî başarılarını yansıtırken, çifte düğün şenliği saptamış bulunuyoruz. Bu da 1490 mudhikeler çalgılı sözlü olduklarından birer müzikli yılında, İstanbul’da yapılan sünnet ve düğün şenliğidir. II. tiyatro oyunu sayılabilirler.5 Bayezid’in oğlu Abdullah’ın (ö. 1483) sünneti ile birlikte 1525 yılında Şehzade Mustafa’nın doğumuyla Şehzade Ahmed’in (ö. 1513) oğlu ile vezir çocuklarından bir hafta süren küçük bir şenlikten sonra Kanunî biri de sünnet ettirilmiştir. Bu şenliğin ikinci kısmında dönemindeki en büyük şenlik 1530 yılında yapılmıştır.6 padişahın üç kızı üç beyle evlendirilmiştir. Ama Bu şenlikte, Yahudi ve Ermeni oyuncular çeşitli farslar şenliklerdeki konulu oyunlara ilk kez Kanunî’nin 1524 oynamışlardır. Ayrıca şenlikte usta maskaralar ve yılındaki şenliğinde rastlarız.3 Şenlik süresince, savaş dansçılar da vardı. Bunların Mağribî Raksı denilen, oyunları, kısa skeçler, komedyalar, köçek dansları, Rönesans’ta İspanya’dan 1495’te Osmanlı İmparatorluğu’na iktidar ve zenginliği gösteren çok değerli taşlarla sığınan Museviler tarafından getirildiği tahmin edilen işlenmiş nahıllar4 göz kamaştırmıştır. Savaş oyunları Mağribî Dansçıları olduğunu belirtebiliriz. Bu şenlikten dokuz yıl sonra, 1539’un yazında, Kanunî’nin oğulları * Dokuz Eylül Üniversitesi Bayezid ile Cihangir’in sünnetleri ve Kanunî’nin Hürrem 1 Şenliklerdeki gösteriler dörde ayrılır: sirk gösterileri, sportif yarışmalar, dramatik Sultan’dan olma, hayatta kalan biricik kızı Mihrimah gösteriler ve geceleri fişeklerle yapılan donanma. Biz, bu yazımızda yalnızca dramatik Sultan’ın Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa ile evlendirmesi gösteriler, yani karagöz, ortaoyunu, meddah ve konulu güldürüler üzerinde duracağız.