Gerhard Kessler'in Türkiye'de Sosyal Politikalar
Total Page:16
File Type:pdf, Size:1020Kb
Load more
Recommended publications
-
609277.Pdf (7.538Mb)
T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÜRK İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ CUMHURİYETİN EĞİTİMDE ÖNCÜ KURUMLARINDAN BİRİ: TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ (1928-2013) Doktora Tezi Oğuz KALAFAT ANKARA-2019 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÜRK İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ CUMHURİYETİN EĞİTİMDE ÖNCÜ KURUMLARINDAN BİRİ: TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ (1928-2013) Doktora Tezi Oğuz KALAFAT Tez Danışmanı Doç. Dr. Necdet AYSAL ANKARA-2019 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÜRK İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ CUMHURİYETİN EĞİTİMDE ÖNCÜ KURUMLARINDAN BİRİ: TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ (1928-2013) Doktora Tezi Oğuz KALAFAT Tez Danışmanı Doç. Dr. Necdet AYSAL Tez Jürisi Üyeleri Adı Soyadı İmzası Prof. Dr. M. Derviş KILINÇKAYA (Başkan) …………………… Prof. Dr. Cengiz DÖNMEZ …………………… Prof. Dr. Hakan UZUN …………………… Prof. Dr. Mesut ÇAPA …………………… Doç. Dr. Necdet AYSAL (Danışman) …………………… Tez Sınavı Tarihi:………………… Prof. Dr. Temuçin F. ERTAN Enstitü Müdürü ÖZET Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, 1 Kasım 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış konuşmasında, özel eğitim kurumlarının önemine değinmiş ve bu kurumların bir an önce kurulabilmeleri için maddi durumu iyi olan vatandaşları ve özel girişimcileri göreve çağırmıştır. Bu direktif sonrasında devleti kuran Kadro girişimlere başlamış, 31 Ocak 1928 tarihinde Cumhurbaşkanlığının koruması altında hususi ve milli bir eğitim kurumu Türk Maarif Cemiyetini kurmuştur. Bu tarihten sonra hayat bulan kurum ülkenin her bölgesine ulaşmak için yürürlükte olan 1908 Cemiyetler Kanunu’na göre şubeler, temsilcilikler açmıştır. Bu şube ve temsilciliklerin çalışmaları ile yeni okullar ve yurtlar açılmış, her türlü eğitim öğretim faaliyeti gerçekleştirilmiş, basın ve yayın yolu kullanılarak dönemin şartlarına göre tüm vatandaşlara eğitim rehberliği yapılmıştır. Cemiyet, kurulduğu günden itibaren bir sivil toplum kuruluşu niteliği taşımış ve özellikle zeki, bilgili, ahlaklı Türk çocuklarına maddi eğitim desteği sağlayan, Türk milli eğitimine kültürel ve bilimsel katkı yapan köklü bir özel eğitim kurumu haline gelmiştir. -
Cumhuriyet'in Ilaninin 90'Inci Yilinda Atatürk Ve
T.C. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI ANKARA CUMHURİYET’İN İLANININ 90’INCI YILINDA ATATÜRK VE CUMHURİYET SEMPOZYUMU 23 - 24 EKİM 2013 Genelkurmay Personel Başkanlığı Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Daire Başkanlığı Yayınları ANKARA GENELKURMAY BASIMEVİ 2014 III ISBN: 978-975-409-686-6 KKSN: 7610KK0463647 YAYIN KURULU BAŞKANI Tuğg. Necdet TUNA YAYIN KURULU Yrd.Doç.Dr.Öğ.Alb. Levent KUŞOĞLU Dr.Öğ.Bnb. Hüsnü ÖZLÜ Hv.Öğ.Bnb. Deniz KURT Araş. ve Konf.Uzm. Gülru ÇELEN Araş. ve Konf.Uzm. Dilek GEYVE BİLİM KURULU Prof.Dr.Reşat GENÇ Prof.Dr. Gülnihal BOZKURT Prof.Dr.Temuçin Faik ERTAN Prof.Dr.İhsan GÜNEŞ Prof.Dr.Neşe ÖZDEN DÜZELTİ / SAYFA DÜZENİ İlkay SARIKAYA KAPAK Mehmet Akif AK III SUNUŞ 29 Ekim 1923 tarihi Türk milleti için bir dönüm noktasıdır. Millet olma bilincini Millî Mücadele ile kazanmaya başlayan Türkler, bu tarihte özgür iradelerini idari alanda da yansıtan cumhuriyeti kabul etmişlerdir. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün benim en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı ve onu tamamlayan Türk Devrimi’nin temel ilkeleri üzerine kurulmuştur. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eşsiz ileri görüşlülüğüyle kurulan Cumhuriyet; millî egemenlik ve tam bağımsızlık esasına dayanan, akıl ve bilimin rehberliğinde sürekli gelişimi öngören bir aydınlanma ve çağdaşlaşma hamlesidir. Türkiye’de Cumhuriyet; ırk, din, dil ve cinsiyet farkı gözetmeksizin bütün vatandaşların paylaştıkları ve yararlandıkları siyasi rejimin adı olmuştur. Eşitlik ilkesi, herkesin kanun önünde eşitliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir özelliğini teşkil etmiştir. Nüfusun yarısını teşkil eden kadınlarımıza toplum hayatında eşit haklar sağlama, seçme ve seçilme hakkını eşit şartlarda kullanma Türkiye Cumhuriyeti’nin bir niteliğidir. Mustafa Kemal ATATÜRK, hızla çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan modern Türkiye Cumhuriyeti’ni meydana çıkararak yok edilmek istenen Türk milletine yepyeni bir hayat kazandırmıştır. -
UT-505 Hüseyin Emlik.Pdf (1.692Mb)
Turkey's Kurdish Policy and Its Impact on Development in the Turkey's Kurdish Region, from 1923 to the Present HÜSEYİN EMLİK SUPERVISOR Associate Professor Vito Laterza University of Agder, [2020] Faculty of Social Science Department of Global Development Management and Planning The Abstract This thesis study focuses on political-economy of the Kurdish Question in Turkey. The current study focusing on the political, economic, and socio-cultural causes and outcomes of the ongoing Kurdish Question since the establishment of the Republic of Turkey in 1923 presents the political economy of the question by emphasizing the underdeveloped structure of the Kurdish Eastern and Southeastern Anatolia region (the ESA, Northern Kurdistan) compared to other regions of Turkey. In this study, which identifies the effects of Turkish nationalism, the Turkish state's being a unitary nation-state in terms of organization, economic policies of the state to establish and develop the national Turkish capital and capitalists, and the effects of all these policies on the emergence, development, and structuralization of the Kurdish poverty and Kurdish Question as the problem statement, a century-old state policies towards the ESA region were examined in depth. In addition, the ongoing internal conflict/war intensifying from time to time between the Turkish state and the Kurdish military movement organized as a result of the Kurdish discontent that has emerged in response to totalitarian policies aimed at establishing a full dominance over the ESA since the establishment of the Turkish state were examined within the context of the regional development issues. Finally, this thesis study claims to make a significant contribution to the literature in this field with an objective and academic perspective by addressing the ESA's underdevelopment within the historical context of the social, political and economic causes as well as providing a paradigm examining the emergence and development of the Kurdish Question that cannot be solved (or is not solved) until today. -
University of Szeged Doctoral School of History Modern History Program
UNIVERSITY OF SZEGED DOCTORAL SCHOOL OF HISTORY MODERN HISTORY PROGRAM Kutse ALTIN TAYYİB GÖKBİLGİN HISTORIAN AND MEDIATOR BETWEEN THE TURKISH AND HUNGARIAN ACADEMIES Ph.D. Dissertation Supervisor Prof. Dr. Papp Sándor Szeged, 2021. I, Kutse Altın, declare that this dissertation was authored exclusively by me, except where explicitly stated otherwise by reference or acknowledgement, and that it has not been submitted in any previous application for a degree or professional qualification. Szeged, July 14, 2021 Signature 2 ACKNOWLEDGEMENTS First of all, I would like to express special thanks to “Hocam” Prof. Dr. Sandor Papp. The support and supervision he provided during my doctoral training is too valuable to be expressed in words. I would like to thank him not only for his contribution to my dissertation, but also for the time he devoted to me with his mentorship and generosity. Without his support, kindness, and encouragement, I would never have been able to complete this work. It was a privilege to work under his guidance. I would like to thank the Tempus Public Foundation for the funding opportunity of the Stipendium Hungaricum Scholarship, which supported my PhD journey for five years. I would also like to thank the Ernst Mach Grant, which gave me the opportunity to conduct my research in Vienna for nine months, and to Prof. Dr. Claudia Römer, for her contributions to my work. I sincerely thank the reviewers Dr. János Hóvári, and Dr. Gábor Fodor for their extremely constructive and encouraging comments. My appreciation also goes to my beloved sisters, Rumeysa Kiger and Dr. Özlem Canyürek for their eternal support since 2010. -
Culture and Education in the Eastern Provinces
UvA-DARE (Digital Academic Repository) Young Turk social engineering : mass violence and the nation state in eastern Turkey, 1913-1950 Üngör, U.U. Publication date 2009 Document Version Final published version Link to publication Citation for published version (APA): Üngör, U. U. (2009). Young Turk social engineering : mass violence and the nation state in eastern Turkey, 1913-1950. General rights It is not permitted to download or to forward/distribute the text or part of it without the consent of the author(s) and/or copyright holder(s), other than for strictly personal, individual use, unless the work is under an open content license (like Creative Commons). Disclaimer/Complaints regulations If you believe that digital publication of certain material infringes any of your rights or (privacy) interests, please let the Library know, stating your reasons. In case of a legitimate complaint, the Library will make the material inaccessible and/or remove it from the website. Please Ask the Library: https://uba.uva.nl/en/contact, or a letter to: Library of the University of Amsterdam, Secretariat, Singel 425, 1012 WP Amsterdam, The Netherlands. You will be contacted as soon as possible. UvA-DARE is a service provided by the library of the University of Amsterdam (https://dare.uva.nl) Download date:29 Sep 2021 6. Culture and education in the eastern provinces The previous chapters gave an account how, among the Ottoman political spectrum, a hybrid but powerful Turkish-nationalist group seized, monopolized, maintained, and exercised the administrative and executive power of the state to reshape society through coercion and mass violence. -
Hasan-Âli Yücel’In Özel Kitapliği
Tarih ve Günce Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Dergisi Journal of Atatürk and the History of Turkish Republic Sayı: 7 (2020/Yaz), ss. 197-222. Geliş Tarihi: 7 Mayıs 2020 Kabul Tarihi: 20 Temmuz 2020 Araştırma Makalesi/Research Article TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN 100. YILINDA, BİR CUMHURİYET PARLAMENTERİNİN KÜLTÜREL BİRİKİMİ: HASAN-ÂLİ YÜCEL’İN ÖZEL KİTAPLIĞI Murat TURAN Öz 1938 ile 1946 yılları arasında Maarif Vekilliği yapan Hasan-Âli Yücel çok yönlü kişiliği ile Cumhuriyet Türkiye’sinin en etkili isimlerinden birisidir. 1927’de Maarif Vekâleti Mıntıka Müfettişliği görevine getirilen Yücel, 1929’da Maarif Müfettiş Umumiliği’ne ve daha sonra Maarif Vekâleti Teftiş Kurulu Üyeliği’ne atandı. Mustafa Kemal Paşa’nın 1931’de çıktığı yurt gezisine Maarif Vekâleti’ni temsilen katılan Yücel, bu gezi esnasında Mustafa Kemal Paşa ile müzakere etme imkânı elde etti. 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin çalışmaları içerisinde yer aldı. Aynı yıl Gazi Eğitim Enstitüsü’ne müdür olarak atandı. 28 Aralık 1938’de Maarif Vekili oldu. 1939’da Türk Neşriyat Kongresi’ni ve Birinci Maarif Kongresi’ni düzenledi. 1940’ta Tercüme Bürosu’nu kurarak dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesini sağladı. 17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri yasasının kabul edilmesini sağladı. 1945’te Londra’da düzenlenen UNESCO toplantısında Türkiye’yi temsil etti. 7 yıl, 7 ay, 7 gün sürdürdüğü Maarif Vekilliği görevinden 5 Ağustos 1946 tarihinde istifa etti. 1946 ile 1960 yılları arasında gazetelerde yazıları yayımlandı ve aynı zamanda Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın yöneticiliğini üstlendi. 26 Şubat 1961’de vefat ettiğinde geride, Türk eğitimine ve kültürüne önemli katkılar yapmış bir devlet adamının büyük hatırası kalırken, ailesine de 8.086 materyalden oluşan kendi kişisel kitaplığını bıraktı. -
Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt : 1 Sayı : 1 Aralık 2008
Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt : 1 Sayı : 1 Aralık 2008 OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE MERSİN’DE EĞİTİM Kadir ULUSOY Bahattin DEMİRTAŞ Özet Osmanlı Devletinde, gerilemenin en önemli nedenlerinden biri eğitim olarak görülmüş ve bu alanda XIX. yy.da ve XX. yy. başlarında bir dizi yenilik gerçekleştirilmiştir. Ancak devletin Birinci Dünya Savaşı sonunda fiilen sona ermesi ve Anadolu’nun işgal edilmesiyle birlikte eğitim işleri savaş koşulları altında devam etmek zorunda kalmıştır. Millî Mücadelenin kazanılması ve 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle Türk toplumunun siyasi, sosyal, hukuki ve ekonomik yapısını değiştirecek inkılâp hareketlerine eğitim ve kültür alanları da dâhil olmuştur. Böylece ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkaracak, yeni nesillerin daha çağdaş, millî ve laik bir eğitim almalarını sağlayacak bir sistem ortaya konmuştur. Bu çalışmanın konusu, “Osmanlı’nın Son Döneminden Günümüze Mersin’de Eğitim”dir. Hazırladığımız bu çalışma Mersin’in Cumhuriyet öncesi ve sonrası eğitim tarihi içindeki yerini belirlemeye yönelik genel bir çerçeve sunmaktadır. Çalışmanın ilk kısımda Mersin’in tarihi geçmişi, idari yapılanması, Cumhuriyet öncesi Mersin’de eğitim başlıkları altında Cumhuriyet öncesi Mersin ve Mersin’de eğitim konusu ele alınmıştır. İkinci kısım, Cumhuriyet döneminde Mersin’de eğitim konusuna ayrılmıştır. Bu kısımda, önce Mersin’in Türkiye içindeki yeri tespit edilmeye çalışılmış, sonra eğitimin Mersin’deki genel yapısına değinilmiştir. Anahtar Sözcükler : Mersin, Eğitim, Politika, İlk, Orta ve Yükseköğretim. EDUCATION FROM THE LAST TERN OF OTTOMAN TO THE PRESENT TERM IN MERSİN Abstract Education viewed as one of the most important cause of regression in the Ottoman Empire and a series of innovations in this field were made in the 19 and 20th century. -
Demokrat Parti Döneminin Muhafazakâr Kültür Politikalarıdır
T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNİN MUHAFAZAKÂR KÜLTÜR POLİTİKALARI YÜKSEK LİSANS TEZİ AYNUR ASLAN 141145109 İstanbul, Mayıs 2017 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNİN MUHAFAZAKÂR KÜLTÜR POLİTİKALARI YÜKSEK LİSANS TEZİ AYNUR ASLAN 141145109 DANIŞMAN: Yrd. Doç. Dr. İHSAN GÜLAY İstanbul, Mayıs 2017 ii iii ÖNSÖZ Çalışmanın başlığı, Demokrat Parti döneminin muhafazakâr kültür politikalarıdır. Kültür politikalarının insana yaşadığı topraklarda bir kimlik kazandırdığı düşünüldüğünde güdülen kültür politikalarının önemi açıktır. Ancak DP’nin bir taraftan söylemsel olarak sorunlu muhafazakâr kültür politikalarını yürütmesi diğer taraftan yabancı kültüre kapı aralaması, iktidarı döneminde bir kimliksizlik ve kutuplaşma yaratmıştır. Bu durumun tespitine yönelik süreci içeren bu çalışma literatüre küçük de olsa bir katkıda bulunmaktadır. Bu çalışmanın hazırlanmasında görüş ve önerileriyle yardımlarını esirgemeyen danışman hocam Yar. Doç. Dr. Can Ulusoy’a çok teşekkür ederim. Tezin sonlarına doğru tez danışmanlığını devralan hocam Yar. Doç. Dr. İhsan Gülay’a ayrıca teşekkür ederim. Çalışma sürecinde kaynaklarından faydalandığım Marmara Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, İslami Araştırmalar Merkezi (ISAM) ve Beyazıt Kütüphanesi çalışanlarına teşekkür ederim. Yine çalışma sürecinde desteklerini esirgemeyen arkadaşlarım; Zeynep İmren, A. Çiğdem Kocaman, Serbay Cansever’e -
Atatürk-Inönü Dönemi Kültür Politikalari Temelinde Türk Tarih Ve Türk Dil Kurumu
T.C. AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ATATÜRK-İNÖNÜ DÖNEMİ KÜLTÜR POLİTİKALARI TEMELİNDE TÜRK TARİH VE TÜRK DİL KURUMU Ahmet Haşim ALTINIŞIK YÜKSEK LİSANS TEZİ TARİH ANABİLİM DALI KIRŞEHİR 2011 T.C. AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ATATÜRK-İNÖNÜ DÖNEMİ KÜLTÜR POLİTİKALARI TEMELİNDE TÜRK TARİH VE TÜRK DİL KURUMU Ahmet Haşim ALTINIŞIK YÜKSEK LİSANS TEZİ TARİH ANABİLİM DALI DANIŞMAN Doç. Dr. Hakan UZUN KIRŞEHİR 2011 ÖZET Atatürk’ün liderliğinde gerçekleşen Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında, Anadolu toprakları üzerinde yeni bir devlet kurulurken, bu devlet siyasi ve hukuki varlığını Lozan Antlaşması ile uluslar arası platformda kabul ettirmiştir. Osmanlı Devleti’nden apayrı yeni bir kimlikle kurulan bu devlet’in bu seferki yeni mücadelesi ise yaşanan bu siyasi değişimle birlikte, kültürel açıdan da bağımsızlığı hedef alan bir savaşı içine alır. Milli kültürün temel taşlarından olan tarih ve dil kavramı ile birlikte kurulan yeni devletin kimlik değeri doğrultusunda yeniden ele alınıp, tüm çıplaklığı ile ortaya koymayı amaç edinir. Bu bağlamda o zamana kadar ihmal edilen ve karanlığa mahkûm bırakılan Türk Tarihi ve Türk Dili ortaya konulurken, Türkler hakkında dünya kamuoyunda beslenen olumsuz izlenimlerin de gerçeği yansıtmadığı sergilenmeye çalışılmıştır. Böylece Türklük ve Anadolu coğrafyasına karşı beslenen haksız iddialara karşı anti tezler oluşturulmuş, Türklerin haklılığının ispatlanması amacıyla Türk Tarih Tezi meydana getirilirken, buna bağlı olarak Türk Dil Tezi de geliştirilmiştir. Atatürk’ün ebediyete