BİZİM HİKAYE (8.yazım) 1.

SENARYO: Seda ALTAYLI TURGUTLU

1 DIŞ/YAYLA-EV YAKİNLARİ/GÜN (FLASHBACK) 1 (1980) Ahmet 6 yaşındadır. İsmail 30 yaşındadır. Ahmet 2 tekerlekli küçük bir bisikletin üzerindir, kendi kendine bisikleti sürmeye çalışmaktadır ama bisikletin üzerinde dengede duramamaktadır. İsmail, Ahmet’e bakmaktadır, tebessüm ederek. Ahmet tekrar bisikletin üzerinde dengede durarak pedal çevirmeye çalışır ama dengesi bozulur, yere düşmek üzereyken son anda dengesini sağlar. AHMET Ama bu bisiklet düz durmuyor ki babacım. İsmail gülümser,

ISMAIL O düz durmayacak, sen dengeni sağlayacaksın oğlum. Ahmet bir kere daha dener, yine yapamaz. AHMET Olmuyor. Yapamadım. Ahmet bisikletten iner, yere bıraktığı bisiklete dudağını büküp, buruk bir ifadeyle bakar. AHMET (CONT’D) Tatilimiz bitince, ’a dönünce, aldığımız dükkana geri verelim bence. İsmail gülümser, bisikleti yerden kaldırır, direksiyonunu iki eliyle tutar, ISMAIL Bu kadar çabuk mu pes edeceksin Ahmet! Hiç yakışıyor mu sana? Ahmet omzunu silker, “istemiyorum” der gibi. İsmail tebessüm ederek Ahmet’e eliyle gelmesini işaret eder. ISMAIL (CONT’D) Gel bakalım. Ahmet aslında bisiklete binmeyi çok istemektedir, yavaş yavaş İsmail’e yaklaşır. ISMAIL (CONT’D) Bin hadi. Ben seni tutacağım. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 2.

Ahmet sevinçle bisiklete biner, İsmail direksiyondan tutup, bisikletin dengesinin bozulmamasını sağlar. ISMAIL (CONT’D) Çevir bakalım pedalları. Ahmet pedalı çevirir, bisiklet dengeli bir şekilde gitmeye başlar, Ahmet’in yüzü güler, AHMET Oldu! Gidiyoruz. Oldu! Yaşasın! İsmail tebessüm ederek Ahmet’e bakar, bisiklet hareket halindedir. ISMAIL Şimdi direksiyonu bırakacağım. Ahmet panik olur,

AHMET Bırakma baba! Bırakırsan düşerim! İsmail tebessüm eder. ISMAIL Bisiklet hangi tarafa doğru düşecek gibi olursa, direksiyonu ters yönüne kıracaksın. Hepsi bu kadar. Ahmet korku dolu bir ifadeyle bakmaktadır. ISMAIL (CONT’D) Hadi bakalım. Ismail direksiyonu bırakır, Ahmet kısa bir an bisikleti dengede sürer, ISMAIL (CONT’D) Bak gördün mü? Oldu işte. Ahmet bir an sonra düşer. İsmail bulundukları yerin az ilerisinden geçip, evlerinin yönüne doğru ilerleyen askeri araç konvoyunu görür, bir terslik olduğunu hisseder, Ahmet’e belli etmez. Ahmet yerde oturmaktadır, dizinde hafif bir sıyrık oluşmuştur, yüzü asıktır. İsmail, Ahmet’e bakar, ISMAIL (CONT’D) Ooo! Hemen öyle ilk düşüşte vazgeçersen, hiç bir zaman yapamazsın. Ahmet dizindeki sıyrığa bakar, BİZİM HİKAYE (8.yazım) 3.

ISMAIL (CONT’D) Ne kadar düşersen, düş hemen kalkmayı bilmelisin oğlum. Dimdik durmalısın her zaman. Kolay vazgeçmek yok. Ahmet yerdeki bisiklete bakar. İsmail’in tekrar dikkati dağılır, yine evlerinin olduğu yöne giden askeri araçlar görür. İsmail araçlara dikkat kesilmişken, Ahmet’in İsmail’in etrafında bisikletiyle döndüğü görülür. Ahmet canla başla bisikletin üzerinde durmaya çabalamakta ve başarmaktadır. AHMET Başardık baba! Bak sürebiliyorum! Başardık! İsmail’in yüzündeki askeri araçlardan dolayı oluşan tedirginlik yerini bir tebessüme bırakır.

2 DİŞ/EVE GIDEN YOL/GÜN (FLASHBACK) 2 Ahmet, İsmail’in yanında bisikletiyle ilerlemektedir. Artık bisikleti sürebilmektedir. AHMET Annem de Tuba da çok şaşıracaklar. Ismail onaylar şekilde başını sallar. Ahmet pedal çevirmektedir. AHMET (CONT’D) Senin de var mıydı bsikletin babacım küçükken? ISMAIL Vardı tabi. Ahmet etrafına bakar. AHMET Sen de burada mı öğrendin sürmeyi? İsmail başıyla onaylar. ISMAIL Senin öğrendiğin yerde öğrendim. Ahmet tebessüm eder. AHMET Iyi ki geldik babacım buraya. Ismail tebessüm eder. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 4.

DIŞSES (İSMAİL) Oğlumun yüzünü böyle sonsuz tebessümler içinde bir daha görmedim.

3 IÇ/AHMET-EV/GÜN (FLASHBACK) 3 SES (kapı çalmaktadır) 25 yaşındaki Nimet, hamiledir, karnı hafif belirginleşmiştir, elleri sabunlu halde kapıya koşar, NIMET Tubaaa! Babanla Ahmet gelmiştir kızım. Hadi sen de bahçeye çık. Tuba (5) koşarak gelir. TUBA Babam geldi! Nimet kapıyı açar, karşısında askerleri görür. Nimet’in yüzü allak bullak olur, KOMUTAN İsmail Akıncı evde mi? Nimet’in tedirgin yüzü görülür.

4 DIŞ/AHMET EV-BAHÇE/GÜN (FLASHBACK) 4 İsmail yanında bisiklet süren Ahmetle birlikte eve doğru ilerlemektedirler. Ahmet çok mutludur. AHMET Nasıl sürdüğümü görünce çok şaşıracaklar. Ben de biraz daha büyüyünce Tuba’ya öğretirim değil mi baba? İsmail evin bahçesindeki askeri araçları evin sokağına girer girmez görür, tedirginliğini belli etmemeye çalışır. AHMET (CONT’D) Eve oğlum. Ahmet ve İsmail birlikte evin bahçesine girerler. Nimet, Tuba kapıda askerlerin arasında kaygılı gözlerle, kendilerine yaklaşmakta olan Ahmet ve İsmail’e bakmaktadırlar. Ahmet bisikletten iner, İsmail’e bakar. AHMET (CONT’D) Ne oluyor baba? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 5.

Ahmet temkimli görünmektedir.

İSMAİL Bilmiyorum. Anlarız şimdi oğlum. Askerler İsmail’in etrafını sararlar, içlerinden birinin elinde bir kitap vardır. İSMAİL (CONT’D) Hayırdır komutanım. Komutan elindeki kitabı İsmail’e gösterir.

KOMUTAN İsmail Akıncı! Bunu siz mi yazdınız? İsmail gayet kendinden emindir.

İSMAİL Ben yazdım. Komutan yanındaki askerlere İsmail’i almalarını işaret eder. KOMUTAN Alın! Askerler İsmail’in koluna girerler, İsmail direnir, İSMAİL O kitapta yasak birşey yok. Askerler İsmail’i çekiştirirler, askeri araca doğru götürürler. İsmail ailesine bakar, bu durumda bile onlara umut vermek için güçlü ve pozitif durur. Ahmet sıkı sıkı tuttuğu bisikletini bırakır, bisiklet yere düşer. AHMET Baba! Ahmet güçlü görünmektedir. İSMAİL Geri geleceğim. Güçlü olun. Ağlamayın. Geri geleceğim.

Komutan, İsmail’e ukala bir bakış fırlatır, askerlere konuşur, KOMUTAN Çabuk olun! Sallanmayın. Askerler İsmail’i araca doğru çekiştirirler. Nimet ağlamaya başlar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 6.

NIMET Bırakın kocamı! İsmail! Ahmet ve Tuba da yaşlı gözlerle İsmail’e ve askerlere bakmaktadırlar. AHMET Baba! Nereye götürüyorsunuz babamı? İsmail kendisini askeri araca bindirmeye çalışan askerlerin arasında inanan gözlerle ailesine bakar. TUBA Babacım! Gitme! AHMET Bırakın babamı! NİMET O birşey yapmadı! İsmail birşey söyle! İsmail ağlayan ailesine bakar. İSMAİL Suçsuzum ben! Er ya da geç ortaya çıkacak! Metin olun! Ahmet gelip askeri araca bindirilen babasının elini tutar, İsmail, Ahmet’in elini sıkıca kavrar, İSMAİL (CONT’D) Unutma Ahmet asla pes etmek yok. Dimdik duracaksın... Düşsen de kalkmasını, savaşmasını bileceksin. Askerler İsmail’i araca bindirirler, Ahmet ve İsmail’in elleri birbirinden ayrılır. Askeri araç evin bahçesinden çıkar, uzaklaşır. Tuba, Nimet ağlamaktadır. Ahmet dimdik durmuş, gözleri dolu dolu babasını götüren askeri araca bakmaktadır. Uzaklaşan aracın içindeki İsmail görülür. İsmail’in gözünden gittikçe uzaklaşan ailesi görülür. DIŞSES (İSMAİL) En büyük tutkum yazmak.

5 DİŞ/CEZAEVI IÇI- NIZAMIYE/GÜN (FLASHBACK) 5

(montaj sekans) DIŞSES (İSMAİL) Bu tutkum yüzünden ailemin gülüşünün, gencecik ömrümün solacağını bilmiyordum. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 7.

Yağmur yağmaktadır. Askeri araçlar cezaevinin bahçesine girmektedir. Içleri insan dolu kamyonlar cezaevinin büyük kapısından içeri girer. Tutuklanan insanlar kalabalıklar halinde sıraya sokulmuşlardır. İsmail de aralarındadır. Sıradaki insanlar ara ara içeri alınmaktadırlar. İsmail sıradaki kaygılı ve tedirgin diğer insanlara göre daha güçlü ve başı dik görünmektedir.

6 İÇ/CEZAEVİ-KAYIT ODASI/GÜN (FLASHBACK) 6 DIŞSES (İSMAİL) Ömrüm boyunca hep güçlü olmaya çalıştım, her zorluğa göğüs germeye... Ellerim oğlumun ellerinden koparılırken bile... Bir cezaevi köşesinde sessiz sedasız fişlenirken bile... İsmail’in üzerindeki şahsi eşyalar asker tarafından alınır. (anahtar, alyans, cüzdan vs) İsmail’in cezaevine giriş işlemleri yapılmaktadır. Tek tek mürekkebe bastırılan ve kağıda izi çıksın diye bastırılan parmakları görülür. İsmail kederli görünmektedir. İsmail elinde cezaevi numarasının yazılı olduğu bir plaka tutmaktadır. İsmail’in cezaevi kaydı için fotoğrafı çekilmektedir. İsmail bir sağa, bir sola, sonra tam karşıya bakacak şekilde döner. Kederli bir ifadeyle bakan İsmail’in ard arda parlayan flashlarla fotoğrafı çekilir. Demir parmaklıklı kapıların şiddetli bir şekilde kapanma sesi duyulur. (montaj sekan sonu)

7 JENERİK 7 Jenerik akar.

8 DİŞ/ADLIYE ÖNÜ/GÜN 8

AHMET (40) ve kardeşi NECİP (34) Ahmet üzerinde avukat cübbesiyle önden hızlı adımlarla yürümektedir. Necip ise onu takip etmektedir, önden hızlıca giden Ahmet’e yetişmek için nefes nefese kalmıştır. NECIP Geç kalmadık değil mi abi? Yetiştik mi? Ahmet kendinden emin görünmektedir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 8.

AHMET Tam zamanında geldik.

Ahmet ve Necip adliye binasından içeri girerler.

9 İÇ/ADLİYE-KORİDOR/GÜN 9

Ahmet ve Necip koridorda kalabalıkları yararak ilerlemektedirler.

NECİP Ahmet abi ne dersin? Babamızın günlüğünü geri verecekler mi?

Ahmet bir yandan hızlı adımlarla yürüyerek, kararlı bir ifadeyle konuşur,

AHMET Vermek zorundalar! Cezaevi envanterinde saklanması gereken günlüğü, kaybeden kendileri. Onu bulup bize vermek de onların görevi. Necip heyecanlanır, NECİP Babamın o yıllarda neler yaşadığını, neler düşündüğünü öğreneceğiz. Necip heyecanla düşünür, NECİP (CONT’D) Acaba bizden bir şey saklamış mıdır? Ahmet hızlı adımlarla yürürken tebessüm ederek konuşur. AHMET Hele bir alalım günlüğü Necip. Gerçeklerle yüzleşmek için cesaretimizi toplarız elbet. Necip, Ahmet’e hak verir. Abi kardeş duruşma salonuna doğru yürürler. Ahmet’in kararlı yüzünü görürüz.

10 İÇ/ADLİYE-DURUŞMA SALONU/GÜN 10 (müzikaltı) Sahne müzikaltı olarak başlar. Savcı hakime hararetli bir şekilde önündeki dosyaya bakarak bir şeyler anlatmaktadır. Ahmet gergin bir ifadeyle savcıya bakmaktadır. Hakim, Ahmet’e birşey sorar, Ahmet net ve kararlı bir ifadeyle cevaplar. Hakim yeniden savcıya söz verir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 9.

Ahmet yerinde oturmuş dinlemektedir. Hakim, savcıyı dinlerken bir savcıya bir Ahmet’e bakmaktadır. Ahmet sakin ve kararlı bir tavırla savcıyı dinlemektedir. Savcı sözünü bitirir, Ahmet el kaldırır, hakim Ahmet’e bakar, söz verir.

(müzik sona erer) AHMET Babamın günlüğünü teslim etmek konusunda savcı beyin takındığı tavır ve duruma bakışa açısı akıl alır gibi değil.

Savcı gergin bir ifadeyle Ahmet’e bakar. AHMET (CONT’D) İsmail Akıncı’nın, yani babamın, 1980-83 yılları arasında tutuklu bulunduğu cezaevinde yazmış olduğu notlar ailesine yadigarıdır. Savcı dinlemektedir. AHMET (CONT’D) Babam 83 senesinde cezaevinde vefat edince, günlüğü, dönemin koşullarında cezaevi yönetiminin dikkatsizliği nedeniyle kaybolmuştur. Savcı ve hakim Ahmet’i dinlemektedirler. AHMET (CONT’D) Babamın günlüğü savcı beyin iddia ettiği gibi suç isnad etmemektedir. Sadece bir hatırattır. Ve bu hatırattan korkmak yersizdir. İsmail Akıncı’nın günlüğünün ailesine teslimini talep ediyorum sayın hakim. Hakim düşünür, ortam gergindir. Savcı da gergin bir ifadeyle Ahmet’e bakmaktadır. Hakim, Ahmet’in söylediklerini kabul etmeyecek, günlüğün iade edilmemesine karar verecek zannederiz. Hakimin düşünceli, Ahmet’in gergin ifadesinde kalırız.

11 IÇ/CEZAEVI KORIDOR/GÜN 11

Ahmet önden giden bir görevlinin arkasından yürümektedir. Geçmişi hatırlar gibi etrafına bakar. Bu mekan Ahmet’e tanıdıktır. Ahmet’in bakışından uzaktaki demir parmaklıklı büyük kapının önündeki görüşçü sırasında bekleyen 7 yaşındaki Ahmet, yani kendi çocukluğu, görülür. Ahmet geçmişi hatırlamış ve sarsılmıştır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 10.

Demir kapıların açılma ve kapanma sesleri duyulur. Ahmet küçük Ahmet’e bakarak görevlinin girdiği koridora girer, geçmişte geçtiği koridorlardan geçmek Ahmet’i sarsmıştır.

12 DIŞ/CEZAEVİ ÖNÜ/GÜN 12

Necip kapıda beklemektedir, heyecanlıdır, arada durup cezaevinin kapısına bakmaktadır. Cezaevinin kapısı sonunda açılır. Ahmet elinde çantasıyla çıkar. Necip, Ahmet’e meraklı gözlerle bakar. Ahmet defteri alamadığıyla ilgili bir şaka yapacaktır. Necip, Ahmet günlüğü alamadı zanneder.

NECİP Ne oldu abi? Günlük nerde?

Ahmet mutsuz numarası yapmaktadır, arabaya doğru ilerler. AHMET Dahi bin, uçağı kaçıracağız yoksa. Necip, Ahmet’e meraklı bir ifadeyle bakmaktadır, arabaya biner.

13 DİŞ/KARADENIZ SAHIL YOLU/GÜN 13

Ahmet araba kullanmaktadır, Necip meraklı biri fadeyle bakmaktadır. NECIP Abi anlatsana lütfen ne oldu? Arabaya bindiğimizden beri ağzını bıçak açmadı. Vermediler mi günlüğü? Ahmet, Necip’e numara yapmaktadır. AHMET Şimdi de buraya yollarken kaybetmişler. Necip çok üzülür. NECİP Bizimle dalga mı geçiyorlar? 34 yıl önce kaybolması normal de... Offf! Bu kadarı fazla! Ahmet, Necip’i daha fazla üzmek istemez, bıyık altından gülümser, çantasını Necip’e işaret eder, Necip’e bakar. AHMET Tamam dur, sinirlenme! Aç bakalım çantayı. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 11.

Necip çantayı açar, defteri eline alır, geçmişi hatırlamak ister gibi koklar. Ahmet gibi Necip de çok mutludur.

NECİP Bunu başaracağını biliyordum abi!

Ahmet uzaklara dalar. AHMET O cezaevinin kapısından içeri her girişimde, her adımda, söz verdim Necip. Sözlerimden birini tuttum. Şimdi sıra diğerinde...

Ahmet ve Necip mutludurlar. AHMET (CONT’D) Annemlere müjdeyi sen vermek ister misin?

Necip sevinir, NECİP İsterim abi. Ahmet ve Necip mutlu, araba karadeniz sahil yolunda ilerlemektedir.

14 DİŞ/GENEL/GECE 14

Gün geceye döner.

15 İÇ/AHMET EV/GECE 15

(Ramazan ayının son günü, son iftarıdır) Ahmet’in annesi NİMET (59) Ahmet’in kardeşi TUBA (39) Ahmet’in eniştesi EKREM (40) Ahmet’in yeğeni SUDE (3) ve Ahmet’in diğer yeğeni FURKAN (5) yemek sofrasındadırlar. Ezan okunmaktadır. Çocuklar yemeğe başlamak için sabırsızdır. Ezan biter. Herkes masadaki hurmayla orucunu açar. FURKAN Yarın ramazan değil mi anne? Tuba gülümser, TUBA Değil bitanem. Ramazanı bu gece uğurluyoruz. Yarın bayram gelecek evimize. Furkan gülümser, Ahmet’le Necip’e bakar. FURKAN Dayım bayram gelecek diye mi bu kadar mutlu anne? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 12.

Tuba ve Nimet ve Ekrem, Ahmet ve Necip’e bakarlar. NİMET Bugün bir hal var sizde! Anlatın bakalım ne oldu?

Ahmet, Necip’e bakar gülümser. Necip sürprizi açıklamak için sabırsızlanmaktadır. Ahmet büyük sürprizi açıklaması için Necip’e işaret eder ve çantasından çıkardığı günlüğü ailesine gösterir.

NECİP Abim babamızın günlüğünü geri aldı.

Herkes çok mutlu olur. Sadece Nimet bu habere sevinmemiştir. Tuba sevinçle bakar.

TUBA Abicim!

Ekrem de çok mutlu olmuştur, EKREM Helal olsun sana Ahmet. Ahmet çok mutludur, AHMET Abartacak birşey yok canım. Yıllardır bize borçlu oldukları emanetimizi geri aldık sadece. Nimet duygulanmıştır, diğerleri kadar sevinmemiştir, elini defterin kapağına sürer, sessiz kalır. Tuba dayanamaz, defterin sayfalarını çevirir, defterin sayfaları paramparça edilmiş ve sonradan birleştirilmiş gibidir. Tuba bu durumu fark eder. TUBA Sayfaları niye böyle? Ahmet de defteri inceler. EKREM Parçalanmış gibi sanki. Ahmet ev halkına bakar, bir izin isteyecektir, AHMET Babamın günlüğünü ilk ben okuyabilir miyim, müsaade ederseniz? Herkes birbirine bakar, herkes kabul etmiştir. Nimet diğerlerinin aksine başka bir yöne bakmaktadır, defterin okunmasını istememektedir aslında. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 13.

TUBA Oku abiciğim. En çok sen hak ettin bunu.

Furkan günlüğe bakar, merak eder, FURKAN Dedemin mi o defter anne? Dedem mi göndermiş?

Nimet buruk bir tebessümle Furkan’a bakar. Tuba ne diyeceğini şaşırır.

TUBA Evet dedenin defteriymiş o güzel oğlum. Bize hatıralarını anlatmak için yazmış.

Furkan bütün tatlılığıyla annesinin söylediklerini beğenir. FURKAN Iyi yapmış annecim. Herkesin yüzüne buruk bir gülümseme yayılır. Nimet, duvardaki, İsmail’le birlikte çekilmiş aile fotoğrafına bakar, NİMET Ah İsmail bey göçüp gitmeseydin, en mutlu günlerin olurdu bunlar. Torunlarını seveceğin, oğullarının mürüvvetini göreceğin zaman geldi bak. Herkes hüzünlenmiştir. Tuba, Nimet’in huzursuzluğunu farkeder, TUBA Anne abimin günlüğü almasına sevinmedin mi? Nimet ne diyeceğini düşünür, NIMET Abinin geçmişe saplanıp yarım kalmasından korkuyorum sadece. Önüne baksın istiyorum artık. Ahmet, Nimet’e bakar konu uzasın istemez. Ahmet ortamdaki bu hüznü bozmak ister, Necip’e döner. AHMET Yarın nişan tarihini de belirleriz değil mi Necip? Necip heyecanlıdır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 14.

NECİP Belirleriz abicim.

Ahmet, Nimet’e döner. AHMET Oğlun damat oluyor annecim. Artık senden mutlusu yoktur?

Nimet, Ahmet’in elinin üzerine elini koyar, NİMET Mutluyum tabi oğlum. Hem de çok mutluyum. Sen de helal süt emmiş bir kız bulduğun gün daha da mutlu olacağım.

Ahmet ne diyeceğini bilemez. Tuba imdadına yetişir konuyu değiştirir.

TUBA Ben imdadına yetişeyim de bir an evvel konuyu değiştireyim değil mi abi? Ahmet başıyla onaylar, herkes gülümser. TUBA (CONT’D) Nişanı bayramdan sonra yaparsak, Mardin’e dönecek misin? Yoksa nişana kadar burada mı kalacaksın Necip? Necip, Ahmet’e bakıp gülümser, Nimet’in dikkatini değiştirme oyunu oynamaktadırlar abla kardeş. NECİP Burdayım. Iki haftalık izin aldım. Tuba, Nimet’e bakarak gülümser. TUBA Çok iyi. Nimet kendisini eğlendirmek ve konuyu değiştirmek için küçük bir oyun oynayan evlatlarına bakar. NİMET Hadi yemeğinizi yiyin bakalım. Herkes mutludur. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 15.

16 İÇ/AHMET ODA/GECE 16

Ahmet çalışma masasına oturur, heyecanlı görünmektedir, babasının defterinin üzerinde elini gezdirir, okumaya kıyamayan bir hali vardır. Ahmet defteri başucuna koyar ve yatağına uzanır. Nimet odaya girer, Ahmet toparlanır. Nimet günlüğe bakar ve hemen konuya girer,

NIMET Babanın günlüğünü okumakta kararlı mısın oğlum?

Ahmet başıyla onaylar. Nimet’in içine sinmemektedir. NIMET (CONT’D) Sana acı verecek. Kafana takılacak oğlum. Geçmiş yaşandı, bitti. Artık-

Ahmet lafa girer, AHMET Sadece öğrenmek istiyorum anne. Babamın satırları yolumu aydınlatsın istiyorum. Nimet bir şey diyemez.

17 İÇ/AHMET EV-FURKAN ODA/GECE 17

(montaj sekans)(Kamera evin bütün odalarını gezer.) Tuba’nın çocukları Furkan ve Sude yataklarında mışıl mışıl uyumaktadırlar.

18 İÇ/AHMET EV-TUBA ODA/GECE 18

Komodinin üzerinde Ekrem ve Tuba’nın düğün fotoğrafları görülür. Tuba ve Ekrem de uyumaktadırlar.

19 İÇ/AHMET EV-NİMET ODA/GECE 19

Nimet’in baş ucundaki komodinin üzerindeki İsmail’le çekilmiş düğün fotoğrafları görülür. Nimet de çift kişilik yatağın bir tarafında, sanki yanı doluymuş gibi uyumaktadır.

20 İÇ/AHMET EV-NECİP ODA/GECE 20

Necip’in odasındaki masanın üzerinde Necip’in, Mardin’deki kütüphanenin önünde çocuklarla birlikte çekilmiş fotoğrafı görülür. Duvar saati 05:00 i göstermektedir. Necip de uyumaktadır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 16.

(montaj sekans sonu)

21 İÇ/AHMET ODA/GECE 21

Ahmet hala yatağında aynı şekilde uzanmaktadır, gözleri açıktır, uyuyamamaktadır, uyku problemi vardır. Ahmet’in uyku problemi çektiğini anlayacağımız bir şekilde ve zamanın geçtiğini anlatacak şekilde Ahmet’in uyumaya çalışması, gözlerini kapatması bir süre sonra uyuyamayıp açması, yastığını sağına soluna alarak uyumaya çalışması görülür. Furkan gözlerini ovuşturarak koridordan geçerken, Ahmet’in odasının aralık kapısının önüne gelir, uyuyamayan Ahmet’e bakar. Ahmet için üzülen Furkan yine gözlerini ovuşturarak kapıdan uzaklaşır. Ahmet uyuma çabaların sonucunda gözlerini kapatır, uykuya dalar. Uzun uğraşlar sonucu uyumayı başarmıştır.

22 DIŞ/AHMET EV-BAHÇE/GÜN(FLASHBACK) 22 (NOT: Rüya sahneleri flash çakmaları şeklinde açılır ve kapanır) Ahmet gelip askeri araca bindirilen babasının elini tutar, İsmail, Ahmet’in elini sıkıca kavrar, İSMAİL Unutma Ahmet asla pes etmek yok. Dimdik duracaksın... Düşsen de kalkmasını, savaşmasını bileceksin. Askerler İsmail’i araca bindirirler, Ahmet ve İsmail’in elleri birbirinden ayrılır. Askeri araç evin bahçesinden çıkar, uzaklaşır. Tuba, Nimet ağlamaktadır. Ahmet dimdik durmuş, gözleri dolu dolu babasını götüren askeri araca bakmaktadır. Uzaklaşan aracın içindeki İsmail görülür.

23 DIŞ/YAYLA/GÜN (RÜYA SAHNESİ) 23 Ahmet (6) ilk sahnede gördüğümüz bisikleti sürmektedir., mutludur. İsmail (30) yanındadır. Ahmet yere düşer, yerden kalktığında İsmail yoktur. Ahmet kaygı dolu bir ifadeyle bağırmaya başlar, sağa sola koşar, babası yoktur. AHMET Baba! Babacım! Nerdesin baba?

24 DIŞ/CEZAEVİ ÖNÜ/GECE (FLASHBACK) 24 (1983) BİZİM HİKAYE (8.yazım) 17.

Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır. Cezaevinin giriş kapısının önünde, bir cenaze aracının yanında,, Ahmet (9) Tuba (8) ve kucağında bir bebekle Nimet (28) kederli bir şekilde beklemektedirler. Kucağındaki 3 yaşındaki Necip’tir. Yağmurdan ıslanmaktadırlar. Ahmet güçlü ve dimdik durmaya çalışmaktadır. Cezaevinin kapısı açılır. Askerler bir tabutu cezaevinden çıkarırlar. Ahmet, Tuba ve Nimet tabutu görünce daha da yıkılırlar. Nimet can havliyle bağırır, NIMET İsmail! Tuba cenaze aracına yerleştirilen tabuta bakar, ağlayarak kendi kendine mırıldanır. TUBA Babacım... Gitme! Nimet’in kucağındaki Necip ağlamaya başlar. Ahmet elini cenaze aracındaki tabutun üzerine uzatır, kararlı bir ifadeyle tabuta bakar, ağlamamakta, güçlü durmaya çalışmaktadır. Ekran kararır, Necip’in ağlama sesi gittikçe şiddetlenir. (rüya sekansı sonu)

25 İÇ/AHMET ODA/GECE 25

Necip, Ahmet’in baş ucunda oturmaktadır, uykusunda terler içinde kıvranan, kötü bir rüya gördüğü belli olan Ahmet’i uyandırmaya çalışmaktadır. Sabah ezanı okunmaya başlar. NECİP Abi! Abi uyan! Abi! Ahmet terler içinde, elleriyle kulaklarını kapatmış halde, uykusundan uyanır, çok kısa ve huzursuz bir uyku uyumuştur. Ahmet nefessiz kalmış bir halde konuşur, AHMET Necip! Ahmet yattığı yerde dikleşerek oturur, Necip, Ahmet’e sürahiden bir bardak su doldurup uzatır. NECİP Babamı mı gördün yine? Ahmet “evet” anlamında başını sallar. Necip düşüncelidir. NECİP (CONT’D) Kaç saat uyuyabiliyorsun geceleri? Ahmet’in nefesi biraz olsun düzelmiştir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 18.

AHMET Bazen 1-2 saat. O da en iyi ihtimalle.

Necip, Ahmet için kaygılanmaktadır. NECİP Kabuslar her gece var mı?

Ahmet “evet” anlamında başını sallar. Necip, Ahmet için üzülmektedir.

NECİP (CONT’D) Gel inat etme abi, Tuba’nın çalıştığı hastaneye git, git, bir uzmana görün. Ben kendimi bildim bileli böylesin. Acı kendine.

Ahmet sakinlemiştir artık. AHMET Babama sözümü tutunca geçecek Necip. Canını sıkma sen. Ahmet, Necip’in canını daha fazla sıkmaması için konuyu değiştirir. AHMET (CONT’D) Bugün büyük gün ha? Nişan tarihini aldık mı düğüne ne kalıyor ki? Necip’in yüzüne mutlu bir tebessüm yerleşir. Necip, Ahmet’e büyük bir sevgi ve bağlılıkla bakar, NECİP Annem gibi baskı yapmak istemem abi ama sen ne zaman evleneceksin? Ahmet göz ucuyla İsmail’in günlüğüne bakar, kararlı bir ifadeyle söyler, AHMET Huzurlu uykular uyuyabildiğim zaman. Necip derin bir nefes alır, günlüğe bakarak konuşur, NECİP Okumaya başladın mı? Ahmet kederli bakar, AHMET Cesaretimi toplayamadım. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 19.

26 DIŞ/GENEL- MAHALLE/GÜN 26

Gün ağarır, mahalleli namaza gitmektedir. İnsanlar birbirleriyle bayramlaşır.

RABARBA Hayırlı bayramlar. İyi bayramlar. Hayırlı bayramlar.

Ahmet, Necip ve Ekrem bayram namazı için cemaatle birlikte cami avlusuna doğru yürürler, yolda gördükleri mahalleliye,

AHMET Hayırlı bayramlar.

ADAM Saol Ahmet oğlum. Senin de bayramın mübarek olsun.

NECİP İyi bayramlar. EKREM Iyi bayramlar. Ahmet ve Necip cemaatle bayramlaşarak camiye girerler.

27 İÇ/CAMİ/GÜN 27

Ahmet, Necip ve Ekrem cemaatle birlikte namaza dururlar. Ahmet yanında küçük oğluyla namaz kılan bir baba görür. Ahmet, heyecanla etrafa bakan ve babasının yaptıklarını yapmaya çalışan çocuğa bakar, geçmişi hatırlar.

28 İÇ/CAMİ ÖNÜ/GÜN (FLASHBACK) 28 Ahmet (5), İsmail (29) camiden çıkmaktadırlar, bayram namazı sonrası avludan çıkmış evlerine gitmektedirler. Ahmet biraz geride kalır etrafına bakınmaktadır, İsmail dönüp sevecen bir üslupla… İSMAİL Ahmet hadi oğlum geç kalacağız… Annen, Tuba bizi bekliyor… Ahmet koşarak babasının elinden tutar, meraklı görünmektedir. AHMET Baba? İSMAİL Efendim oğlum… Ahmet merakla babasına bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 20.

AHMET Biz şimdi eve bayram mı götürüyoruz? İsmail gülümser.

İSMAIL Kim söyledi bakalım sana bunu? AHMET Annem söyledi… İSMAİL Ne dedi annen? Ahmet bilmiş bilmiş cevap verir.

AHMET Bayram namazından dönen babalar ve çocukları eve bayramı getirirler dedi. İsmail gülümser. İSMAIL Annen doğru söylemiş oğlum. Ahmet daha da sevinir, AHMET Yaşasın. O zaman çabuk koşalım baba! İsmail keyifli Ahmet'i gıdıklayarak. İSMAIL Bak şu kerataya büyümüş, kocaman olmuş da eve bayram götürüyormuş! Ahmet gülerek babasının elinden kurtulur, koşar. AHMET Bayramı en önce ben götüreceğim evimize. Ahmet koşar. İSMAIL Oğlum dikkat et düşeceksin! Ahmet gülümseyerek koşmaktadır. AHMET Düşmem ben baba merak etme. İsmail Bey gülümseyerek koşmakta olan Ahmet’e bakar, kendi kendine mırıldanır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 21.

İSMAIL Hep böyle mutlu, umut dolu ol oğlum. İsmail’in Ahmet’e bakan mutlu yüzü görülür.

29 DIŞ/MEZARLIK/GÜN 29

Ahmet, Necip, Tuba, Ekrem, torunlar mezarlıktadır.

SES (Tuba’nın Kur’an okuyan sesi duyulur.)

Mezartaşı görülür. Doğum tarihi: 1950, ölüm tarihi:1983 Tuba Kur’an okumayı bitirir. Nimet, Necip, Tuba, Ekrem, Ahmet ellerini açıp dualarını içlerinden ederler. Furkan ve Sude de büyüklerine bakıp ellerini onlar gibi yapıp dudaklarını kıpırdatırlar. Tuba çocuklarına bakar, gururla tebessüm eder. TUBA Aferin benim güzel çocuklarım. SUDE Dedeme dua ettik anne. Nimet’in gözleri dolar. Herkesin yüzüne buruk bir tebessüm yayılır

30 DIŞ/MEZARLIK ÇIKIŞI/GÜN 30

Ahmet ve ailesi mezarlıktan çıkmaktadırlar. Nimet, Ahmet’e yaklaşır, NİMET İsmail hayatta olsa, ne çok isterdi senin de mürüvvetini görmeyi. Ahmet cevap vermez, bu konuda söyleyecek lafı yoktur annesine. Nimet de bilmektedir zaten, Ahmet’in önceliklerini evlenmekten başka olduğunu, yine de son bir defa dener, NİMET (CONT’D) Oğlum, belki kızacaksın bana ama dayanamayacağım, söyleyeceğim. Tuba’nın tam ailemize uygun bir arkadaşı var. Aynı hastanede çalışıyorlar. O da Tuba gibi doktor. Adı Elif. Ahmet annesinden bunları duymaktan sıkılmıştır, herkes farkındadır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 22.

NİMET (CONT’D) İzin ver Tuba tanıştırsın seni Elif kızımla.

Ahmet ses çıkarmaz. Nimet, Ahmet’ten bir cevap beklemektedir. Necip ortam gerilsin istemez, konuyu değiştirir.

NECİP Akşam yemeğine gidiyoruz değil mi Aslılara?

TUBA Evet. Öyle haber verdik.

NECİP Hadi o zaman daha tatlı yaptıracaz, hazırlanacaz. Çok işimiz var.

TUBA Aa biz annemle yapacağız baklavayı. Dışarıdan almakla olmaz. Nimet’in aklı hala Ahmet’e sorduğu sorudadır, Ahmet ise cevap vermemiştir.

31 İÇ/AHMET EV-MUTFAK/GÜN 31

Görüntü Nimet’in derin bir kap içinde yoğurduğu hamurdan açılır. Tuba ve Nimet hamuru küçük parçalara ayırıp yuvarlamaya başlarlar. Nimet’in yüzü asıktır. TUBA Yapma annecim. Bak bayram günü hepimiz üzülüyoruz. Nimet elindeki küçük hamur parçasını hamur tahtasında açmaya başlar. Nimet’in yüzü hala asıktır, kederli görünmektedir. NİMET Sen cevizleri hazırla kızım hadi. Geç oldu. Tuba üzülerek annesine bakar. TUBA Annecim abimin evlenmesini sen hepimizden çok istiyorsun. Ama bilirsin o verdiği sözü tutmadan, evlenmeyecek. Nimet gözleri dolu dolu hamur açmaktadır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 23.

NİMET Bilirim.

Nimet üzgün görünmektedir, yufkayı açmaya devam eder. Tuba annesi için üzülmektedir.

TUBA Hadi gel yapma böyle anne. Biraz olsun oluruna bırak. Sen böyle ısrarcı olunca abim daha çok üzülüyor.

Nimet elindeki oklavayı kenara koyar, gözleri dolu dolu konuşur.

NİMET Babanız tutuklandığında hamileydim. Iki çocukla, karnım burnumda kalıverdim. Üç sene sonra babanızın tabutunu verdiler geriye. Acım içime oturdu. O gün bugündür aldığım nefesler hep yarım. Tuba da duygulanmıştır. Nimet gözleri dolu dolu devam eder. NIMET Siz de benim gibisiniz biliyorum. içinizde hep aynı acıyla yaşadınız. Tuba “evet” anlamında başını sallar. NİMET Ama bak sen yuvanı kurdun, evlendin, çocukların oldu. Necip’im sizin yaşadığınız acıları hiç bilmedi. Ama o da babasına sarılamadı. Bak yine de hayatına bir yön verdi. Tuba dikkatle dinlemektedir. TUBA Günlüğü de yeniden geçmişe dönecek diye mi okusun istemiyorsun? Nimet başıyla onaylar, NİMET Ahmet’im yarım kaldı. Okudukça daha çok geçmişe dönmesinden, oradaki acılara saplanıp kalmasından korkuyorum. Tuba başını “evet” anlamında sallar. Nimet kararlı bir ifadeyle konuşur. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 24.

NİMET (CONT’D) Geçmişi unutsun demiyorum. Babanın hatırası için savaşmayı bıraksın da demiyorum.

Tuba annesini anlamaktadır. Nimet devam eder, NİMET (CONT’D) Sadece kendine mutlu bir hayat kursun. Buna gücü kalsın istiyorum.

Tuba, Nimet’e sarılır.

32 İÇ/AHMET ODA/GÜN 32

Ahmet odasına girer, masasına oturur, cesaretini toplar, İsmail bey’in defterini açar, ilk sayfayı okumaya başlar.

DIŞSES (İSMAİL) Canım karım... Evlatlarım... Bu hatıratımı belki bir gün birlikte okuruz, belki de size bensiz yıllarda yol gösterir.

33 DIŞ/CEZAEVİ- AVLU/GECE (FLASHBACK) 33 Mahkumlar sıraya dizilmişler, sayım vermektedirler. DIŞSES (İSMAİL) Cezaevine girdiniz mi bir kere, oradakilerden hiç bir farkınız kalmaz. Hiç benzemezsiniz diğerlerine ama tek bir sırada hepiniz aynı muameleyi görür, aynı şeye layık sayılırsınız. Bir yüzbaşı başlarında durmuş sayımın bitmesini beklemektedir. Her mahkum sırası geldiğinde sıra numarasını söylemektedir. MAHKUMLAR 16- 17- 18- 19- 20. Sıranın en sonunda duran İsmail sayımı sonlandırır. İSMAİL 21 son. Yüzbaşı ters ters İsmail’e bakar. YÜZBAŞI 21 son değil! “21 son komutanım “ diyeceksin. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 25.

İsmail dişlerini sıkarak yüzbaşıya bakmaktadır, karşılık vermez, yüzbaşının dediğini hemen yapmaz. Yüzbaşı sinirlenir, YÜZBAŞI (CONT’D) Söyle! Sesin çıksın! İsmail çaresiz söyler.

İSMAİL 21 son komutanım. Yüzbaşı’nın gündemi başkadır ama İsmail’e de kafayı takmıştır o an. Yüzbaşı sıra halindeki mahkumların önlerinden geçer, YÜZBAŞI Yemek sırasındaki kavgayı çıkaranlar bir adım öne çıksın. Sıradaki hiç kimse öne çıkmaya cesaret edemez. Yüzbaşı tekrar bağırır, YÜZBAŞI (CONT’D) Bütün koğuş yansın istemiyorsanız öne çıkın. Bakın günah benden gider yoksa. Iki kişi öne çıkar. Yüzbaşı öne çıkan mahkumları inceler. YÜZBAŞI (CONT’D) Suçun ne senin ihtiyar? Mahkum yutkunur konuşur. MAHKUM 1 Cinayet komutanım. Yüzbaşı öne çıkan diğer mahkuma bakar, YÜZBAŞI Senin? Mahkum söyleyemez, yüzbaşı sinirlenir. YÜZBAŞI (CONT’D) Oğlum cebir problemi sormuyorum. Suçunu soruyorum. Mahkum zorlanarak söyler, utanmaktadır. MAHKUM 2 Irza geçmek ve cinayet komutanım. Yüzbaşı Mahkum 2’ye ters ters bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 26.

YÜZBAŞI Şimdi anlatırken utanacağına, yaparken utansaydın da hatandan dönseydin. Yüzbaşı mahkumları inceler, İsmail’e ters ters bakar.

YÜZBAŞI (CONT’D) Bana bakın benim için hiç birinizin birbirinden farkı yok. Hepiniz adi suçlularsınız. Cezanızı çekmek için buradasınız. Burada benim kurallarım geçerlidir. Bu kuralların dışına çıkanı, düzeni bozanı gözünün yaşına bakmam, yakarım. Sıradaki tüm mahkumlar yüzbaşıyı dinlemektedirler. İsmail de dinlemektedir. YÜZBAŞI (CONT’D) Bir daha avluda, yemekte, cezaevinin herhangi bir yerinde kavga edeni duymayayım, mahvederim. Anlaşıldı mı? Mahkumlar hep bir ağızdan bağırır, MAHKUMLAR Anlaşıldı komutanım. En az sesi çıkan İsmail’dir. Yüzbaşı bunu fark eder, İsmail’in ne yapacağını görmek için emrini yeniler, YÜZBAŞİ Anlaşıldı mı dedim? Mahkumlar yine hep bir ağızdan bağırır, MAHKUMLAR Anlaşıldı komutanım! Yine en az İsmail’in sesi çıkmıştır. Yüzbaşı İsmail’in yanına gider, iyice sokulur, YÜZBAŞI Burada tekmil vererek sizi rahatsız ediyoruz sanırım. İsmail ileriye bakmaktadır, yüzbaşıya bakmaz. Yüzbaşı sinirlenir. YÜZBAŞI (CONT’D) Suçun ne senin, adın ne? İsmail dişlerini sıkarak cevap verir, BİZİM HİKAYE (8.yazım) 27.

İSMAİL İsmail Akıncı... Yazarım. Yüzbaşı, İsmail’e bakar. Sırada İsmail’in yanında duran 25 yaşlarındaki mahkumun (NAZMİ) ayakları sıradaki diğer ayakların hizasından çıkmış biraz önde durmaktadır. Komutan Nazmi hizaya soksun diye ayaklarına vurur. Nazmi ayaklarını hizanın olduğu mesafeye sokmaz, inat eder. YÜZBAŞİ Bütün komunistler, anarşistler de bu koğuşa toplanmış. İsmail karşılık vermez. Yüzbaşı iyice sinirlenmiştir, ayakları diğer ayakların hizasında olmayan Nazmi’nin ayaklarına tekrar vurur. Nazmi ayaklarını kıpırdatmaz,inatçıdır. Yüzbaşı Nazmi’nin yüzüne silahının kabzasıyla çok sert bir şekilde vurur. Nazmi’nin burnundan kan fışkırır, YÜZBAŞİ (CONT’D) Öğreneceksiniz. Benim kurallarımı öğreneceksiniz. Yüzbaşı çıkar. Nazmi, burnundan akan kanı eliyle tutmaya çalışır, duvarında CHE posteri olan ve/veya başucunda sol düşünceye ait kitaplar olan (Das Kapital olabilir) ranzasına oturur. İsmail yanına gider, yardım etmek için. Nazmi, İsmail’e acı bir şekilde tebessüm eder. NAZMI Seni de bizden sandı İsmail abi. İsmail yüzünde acı bir tebessümle başını sallayarak onaylar.

34 IÇ/CEZAEVI-KOĞUŞ/GECE (FLASHBACK) 34 Nazmi’nin ranzası görülür. Nazmi burun deliklerinde çaputlar zor nefes alarak uyumaktadır. Bütün koğuş uyumaktadır. İsmail, Nazmi’nin başucunda oturmuş, beklemektedir. İsmail, Nazmi’nin burnunun kenarından sızan kanı siler. Nazmi uyanır, İsmail’e bakar. NAZMI İsmail abi! Hala uyumadın mı? İsmail elindeki kanlı beze bakar, ISMAIL Bu kadar kanaması iyi değil. Durumuna bakıyorum. Revirlik bir hale gelirsen erken davranmak için. Nazmi, İsmail’e arkadaşça bakar, BİZİM HİKAYE (8.yazım) 28.

NAZMI Sağ ol abi. İsmail büyük bir dikkatle Nazmi’nin başucunda oturmaya devam eder.

35 İÇ/AHMET EV-AHMET ODA/GÜN 35

Ahmet masasında günlüğü okumaktadır. Defterin ilk sayfasının sonuna gelir, okuduklarından etkilenmiştir. Ahmet elini defterin parçalanmış, sonradan birleştirilmiş sayfalarına dokundurur. Ahmet defteri kapatır.

36 İÇ/AHMET EV- AHMET ODA/GECE 36

Zaman geçmiştir. Necip ve Tuba, giyinmiş, hazırlanmış halde odaya girerler, Ahmet uyumaktadır. Tuba, uyuyan Ahmet’i görünce sevinir. Tuba, Necip’e fısıldayarak konuşur, Ahmet’i uyandırmamak için. TUBA Uyumuş! Necip de sevinmiştir. NECİP Uyandırmayalım. Biz gidelim istersen. Tuba, Ahmet’e şefkat dolu gözlerle bakar. TUBA Kimbilir kaç gündür uyumuyor. Necip ve Tuba odadan çıkmaya karar vermiştir ki Ahmet uyanır. AHMET Vakit geldi mi? Gidiyor muyuz? Tuba, uyumaya başladığına göre, babasının günlüğünün Ahmet’e iyi geldiğini düşünmektedir. TUBA Babam ne yazmış anlatsana abi. Ahmet, Tuba’ya buruk bir ifadeyle gülümser. AHMET Babamla karşılıklı sohbet eder gibi hissettim. Eski günlerdeki gibi. Tuba ve Necip buruk ifadelerle odadan çıkan Ahmet’e bakarlar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 29.

37 İÇ/AHMET EV-BANYO/GECE 37

Ahmet banyoya girer, yüzünü yıkar, okudukları kimseye belli etmemeye çalışsa da onu sarsmıştır. Ahmet aynadaki aksine bakar, yüzünü kurularken Tuba içeri girer.

TUBA Abi annem çok üzülüyor.

Ahmet gerilir. AHMET Beni anlamadığı için Tuba. Bir anlasa. O da rahat edecek ben de. Günlüğü okumak istememi de evlenmeyi bir süre düşünmüyor oluşumu da anlamak istemiyor.

Tuba sabırla devam eder. TUBA Abi ne olur Elif’le tanışsan! Hem benim hem annemin gönlü olur. Bakarsın birbirinizi çok beğenirsiniz. Evlenmeye karar verirsiniz abi. Belli mi olur? Hiç belli olmaz bu işler. Bak gerçekten belli olmaz bu işler. Tuba son hız aynı şeyleri, Ahmet’i ikna etmek için sıralamaktadır. Ahmet sürekli aynı şeyi duymaktan sıkılmıştır, başka çaresi kalmamıştır. AHMET Tamam Tuba. Tanışalım bakalım. Tuba sevinir, Ahmet’i yanağından öper. TUBA Çok iyi olacak göreceksin. Annem de çok sevinecek. Her şey çok güzel olacak. Tuba sevinçle banyodan çıkar.

38 İÇ/ASLI EV/GECE 38

Necip’in sözlüsü Aslı’nın evinde aile arasında bir yemek yemektedirler. Masada Necip, Ahmet, Nimet, Tuba, Ekrem, Furkan, Sude, Necip’in nişanlısı ASLI (25), Aslı’nın anne ve babası vardır. Ahmet oradadır ama ruhu orada değildir sanki. NİMET Sizin için de uygunsa, bayramdan sonra nişan yapalım diyoruz. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 30.

Aslı’nın babası Aslı’ya ve Necip’e bakar. ASLI BABA Aslı da tamam diyorsa. Bizim için bir sorun yok.

Aslı tebessüm ederek babasına bakar. ASLI Siz nasıl uygun görürseniz babacım.

Necip saygıyla lafa girer, NECİP Bayramla birlikte iki haftalık izin aldım efendim. Eğer müsaade ederseniz nişanı yapıp öyle dönmek istiyorum Mardin’e.

Aslı’nın babası eşine bakar, eşi onaylar şekilde başını sallar. ASLI BABA Olur. Bayramdan sonraki hafta münasiptir. Necip de Aslı’da çok sevinmiştir. Nimet mutlu bir ifadeyle Necip’e bakmaktadır. Tuba, Ahmet’e bakar dalıp gittiğini görür, Ahmet için üzülür.

39 İÇ/AHMET EV-AHMET ODA/GECE 39

Ahmet takım elbisesini çıkarmış pijamalarını giymiştir. Ahmet takım elbisesini askıya asmış, dolaba yerleştirirken Nimet odaya girer, Nimet’in elinde eskimeye yüz tutmuş yüz yıllık bir risale vardır. Ahmet, Nimet’e ve elindeki risaleye bakar. Nimet mutlu görünmektedir. NİMET Bunu sana vermenin vakti geldi oğlum. Ahmet anlamaz, AHMET Babamın sana armağanı değil mi bu risale? Nimet, Ahmet’in elinden tutup yatağa oturtur, NİMET Babaannenden babana kalmış. Ona da büyük annesinden kalmış biliyorsun. Ahmet “evet” anlamında tepki verir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 31.

NİMET (CONT’D) Annesi en büyük evladı olduğu için babana vermişti. Baban da sana verilmesini istedi ölmeden önce.

Nimet risaleyi Ahmet’e verir. Ahmet risaleyi alır, bakar. NİMET (CONT’D) Bu risaleyi ilk defa baban bana evlenme teklif ettiğinde görmüştüm.

Nimet duygulanmıştır. Ahmet, Nimet’in elini öper. NİMET (CONT’D) Artık sende kalabilir. İlk defa evlenmeye sıcak baktığını duydum, artık ölsem de gam yemem.

Ahmet risaleye bakar. AHMET Saol annecim. Sanırım biraz bakıma ihtiyacı var. Musa amcaya bıraksam, elden geçirse olur mu? NİMET Artık senin. Onu korumak senin görevin. Ahmet gülümser. Nimet yerinden kalkar, odada duran günlüğe bakar, yüzü asılır ama tekrar konuyu açmak istemez, NİMET (CONT’D) Vakit geç oldu. Sen de uyumaya çalış. Ahmet gülümser.

40 DIŞ/GENEL/GECE-GÜN 40

Fatih, Süleymaniye civarından sokak manzaraları görülür. Gece güne döner.

41 İÇ/MUSA DÜKKAN/GÜN 41

Her yerinde, ciltleri yenilenmiş ve yenilenmemiş kitaplar olan bir mücellithane görülür. Dükkanın her köşesine tarih ve yaşanmışlık sinmiştir. MUSA (70) dükkan tezgahında ciltlediği bir kitabı sayfalarına özenle dokunarak kontrol etmektedir. Dükkanın eski kapısı açılır, Ahmet dükkana girer. Musa’nın yüzü Ahmet’i görür görmez sevinçle aydınlanır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 32.

MUSA Ahmet oğlum! Hoş geldin!

Ahmet saygıyla Musa’nın elini öper. AHMET Hoş buldum Musa amca. Kolay gelsin.

Musa Ahmet’i gördüğüne sevinmiştir. MUSA Sağ ol Ahmet. Taze çayım var, içer misin?

AHMET Yok Musa amca. Hemen çıkmam gerek. Adliyeye geç kalmayayım.

Musa “tamam” anlamında başını sallar. Ahmet çantasından risaleyi çıkarır. AHMET (CONT’D) Senden babamın risalesini tamir etmeni rica edecektim. Musa risaleyi görünce yüzü aydınlanır. MUSA Ne güzel okurdu İsmail bu beyitleri. Süleymaniye’nin sokaklarının, birlikte gittiğimiz Marmara Kıraathanesi’nin dili olsa da anlatsa. Ahmet tebessüm eder. AHMET Teshipleri eskimiş baya Musa amca. İstedim ki senin elinden geçsin, öyle saklayayım. Musa büyük bir saygıyla risaleye dokunur, tebessüm ederek Ahmet’e bakar. MUSA Şimdi sende olduğuna göre gönlün ya aşka düştü, ya da aşk niyetine girdi demektir evlat. Ahmet mahçup tebessüm eder. MUSA (CONT’D) Aşk sevda kaderdir evlat. Alnına yazılmışsa kısmetin bir gün çıkıverir karşına, hayırlı bir yuva kurarsın. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 33.

Ahmet’in umutlu yüzü görülür.

42 İÇ/ADLİYE-DURUŞMA SALONU/GÜN 42

Ahmet avukat masasında oturmaktadır. Duruşma için beklemektedir. İçeriye 30’lu yaşlarında bir savcı (NESRİN) girer. Ahmet, Nesrin’i görür görmez, beyninden vurulmuşa döner. Nesrin elindeki evrakları incelemekten, Ahmet’i görmemiştir. Mahkeme heyeti, girer, herkes yerine oturur. Nesrin başını kaldırır, Ahmet’i görür ve donup kalır.

HEYET BAŞKANI İsmail Akıncı adına açılan iade-i itibar davasının görüşülmesine başlandı...

Nesrin, Ahmet’e, Ahmet Nesrin’e şaşkın ifadelerle bakmaktadırlar, birbirlerini uzun zamandır görmedikleri, şimdi görünce şaşkına döndükleri bellidir.

HEYET BAŞKANİ Buyurun savcı hanım sizi dinliyoruz. Ahmet, Nesrin’e bakmamaktadır. Nesrin mahkeme heyetine fikrini beyan etmektedir. NESRİN İsmail Akıncı hakkında 1980 senesinde verilen kararın bozulmasını gerektirecek bir durum olmadığını düşünüyorum sayın hakim. Dosyanın yeniden incelenmesine gerek yoktur. Hakim Ahmet’e bakar. HAKIM Sizin son sözünüz nedir avukat bey? Ahmet gergin bir ifadeyle yerinden kalkar, Nesrin’e bakmadan konuşur. AHMET 1980 senesinde verilen kararlar ve hükümler malesef bir kuşağın gururunu kırmıştır. Iade-i itibar istemek hakkımdır. Babamın itibarının iadesini istiyorum sayın mahkeme heyeti. Mahkeme heyeti kendi arasında bizim duyamayacağımız şekilde konuşur. Nesrin hala Ahmet’le göz göze gelmeye çalışmaktadır. Ahmet ise dikkatle heyete bakmaktadır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 34.

HAKİM Gereği düşünüldü.

Herkes ayağa kalkar. HAKİM (CONT’D) İsmail Akıncı için açılan iade-i itibar davasının reddine. Bilir kişi incelemesine gerek duyulmadığına hükmedildi.

Ahmet çok sinirlidir, hayal kırıklığına uğramış durumdadır. Nesrin henüz Ahmet’le göz göze gelmeyi başaramamıştır. Ahmet’le gözgöze gelmeye çalışan Nesrin’den geçmişe gideriz.

43 DIŞ/ÜNIVERSİTE KAMPÜS BAHÇESİ/GÜN (FLASHBACK) 43 10 sene önceye gideriz. Ahmet bir bankta oturmuş ders çalışmaktadır. Nesrin ise arkadaşlarıyla sohbet edip gülüşmektedir. Ahmet ve Nesrin göz göze gelirler. Ikisi de utanıp başka taraflara bakarlar. Nesrin arkadaşlarıyla sohbete devam eder. Ahmet ise kitabını okumaya başlar. Ama ikisi de diğerine tekrar bakmak için sabırsızlanmaktadır. Ikisi aynı anda tekrar birbirlerine bakarlar, göz göze gelip, utanırlar. Mahçup ifadelerle yine başka tarafa bakarlar.

44 DIŞ/ADLİYE-BAHÇE/GÜN 44

Ahmet sinirli bir şekilde binadan çıkar, arabasına doğru yürür. Nesrin de peşinden gider. NESRİN Ahmet dur lütfen! Dinle beni! Ahmet arkasına bile bakmadan arabasına doğru yürümektedir. Nesrin peşinden gitmekte, derdini anlatmak istemektedir. NESRİN (CONT’D) Ahmet! Gerçekten Bilmiyordum! Gerçekten seninle karşılaşmayı beklemiyordum. Dur dinle beni! Ben de şaşkınım. Ahmet arabasına doğru yürümektedir. Nesrin’e bakmamaktadır bile. Nesrin inatla peşinden gitmekte, anlatmaya çalışmaktadır. NESRİN (CONT’D) Savcıyım ben Ahmet. Senin gibi istediğim dosyayı seçemiyorum. Lütfen anla beni, böyle yapma! Ahmet, Nesrin’in sesini duymuyor gibidir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 35.

NESRİN (CONT’D) İki hafta önce döndüm. Seni arayıp, konuşacaktım. Ama korktum, konuşmak istemezsin diye düşündüm.

Ahmet arabasının kapısını açar, arabaya binecekken arabanın yanına kadar gelmiş olan Nesrin’e bakar soğuk bir ifadeyle,

AHMET Babamla ilgili ne biliyorsun? Dosyasının incelenmesine gerek olmadığını neye dayanarak düşünüyorsun?

Nesrin sanki günlerdir bu cevabı düşünüyormuş gibi bir solukta söyler.

NESRİN Ben kanunlar çerçevesinde-

Ahmet, Nesrin daha fazla konuşsun istemez, sözünü keser, lafın devamını duysa daha çok kalbi kırılacak diye düşünür. AHMET Kanunların içinde boğulup, insanı unuttun sen! Geçmişte de böyleydin. Ahmet çok sinirlidir, arabasına biner. Nesrin kalakalmıştır, son defa şansını denemek ister. NESRİN Ahmet! Lütfen dinle! Ahmet arabasını çalıştırıp, hızla uzaklaşır. Nesrin adliyenin bahçesinde kalakalmıştır.

45 İÇ/BİR KAFE/GÜN 45

Tuba ve 30 yaşlarında güzel bir kız ( ELİF ) deniz kenarında bir kafede oturmuş sohbet etmektedirler. Elif utangaç bir tavırla konuşur. ELİF Ben eve gitsem artık, geç oldu Tuba! Belli ki abinin bir işi çıktı. Tuba, Elif’e gülümser. TUBA Biraz daha bekleyelim. Olmaz mı? Belki duruşması uzamıştır. Birazdan gelir! BİZİM HİKAYE (8.yazım) 36.

Elif tebessüm eder. Tuba, Elif’e belli etmemeye çalışarak telefonunun saatine bakar, belli ki Ahmet gecikmiştir. Elif fark eder, ne diyeceğini bilemez.

ELİF Bir çay daha içer misin?

Tuba gülümser, başıyla onaylar. Ahmet gelmediği için kaygılıdır ama Elif’e belli etmemeye çalışır. Elif denize bakar. Tuba, Elif’e belli etmemeye çalışarak, telefonunu masanın altına götürür, “ abi nerede kaldın” yazar. Tuba telefonunu yeniden masanın üzerine koyar. Elif Tuba’nın geciken abisine mesaj attığını anlamıştır ama anladığını belli etmez, konuyu değiştirir.

ELİF (CONT’D) Nimet teyze de üzülüyordur abinin uyuyamamasına.

Tuba, Elif’e döner. TUBA Evet. Eskiden annem de abimle birlikte geceleri otururdu. Uyumaya gönlü el vermezdi. Ahmet geç kaldığı için tedirgin olan, Elif’e mahçup olan Tuba’nın kaygılı yüzü görülür.

46 DIŞ/SAHİL/GÜN 46

Ahmet arabasını park etmiş deniz kenarında oturmaktadır. Çok sinirli ve gergin görünmektedir, Nesrin’i öylece karşısında görmek, babasının davasında karşı karşıya kalmış olmaları canını çok sıkmıştır, Tuba’yla anlaştıkları randevu da tamamen aklından çıkmıştır. Ahmet gergin bir ifadeyle denize bakmaktadır.

47 İÇ/ ÜNIVERSİTE- ANFİ/ GÜN (FLASHBACK) 47 (SES) (Sınıfta konuşan öğrencilerin uğultusu duyulmaktadır) Ahmet anfide dersi beklemektedir. Nesrin sınıfa girer. Ahmet, Nesrin'i görünce oturuşu değişir, biraz daha çeki düzen verir kendine. Nesrin'den etkilendiğini anlarız. Ahmet, Nesrin’le göz göze gelecekleri anı kollamaktadır. Nesrin yaklaşmaktadır, Ahmet iyice heyecanlı hafifçe yerinden kalkacak gibi olur. FİLİZ Nesrin! Nesrin diğer tarafa döner, Ahmet'i görmemiştir. Nesrin arkadaşlarına gülümseyerek el sallar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 37.

Ahmet, Nesrin onun yanına gelmeyecek zannedip yüzüne ciddi bir ifade yerleştirirp kitabına bakmaya devam etmiştir. NESRİN Buraya oturabilir miyim? Ahmet şaşkın başını çevirir, donup kalmış gibi Nesrin'e bakmaktadır. Nesrin gülümser, NESRİN (CONT’D) Anlaşılan oturamam. Ahmet, Nesrin’e olan ilgisini belli etmemeye çalışarak,

AHMET Oturabilirsin tabi ki. Ahmet kayması gereken tarafa kaymamış, Nesrin ayakta kalmıştır, Nesrin gülümser, AHMET (CONT’D) Özür dilerim biraz uykusuzum da… Ahmet yana kayar, yüzünü çevirir, kendi kendine "Herşeyi berbat ettim" anlamında bir mimik yapar. NESRİN Rahatsız etmedim değil mi? Kızlar çok konuşuyor da. Yanlarına oturunca dersi dinleyemiyorum. Ahmet utangaç bir halde cevaplar, AHMET Estağfurullah… Ne rahatsızlığı… Nesrin gülümser, Ahmet tekrar önüne döner, hala heyecanlıdır. Hoca girer. Ahmet göz ucuyla Nesrin'e bakmaktadır. Hoca kürsüye vurur, sınıftaki uğultu birden sona erer. Hoca başını öne eğmiş gözlüklerinin üzerinden sınıfa bakmaktadır, ukala ve kibirli bir ifadesi vardır. Öğrenciler pür dikkat Hocaya bakmaktadırlar. HOCA Anayasa hukuku dersi kapsamında İlk dönem temel hak ve hürriyetler konusunu işleyeceğiz… Sorusu olan var mı? Sınıftan çıt çıkmamaktadır. Hoca öğrencilerden birini işaret eder. HOCA (CONT’D) Sen anayasanın 17. maddesini okumaya başla. Seçtiği öğrencinin eli ayağına dolanır, gecikir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 38.

HOCA (CONT’D) Sabaha kadar bekleyecek miyiz? Hocanın seçtiği öğrenci sayfayı aramaktadır. Bu sırada hoca arka sıralarda dersi dinleyen başörtülü kızı görür, ayağa kalkar, bağırır, HOCA (CONT’D) Sen nasıl bu şekilde sınıfa girersin! Başörtülü kız etrafına bakınır, anlamamıştır, sınıfa gergin bir hava yayılır. HOCA (CONT’D) Sana diyorum sana! Bir de etrafına bakıyorsun! Ya o başındakini çıkar ya da hemen sınıfı terk et! Başörtülü kız hocanın kendisini kastettiğini anlamıştır, gözleri dolar. Sınıftaki kimse bu haksızlığa ses çıkarmaya cesaret edemez. Ahmet öfkelenir, ayağa kalkar, AHMET Siz böyle konuşma hakkını nereden buluyorsunuz? Hoca sinirlenir, HOCA Sana söz veren olmadı haddini bil! Otur yerine. Ahmet kendine güvenen bir tonda konuşur. AHMET Hoca olabilirsiniz ama insanlara hakaret edemezsiniz. Hoca iyice sinirlenmiş, burnundan solur hale gelmiştir. HOCA Burası muz Cumhuriyeti değil! Herkes kanuna nizama uyacak! Ahmet iyice sinirlenmiştir, AHMET Siz hangi kanundan hangi nizamdan bahsediyorsunuz? Anayasanın 17. maddesini okumamızı istediniz değil mi! Okuyorum 17. maddeyi! Ahmet kitabı alırken Nesrin fısıldar, NESRİN Ahmet sakin olur musun biraz? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 39.

Ahmet oralı olmaz, kitabını alıp yüksek sesle okumaya başlar, AHMET Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir! Ahmet başını kaldırıp hocanın yüzüne bakarak,

AHMET (CONT’D) Temel hak ve hürriyetlerden bahsedip bir insanı inancından ötürü cezalandırıyorsunuz! Hoca bozulur cevap veremez, küplere binmiştir.

HOCA Arkadaşınız çok biliyor! Dersi onunla işlersiniz artık! Hoca çantasını toplamaya başlar, KALABALIK Mahfettiniz dersi! Bak hala oturuyor! Arkadaşım çıkar mısın? Hocam lütfen gitmeyin / Gitmeyin hocam! Başörtülü kız gözleri dolu dolu kitaplarını toplar, hızla sınıfı terk eder, Hoca kızın çıktığını görünce ağırdan alır, ama gözü Ahmet'tedir. Ahmet de eşyalarını toparlamaya başlar. Nesrin Ahmet'in toparlandığını görür, NESRİN Ahmet ne yapıyorsun? Ahmet cevap vermez. NESRİN (CONT’D) Hoca sana takarsa. Bu dersten kaldın demektir. Naparsan yap geçemezsin. Ahmet hayal kırıklığı içinde Nesrin'e bakar, AHMET Ben adaleti öğrenip uygulamak için hukuk fakültesine girdim. Ders geçmek için değil! Ahmet hızla sınıfı terk eder. Nesrin üzgün ve pişman bir şekilde arkasından bakar.

48 İÇ/BİR KAFE/GÜN 48

Elif çayını yudumlar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 40.

ELİF Yavaş yavaş kalkıyorum ben Tuba. Bugün izin günümdü. Biraz da annemle vakit geçireyim.

Tuba panik olur abisinin geleceğini ummaktadır, telefonunu eline alır.

TUBA Ben yine de abimi arasam iyi olur. Merak etmeye başladım.

Elif, Tuba’yı kırmamaya çalışarak konuşur. ELİF Mesajına cevap vermediğine göre, işi olmalı.

Tuba mahcup olmuş şekilde bakar Elif’e, telefonu kulağına dayar,

TUBA Umarım gerçekten geçerli bir mazereti vardır. Tuba telefon kulağında karşı tarafın cevap vermesini beklemektedir.

49 DIŞ/DENİZ KENARI/GÜN 49

Ahmet denize dalıp gitmiştir. Ahmet’in arabasının içindeki telefonunun sesi kapalıdır ve telefon çalmaktadır. Denize gergin bir ifadeyle dalıp gitmiş olan Ahmet’in telefonunun çaldığından haberi yoktur.

50 İÇ/BİR KAFE/GÜN 50

Tuba telefonu kulağından çeker, sinirlenmiştir ama Elif’e belli etmemeye çalışmaktadır. TUBA Yok! Açmadı! Duruşması uzamış olabilir. Elif’in telefonu çalar, Elif irkilir, telefonuna cevap verir. ELİF Efendim Candan? (telefondakini dinler) Evet. Ama yarın sabaha planlanmamış mıydı o ameliyat? (telefondakini dinler) Tamam! Tamam hemen geliyorum. Elif telefonu kapatır, yerinden kalkar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 41.

TUBA Gidiyor musun?

Elif sakindir ama hızlı davranmaktadır. ELİF Yarına planlanmış bir ameliyatım vardı. Hastanın durumu kritikleşmiş, hemen ameliyata almamız gerekiyormuş.

Elif, Tuba’yı öper, gider. Tuba kalakalmıştır. Abisine çok kızgındır.

51 DIŞ/DENİZ KENARI/GECE 51

Zaman geçmiştir.. Ahmet yerinden kalkar ve arabasına yürümeye başlar, düşünceli görünmektedir. Nesrin’i görmek ona iyi gelmemiştir.

52 İÇ/HASTANE- AMELİYATHANE/GECE 52

Elif ve en yakın arkadaşı 40 yaşlarında bir kadın (CANDAN) ameliyattadırlar. Elif’in alnı terlemiştir, hemşirenin biri terini siler. Elif’in elleri hastanın içindedir, ciddi bir ameliyat yapmaktadır, Candan da Elif’e yardım etmektedir. CANDAN Demek gelmedi ha! Bak çok sinirlendim şimdi. Ne demek ya gelicem diyip gelmemek. Elif ameliyata devam eder. Candan, Elif’e yardıma devam eder. CANDAN (CONT’D) Aman canım sıkma canını. Bir daha denersiniz görüşmeyi. İşi çıkmıştır ya da uzamıştır ne bileyim. Elif bir ameliyat aletini elinden bırakır. ELİF Of Candan, uzatma hadi. Candan, Elif’e bakar abartılı bir üzülmüş mimiği yapar. CANDAN Şansını kaybetti yani? Offf Elif! Bu gidişle evde kalacaksın benden söylemesi. Elif ellerini hastanın içinden çeker. Candan’ın ona her zamanki gibi takıldığını bilmektedir, kırılmaz. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 42.

ELİF Sen mi kapatacaksın ben mi kapatayım?

Candan eline dikiş malzemelerini alır. CANDAN Bende.

Elif ellerini yıkamak için çıkarken, ELİF Ben kaçtım. Yarın görüşürüz.

Candan hastanın dikmekte olduğu yarasına bakar, komik bir kadın olan Candan, ameliyat masasında baygın yatan hastayla konuşur.

CANDAN Yine kestirip attı. Görüyor musun? Hemşireler ameliyat masasındaki hastayla konuşan Candan’a gülümserler, CANDAN (CONT’D) E yalan mı canım ama? Hemşireler gülüşürler.

53 İÇ/ELİF EV-SALON/GECE 53

Duvarda asılı olan siyah beyaz düğün fotoğrafından görüntü açılır. Fotoğrafta çok mutlu elele bir gelin damat görülmektedir. Elif’in evinin eski eşyalarla döşenmiş salonu görülür. Camın önündeki hastane yatağında yatmakta olan kadın, Elif’in annesi ( TÜRKAN ) görülür. Elif elinde bir tepsiyle odaya girer, Türkan’ın yatağının yanındaki sandalyeye oturur, neşeli görünmeye çalışmaktadır. ELİF Yemek vakti anneciğim. Türkan tepsideki yemeklere bakar. TÜRKAN Oooo! Yine donatmışsın masayı kızım. Elif tepsideki çorbadan bir kaşık alır ve Türkan’a içirir. Türkan’ın omuzlarından aşağısı tutmamaktadır. Türkan, Elif’in uzattığı kaşıktaki çorbayı içer, beğenir. TÜRKAN (CONT’D) Ellerine sağlık güzel kızım. Çok güzel olmuş. Ne ara yaptın sen bunları? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 43.

Elif bir yandan çorbayı içirerek konuşur. ELİF Dün gece sen uyuduktan sonra yaptım anne.

Türkan keyifle, Elif’in içirdiği çorbayı yer. TÜRKAN Sen yedin mi? Aç aç dolaşma. Vallahi bir ameliyatta düşüp kalırsın hastanın yanına.

Içeriye 25 yaşlarındaki (KADER) girer, bir yandan da ellerini kurulamaktadır.

KADER Elif abla, mutfağı toparladım, çıkıyorum, müsaadenle.

Elif tebessüm ederek bakar. ELIF Yemek yiyip öyle çıksaydın Kader. Kader tebessüm eder. KADER Saol abla ben yedim. Elif elindeki tepsiyi kenara koyar, KADER (CONT’D) Sen kalkma abla, ben çıkarım. İyi akşamlar Türkan teyze. TÜRKAN Iyi akşamlar güzel kızım. Kader çıkar. Elif tebessüm eder. ELİF Bak annecim bir de gündüzleri yanımda kalacak birine ihtiyaç yok diyordun. Kader evde bir tebessüm oldu. Iyi olmadı mı? Türkan’ın aklı başka yerdedir. TÜRKAN Iyi oldu. Türkan artık dayanamaz itiraf eder. TÜRKAN (CONT’D) Çok merak ettim kızım. Anlat da ben de rahata ereyim. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 44.

Elif gülümser, anlamamış gibi yapar. ELİF Neyi merak ettin bakalım Türkan sultan?

Türkan tebessüm eder. TÜRKAN Tuba’nın abisiyle tanıştın mı? Nasıl bir çocuk? Gönlün ısındı mı? Hayırlısıyla ne karar verdin?

Türkan bir nefeste bir sürü soru sıralar. Elif mimik yapmadan, yemeği yedirmeye devam eder, bu konu hakkında konuşmak istemediği bellidir. Türkan iyice meraklanmıştır.

TÜRKAN (CONT’D) Bak bak! Hiç oralı oluyor mu?

Elif tebessüm ederek bakar. Türkan ters giden bir şeyler olduğunu anlar. TÜRKAN (CONT’D) Kötü bir şey mi oldu yoksa? Tuba’nın abisinden de bir terbiyesizlik beklenmez ama? Bir şey mi oldu? Elif annesini daha fazla merakta bırakmak istemez, olgun davranır. ELİF Ahmet gelmedi anne. Tuba’yla oturduk, bekledik. Gelmedi. Onunla ilgili hiç bir soruna cevap veremeyeceğim malesef. Türkan üzülür ama Elif’e belli etmek istemez. TÜRKAN Sen de kafanda bir sürü şey kurdun. Bu saate kadar üzdün kendini değil mi?

54 İÇ/AHMET EV/GECE 54

Necip, Ekrem ve Nimet salondadır. Nimet nişanda Necip’in nişanlısı Aslı’ya verilecek olan bohça için hazırlık yapmaktadır. Necip ve Ekrem televizyon izlemektedir. Ahmet salona girer, AHMET Iyi geceler. Herkes merakla Ahmet’e bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 45.

NİMET Hoş geldin oğlum.

Necip ve Ekrem de başlarıyla Ahmet’e selam verirler. Ahmet, Nimet’in yanına oturur, çeyiz için hazırladığı işlemelere bakar.

AHMET Nişan bohçası için hazırlık mı?

NİMET Evet oğlum. Vakit yaklaşıyor. Şunun şurasında ne kaldı nişana.

Necip gülümser. Ahmet, Ekrem’e bakar. Herkes mahkeme sonucunu soracaktır ama Ahmet’in yüzünden anlaşılmaktadır, sonucun kötü olduğu.

NIMET Sonuç kötü mü oğlum?

Ahmet kederli görünmektedir. AHMET Reddedildi. Bilirkişi incelemesine bile gerek görülmedi. Herkes üzülür. Ahmet daha fazla konuşmak istemez, konuyu değiştirir. AHMET (CONT’D) Tuba uyudu mu? Ekrem, Nimet’e bakar, ne diyeceğini bilemez. Nimet söze girer, NİMET Bugün Elif’le görüşmeye gitmemişsin oğlum. Ahmet mahçuptur, AHMET Dava sonrası... Gidemedim...

Nimet kederli bir ifadeyle bakar. NİMET Bizlerin, babanın o dönemde nasıl haksızlıklara uğradığımız nasıl hala kimsenin umurunda olmaz? Ahmet düşüncelidir. Necip konuyu değiştirmek ister. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 46.

NECİP Ablamın gönlünü alsan iyi edersin abi.

Ahmet’in düşünceli yüzü görülür, Necip’e hak verir ve yerinden kalkar. Ekrem alçak sesle konuşur,

EKREM Uyuyor numarası yapıyor.

Ahmet tebessüm eder ve Tuba’nın odasına doğru yürür.

55 İÇ/AHMET EV- TUBA ODA/GECE 55

Tuba yatağında uzanmış gözlerini tavana dikmiş, gergin bir ifadeyle düşünmektedir. Yaklaşan adım seslerini duyan Tuba gözlerini kapatır, uyuyor numarası yapmaya başlar. Ahmet oda kapısına gelir ve uyuyor numarası yapan ama gözlerini kırpıştıran Tuba’ya bakar. Ahmet odaya girer, Tuba’nın başucuna oturur. AHMET Çok mu kızdın bana? Tuba hala uyuyor numarası yapmaktadır. AHMET (CONT’D) Çıkıp gelemedim işte. Aramışsın, mesaj atmışsın duyacak durumda değildim. Çok ayıp oldu ikinize de biliyorum. Tuba daha fazla dayanamaz, komik bir şekilde yataktan kalkar, aniden uyanmış gibi komik görünür. TUBA Ya abi tamam bugün duruşma vardı biliyorum. Sonucunu da çok merak ediyorum. Ya ama bak, insan düşünmeden edemiyor. Beni hiç mi düşünmüyorsun, üzülür müyüm, kırılır mıyım diye. Ama bari Elif’in gururunun ne kadar kırılacağını hesap edip gelseydin. Ahmet ne diyeceğini bilemez. TUBA (CONT’D) Senden hiç beklemezdim biliyor musun abi? Elif belli etmedi ama çok üzüldü. Sana ne diyeyim bilemiyorum. Ahmet, Tuba’nın çok sinirlendiğini anlar ve gerçeği anlatmaya karar verir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 47.

AHMET Nesrin geldi!

Tuba şaşırır, TUBA Ne! Nesrin mi geldi!

Tuba’nın şaşkın, Ahmet’in kederli yüzü görülür.

56 İÇ/ELİF EV- SALON/GECE 56

Elif’in uyumakta olan annesi görülür. Elif salondaki masaya koyduğu ebru teknesinde ebru yapmaktadır. Elif’in ebru sıvısına boyayı yayan cerrah hassasiyetindeki parmakları, ebruyu renklendiren dokunuşları görülür. Elif başını kaldırır ebrudan, duvarda asılı olan anne ve babasının düğün fotoğraflarına bakar, dönüp masum bir bebek gibi uyuyan annesine bakar. Elif derin bir iç geçirir ve ebru yapmaya devam eder.

57 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 57

Nesrin’in yaşadığı küçük ama gayet lüks ve son derece tasarım objelerle döşenmiş otel odası görülür. Nesrin’in içinde kıyafetleri fışkırmış, özensizce bırakılmış bavulları yerdedir. Masanın üzerinde tek kullanımlık diş macunları, küçük şişelerde tek kullanımlık şampuanlar görülür. Nesrin’in büyük bir yalnızlığın içinde yaşadığını anlayacağımız detayla görülür. Tek kişlik yatak vs... SES (Odanın dışından koridordan, yan odadan insanların konuşma ve gülüşme sesleri duyulmaktadır. ) Nesrin, zaten küçücük olan odanın bir köşesine sıkıştırılmış gibi duran tek kişilik masada oturmuş, küçük kare bir kaptaki çin yemeğini yemektedir. Nesrin mutsuz görünmektedir. Nesrin’in masanın üzerinde, kapısında HUKUK FAKÜLTESİ tabelası olan bir binanın önünde sınıf arkadaşlarıyla çekildiği bir fotoğraf görülür. Ahmet ve Nesrin fotoğrafta yanyana duran iki arkadaştırlar. SES (CONT’D) (Yan odalardan mutlu insanların sohbet ve gülüşme sesleri gelmektedir.) Nesrin seslere aldırış etmeden yemeğini yemeğe devam etmeye çalışır. Yan odalardan ya da koridordan gelen gülüşme seslerine daha fazla dayanamaz kulaklarını elleriyle kapatır, öylece durur. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 48.

Nesrin kulaklarını kapatsa da seslerin gelmeye devam ettiğini farkeder, kederli görünmektedir, odasına bakar, kendine acır, inatla yemeğini yemeğe devam eder. Nesrin sonsuz bir yalnızlığın ortasında bu daracık odada sıkışıp kalmıştır.

58 İÇ/AHMET EV- AHMET ODA/GECE 58

Duvardaki saat görülür. Saat 04:15 dir. Ahmet uykusuzdur, önündeki dosyaları incelemektedir. İsmail bey’in iade-i itibar davasıyla ilgili evrakları gözden geçirmektedir. Bir evrakın en altında “ dosyanın yeniden incelenmesine gerek görülmemiştir” ibaresi görülür. Bu ibarenin altında Nesrin’in adı soyadı ve imzası bulunmaktadır. Detay plan olarak görülür. Ahmet dosyayı inceledikçe içi sıkılır, daha da düşünceli bir ifade yerleşir yüzüne. Ahmet durur, arkasına yaslanır, bu dosyanın içinden çıkabilmek için bir çare düşündüğü bellidir. Ahmet masadan kalkar, yatağının üzerine oturur, babasının defterini alır açar, okumaya başlar. DIŞSES (İSMAİL) Ben içerideyim, onlar dışarıda. Ben mahpusum, onların boyunları bükük. Ben onlara, onlar bana hasret.

59 İÇ/CEZAEVİ-KOĞUŞ/GECE (FLASHBACK) 59 Koğuş uyumaktadır, İsmail gaz lambasının ışığında defterine yazı yazmaktadır. Yaklaşmakta olan postal sesleri duyulur. Askerler cezaevinin koridorunda yürümektedirler, sesler koğuşa doğru yaklaşmaktadır. DIŞSES (İSMAİL) Yazdıklarımdan korkup beni buraya kapatarak, yavrularımdan, karımdan ayıranlar, yeni doğan bebeğimin kokusundan beni mahrum bırakanlar da birgün vicdanlarıyla başbaşa kalacaklar elbet. İsmail yaklaşan adım seslerini duyunca tedbir olsun diye gaz lambasını söndürür ama askerler koğuşun kapısını çoktan açmışlardır bile ve uyanık olan İsmail’i görmüşlerdir. Artık çok geçtir. Koğuşa askerlerle birlikte giren komutan İsmail’e bakar. KOMUTAN Ne yapıyorsun sen bu saatte? İsmail kendinden emindir. İSMAİL Yazı yazıyorum efendim. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 49.

Komutan çok sinirlidir, acımasızdır.

KOMUTAN Yasak olduğunu bilmiyor musun peki? İsmail ses çıkarmaz, meydan okuyan bir ifadeyle komutana bakar. Komutan, İsmail’in korkusuz bakışlarından rahatsız olur, tepeden tepeden konuşur. KOMUTAN (CONT’D) Sen neden burdasın? Ne iş yaparsın sen? İsmail derin bir nefes alır, kendinden emin bir ifadeyle konuşur. İSMAİL Yazarım. Komutan ukala bir ifadeyle gülümser, KOMUTAN Cumhuriyeti yıkmaya çalışanlardansın yani? İsmail dik dik, korkusuz bir ifadeyle komutana bakar, cevap vermez, komutan yine İsmail’in bakışlarından rahatsız olur. KOMUTAN (CONT’D) Ne bakıyorsun yüzüme öyle garip garip? İsmail komutana acıyarak bakar. İSMAİL Acınacak halinize bakıyorum. Komutan sinirlenir, bağırmaya başlar. KOMUTAN Koğuşun gaz lambasını alın. Iki gün yemek vermeyin bu yazar bozuntusuna da aklı başına gelsin. Yazdıklarını da parçalayın. Komutan koğuştakilere, uyanan ve kendisine bakan diğer mahkumlara, Nazmi’ye göz dağı verir. KOMUTAN (CONT’D) Ben benden önceki yüzbaşılara benzemem. Benim olduğum yerde nizam olur, intizam olur. Yatılacak saatte yatılacak kalkılacak saatte kalkılacak. Sözümden çıkanı, karşı koyanı bitiririm. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 50.

Asker defteri parçalamaya başlar. Komutan askerin parçaladığı defterden yere düşen küçük parçalara bakar. Nazmi de defterin paralanışını ve defter parçalarına çaresiz bakan, sakin olmaya çalışan, kendisiyle savaş veren İsmail’i izlemektedir. Nazmi’nin içi sızlar. KOMUTAN (CONT’D) Yaz bakalım şimdi defterine yazar efendi. Komutan önden çıkar. Askerler çıkar. Koğuştakiler İsmail’in etrafına toplanır. İsmail askerin param parça edip her parçasını başka tarafa dağıttığı defterine bakar, yerinden doğrulur, yerdeki parçaları toplamaya başlar. İsmail hala güçlü görünmektedir. Nazmi koğuşta kimsenin İsmail’e yardım etmediğini görür, İsmail’in güçlü olmaya çalışan bir ifadeyle parçaları toplayışına bakar, yardıma gider. İsmail, Nazmi’ye azimli bir ifadeyle bakar ve parçaları toplamaya devam eder. Nazmi de İsmail’in yüzünde gördüğü şevkle yerdeki defter parçalarını toplayıp ona yardım eder.

60 İÇ/AHMET EV-AHMET ODA/GECE 60

Ahmet elini sayfaları yırtılıp sonradan yapıştırılmış olan deftere sürer, yeni bir günün sayfasını okumaya başlar. DIŞSES (İSMAİL) Parçaları bir arada tutmak zor iş. Parçalananı bir araya getirmek de. Ben olmadan, bana hasret geçirmek zorunda kaldığınız günlerin hesabını kim, nasıl verir, bilmiyorum. Sizi çok özlüyorum. Ahmet geçmişi hatırlar.

61 İÇ/AHMET EV-SALON/GECE (FLASHBACK) 61 (montaj sekans başı) Ahmet 6 yaşındadır, camdan dışarıya, yoldan geçen askerlere ve tanklara bakmaktadır. Askerler yakaladıkları ikişerli üçerli insan guruplarını, elleri kelepçeli halde götürmektedirler. Ahmet korkmaktadır. Gözünü içeriye çevirir, sesi kapalı olan televizyonda Kenan Evren konuşmaktadır. SES (Doğum yapmakta olan Nimet’in çığlıkları duyulur) Ahmet oturduğu odadan annesinin çığlıkları gelen iç odaya doğru yürür. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 51.

62 İÇ/AHMET EV-YATAK ODASI/GECE (FLASHBACK) 62

Ahmet aralık oda kapısından içeri bakar. Ahmet’in bakışından içeride olanları görürüz. Nimet, evdeki ebenin de yardımıyla Necip’i doğurmaktadır. Tuba (5) kapının kenarında ağlamaktadır. Nimet acıyla bağırmaktadır. Ahmet annesinin acı çekmesine daha fazla dayanamaz ve koşup içeri girer. Ebenin yanındaki kadın Ahmet’i tutar, KADIN Dur bakalım Ahmet! Bu odaya giremezsin! Dışarıda beklemelisin! Ahmet kadına bakar, gözleri dolu dolu ama çok kararlı konuşur. AHMET Yapamam ki! Zaten babam da yok. Annemi yalnız bırakamam ki! Kadın Ahmet’in söylediğinden etkilenmiştir, Ahmet’in Nimet’in yanına gitmesine izin verir. Ahmet annesinin elini tutar sıkıca, AHMET (CONT’D) Korkma ben burdayım anneciğim. Nimet, Ahmet’e bakar, Ahmet’in kendi elini sıkı sıkı kavrayan küçük eline bakar, acı içinde, yüzü aydınlanır, artık bağırmaz, gözlerinden yaşlar süzülür. Ahmet korkusuz ve kararlı bir ifadeyle annesine bakar. Nimet tebessüm ederek ıkınmaya devam eder. SES (Necip’in ilk ağlama sesi duyulur. ) Nimet’in elini sıkı sıkı tutmakta olan Ahmet, Nimet’e bakıp tebessüm eder.

63 DIŞ/AHMET EV ÖNÜ/GECE (FLASHBACK) 63 Ahmet 6, Tuba 5 yaşındadır. Necip, Nimet’in kucağında kundaktadır. Ahmet ve ailesi evlerinin bahçesinde yanlarında üç-dört parça eşyayla beklemektedirler. Nimet ağlayarak, karşılarında sinirli bir ifadeyle bekleyen ev sahipleri HACER’e derdini anlatmaktadır. NİMET Hacer abla nolur birkaç hafta daha izin ver. ikinci bir işe daha girer, çalışır öderim kiranı. Hacer oralı bile olmaz. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 52.

HACER Kundakta bebeğinle çalışamayacağın ortada. Ben de hayır kurumu değilim kızım. Tek gelirim bu evden aldığım kira. Ahmet çok sinirlenir, o küçük boyuyla bir kaç eşyayı sırtlanır Nimet hala Hacer’e yalvarmaktadır. NİMET Bu bebelerin hatrına yapma. Ben şimdi nerde kalırım? Kurban olayım insaf et. Hacer vurdum duymaz bir kadındır.

HACER Elimden birşey gelmez. Nimet üsteler, çaresizdir.

NİMET Hacer abla- Hacer başını başka tarafa çevirir, artık konuşmak istemediği bellidir. Ahmet, Nimet’in koluna girer, Hacer’in tavrına daha fazla göz yumamaz. AHMET Yürü anne! Yürüyün gidelim! Ahmet bir kenarda elinde oyuncak bebeğiyle ağlayan Tuba’ya bakar. AHMET (CONT’D) Hadi Tuba. Hadi abicim. Gidiyoruz. Kucağında Necip’le Nimet ve Tuba da birkaç parça eşya alırlar ve evin önünden ayrılırlar.

64 DIŞ/SOKAK/GÜN (FLASHBACK) 64 Ahmet bisiklet sürerek (6) gazete satmaktadır. AHMET Yazıyor... Yazıyor... Reisi cumhur Kenan Evren’in İstanbul ziyaretini yazıyor. Yoldan geçen bir adam gazete almak için durur, ADAM Ver bakalım bir tane evlat. Ahmet bir gazeteyi adama uzatır, adam gazeteyi alır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 53.

AHMET Bereket versin abi. Adam Ahmet’in başını okşar,

ADAM Bereketini gör evlat. Ahmet bilmiş bilmiş cevap verir.

AHMET Helal paranın bereketi görülür elbet abi. Adam, Ahmet’e bakar, yaşına göre, zekası ve ettiği güzel laflar dikkatini çekmiştir. ADAM Ne olacaksın sen büyüyünce söyle bakalım? Ahmet hemen cevap verir, AHMET Avukat! Adam Ahmet’in bu heyecanının sebebini merak eder. ADAM Nedenmiş bakalım o? Ahmet yine bir solukta söyler. AHMET Babamın suçsuzluğunu ispatlamak için. Adam merak eder. ADAM Ne yapmış ki baban? Ahmet özelini yaşı küçük olmasına rağmen bir yabancıya daha fazla anlatmak istemez. AHMET Orası da bende kalsın abi. Haydi hayırlı günler. Ahmet adamın yanından ayrılır, bisikletinin pedallarını gözleri dolu dolu çevirir, uzaklaşır.

65 İÇ/İZBE BİR BİNA/GECE(FLASHBACK) 65 Ahmet ve ailesi ev sahibi evden attıktan sonra yeni ev bulana kadar bu izbe binada kalmaktadırlar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 54.

Tuba (5) uyumaktadır. Nimet, kundaktaki Necip’e sarılmış uyumaktadır. Sadece Ahmet (6) uyanıktır. SES (Sokakta yürüyen sarhoş adamların naraları duyulur. Bir taraftan da boğuşan köpeklerin sesleri duyulur.) Ahmet dışarıdan gelen seslere kulak kabartır, korkmaktadır ve uyuyamamaktadır, evin erkeğidir artık, gözünü kırpmadan annesinin ve kardeşlerinin başlarında beklemelidir. Ahmet ailesinin başında gözünü hiç kırpmadan nöbet tutarken babasının Nimet’e evlendikleri gün emanet ettiği risaleyi elinde tutmaktadır, bu Ahmet’e güç vermektedir. Ahmet risalenin sayfalarına bakarken duvarda bir karaltı belirir, belli ki dışarıda biri beklemektedir. Ahmet korkar ama belli etmemeye çalışarak bakar, AHMET Kim var orada? Ahmet korkarak sırtı dönük olarak duran adama bakar, sert olmaya çalışarak konuşur. AHMET (CONT’D) Sana diyorum! Uzak dur evimizden! Adam yüzünü döner, adam Musa’dır (35). Ahmet rahatlar. AHMET (CONT’D) Musa amca! Musa, Ahmet ve ailesi için üzülmektedir ama tebessüm eder. MUSA Anneni, kardeşini uyandır oğlum. Bize gidiyoruz. Ahmet’in şaşkın ve rahatlamış yüzü görülür.

66 İÇ/MUSA EV/GECE (FLASHBACK) 66 Musa, Ahmet’i, Nimet’i, Necip’i ve Tuba’yı izbe yerden almış ve kendi evine getirmiştir. Ahmet, Tuba ve Nimet salondaki koltuklara çekingen ifadelerle otururlar. Musa ve Karısı (MERAL) tebessüm ederek bakmaktadır. MUSA Bana haber vermek yerine bir gece de olsa sokakta uyumanıza alındım Nimet hanım. Nimet konuşacak olur. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 55.

MUSA (CONT’D) Artık eviniz burası. Siz İsmail’in bana emanetisiniz. Nimet, Ahmet ve Tuba, Musa’ya minnetle bakarlar. Meral gülümseyerek bakar. MERAL Ben sofrayı kurayım. Çocuklar açıkmıştır. Nimet dolu dolu gözlerle Meral’e bakar.

NİMET Yardım edeyim. Ahmet, gözleri dolu dolu olan annesine, koltuğun kenarında uyuya kalan Tuba’ya bakar, yumruklarını sıkar, ağlamamak için kendini zor tutmaktadır, Ahmet yanında getirdiği sıkı sıkı tuttuğu risaleye daha bir sıkı tutunur. (montaj sekans sonu)

67 IÇ/AHMET EV-KORIDOR/SABAH NAMAZİ SAATI 67

SES (sabah ezanı okunmaktadır) Nimet abdest almış, üzerindeki geceliğin kollarını düzeltmektedir, elinde seccadesi vardır, koridordan geçerken Ahmet’in odasının aralık kapısından sızan ışığa bakar. Ahmet’in uyumadığını anlar. Nimet, Ahmet’in odasına doğru yürür.

68 IÇ/AHMET ODA/SABAH NAMAZİ SAATI 68

Ahmet odasında elinde günlük oturmaktadır. Nimet içeriye girer, Ahmet toparlanır, saygıyla Nimet’e bakar. NIMET Uyumadın mı hala oğlum? Ahmet günlüğü kapatıp baş ucuna bırakır, AHMET Uyku tutmadı annecim. Ahmet yerinden kalkar, AHMET (CONT’D) Ben de abdestimi alayım. Nimet başıyla onaylar. Ahmet odadan çıkar. Nimet odada yalnız kalır, günlüğe bakar, günlüğü aslında okumak istemektedir, merak etmektedir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 56.

Nimet günlüğe doğru bir kaç adım atar, olduğu yerde kalır. Günlük elini uzatsa ulaşacağı kadar yakındır artık, eli gider, yüreği gider. Nimet’in gözleri dolar. Ama ellemez, dokunamaz kocasının günlüğüne.

69 İÇ/MUSA DÜKKAN/GÜN 69

Elif, Musa’nın dükkanındadır. Tezgahın üzerindeki ebru boyalarına bakmakta, renk seçmektedir. Elif birkaç renk boyayı ayırır. Musa ciltlediği kitapları tezgahın başka bir kenarına dizmektedir.

ELIF Geçen gün tezhiplerini yenileyip teslim ettiğim kitabı, sahibi beğendi mi Musa amca?

MUSA Çok beğendi kızım. Çok sağ ol.

Elif mutlu olur, boya seçmeye devam eder, ELİF Bu kadar yeterli Musa amca. Musa, Elif’in aldığı boyaları bir poşete yerleştirir. Elif’in gözü tezgahın kenarında duran risaleye ilişir, risaleyi işaret ederek sorar, ELİF (CONT’D) Bakabilir miyim Musa amca? MUSA Tabi ki kızım. Elif risaleyi inceler. ELİF Ne kadar güzel. Süslemeleri eskimiş olmasına rağmen çok güzel. Musa “evet” anlamında başını sallar. ELİF (CONT’D) Senin mi Musa amca? MUSA Kardeşimin sayılır. En yakın dostumundu. Ailesine yadigar kaldı. Elif elini risalenin eskimiş süslemelerine sürer, ELİF Kuşkusuz çok kıymetlidir o aile için. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 57.

Musa başını “evet” anlamında sallar. MUSA Rahmetli arkadaşıma babaannesinden yadigar kalmış. Babaannesine de İstiklal savaşında şehit düşen kocasından. Arkadaşımın annesi ölmeden önce oğluna bırakmış, evlendiğinde eşine hediye etsin diye. Öyle de olmuş. Şimdi arkadaşımın eşi risaleyi oğluna verdi müstakbel eşine hediye etsin diye.

Elif merakla dinlemektedir. MUSA (CONT’D) Senin anlayacağın kızım. İçindeki güzel beyitler kuşaktan kuşağa sevgi taşır.

Elif risaleye dokunur tekrar, ELİF Müsaade eder misin, sen ciltlemeden önce süslemelerini yenileyeyim? Musa sevinir, MUSA Pek tabi ki isterim kızım. Elif çok sevinir. ELİF Bitirir bitirmez getiririm emanetini. Musa gülümser, MUSA Eksik olma kızım. Elif boyalarını alır, çıkacakken Musa’ya döner, ELİF Sergime geleceksin değil mi Musa amca? Musa elindeki ciltlenmeyi bekleyen kitapları gösterir, MUSA Bu kadar işin arasında zor güzel kızım. Ama bir dahakine söz. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 58.

Elif gülümseyerek dükkandan çıkarken dükkanın kapısı açılır, Ahmet içeri girerken Elif’le çarpışırlar, Elif’in çantası yere içindeki boyalar, çüzdanı vs yere düşer, risale düşmez, Ahmet risaleyi görmez.

AHMET Çok özür dilerim. Benim dikkatsizliğim. Kusuruma bakmayın.

Elif yerdekileri toplamak için eğildiğinde Ahmet’le gözgöze gelir, (NOT: Bir ilk görüşte aşk sahnesi değildir bu ama etkisi de hiç yok değildir. Ikili bir birlerine bakarlar. Bu kaderleri için önemli bir andır.)

ELİF Ziyanı yok. Kırılmadılar zaten. Sorun değil.

AHMET İzin verin ben toplayayım. Ahmet yerdekileri toplar, AHMET (CONT’D) Tekrar özür dilerim. Elif çantasını alır, başıyla Ahmet’e selam vererek gider. Ahmet dükkana girer. Yerde kimsenin fark etmediği, Elif’in çantasından düşen kapağı çok güzel süslemeli küçük bir cep aynası görülür.

70 İÇ/MUSA DÜKKAN/GÜN 70

Musa işleriyle meşguldür, kapı önünde olan çarpışmayı görmüştür. AHMET Bittiyse risaleyi almaya gelmiştim Musa amca. Musa, Ahmet’i tebessümle karşılar. MUSA Daha bitmedi oğlum. Tamir ediliyor. Ahmet onaylar şekilde başının sallar. MUSA (CONT’D) Otur bir sabah kahvesi yapayım sana oğlum. Ahmet saatine bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 59.

AHMET Başka zaman uğrayayım Musa amca. Risaleyi almaya gelince otururuz olur mu?

MUSA Pek tabi olur oğlum.

AHMET Kolay gelsin Musa amca.

Ahmet çıkar.

71 DİŞ/MUSA DÜKKAN ÖNÜ/GÜN 71

Ahmet dışarıya çıkar, yerdeki aynayı farkeder, aynayı eline alır, dükkanın kapısını açar, içeriye seslenir.

AHMET Az önce çıkan hanımı tanıyor musun Musa amca? MUSA Tanıyorum oğlum. En iyi müşterilerimden biridir. Ahmet elindeki aynayı gösterir, AHMET Aynasını görmemişiz, burada kalmış. Musa yardım etmek isteyen bir tonda konuşur. MUSA Bugün Feshanede sergisi var. İstersen gidip ver oğlum. Hem birbirinden güzel eserlerini de görebilirsin. Beni de davet etti ama iş güç çok gidemedim. Ahmet “tamam” anlamında başını sallar. AHMET Kal sağlıcakla Musa amca. Musa başıyla selam verir, MUSA Sen de oğlum. Sen de. Ahmet aynayı cebine koyar, çıkar. Musa, Ahmet’in arkasından tebessüm eder. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 60.

72 DIŞ/MAHALLE SOKAK/GÜN 72

Musa dükkan yakınlarıdır.. Ahmet yürümektedir, telefonu çalar, ekranda sadece numara görünmektedir. Ahmet telefonu açar,

AHMET Alo?

Karşı taraftaki ses vermez, Ahmet tekrar konuşur, AHMET (CONT’D) Buyrun!

73 İÇ/NESRİN ARABA/GÜN 73

Telefonun karşı tarafındaki Nesrin’dir. Arabasında oturmuş, uzakta yürümekte olan Ahmet’e bakmaktadır, sonunda konuşabilir.

NESRİN Ahmet benim. Nesrin. Nesrin tedirgin görünmektedir. SES (AHMET) Seninle konuşacak hiç bir şeyim yok. Nesrin üsteler, NESRİN Lütfen sana kendimi anlatmama izin ver. SES (AHMET) Seninle konuşacak her şeyimi tükettim. Tek kelimem kalmadı. Nesrin inatçıdır, arabasını Ahmet’in olduğu yöne doğru sürer, NESRİN Ahmet sana bu tavrı hiç yakıştıramıyorum. Nesrin inatçıdır.

74 DIŞ/SOKAK/GÜN 74

Ahmet telefon kulağında konuşmaktadır. Nesrin’in aracı Ahmet’e doğru yaklaşmaktadır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 61.

AHMET Bir daha beni arama. Bu durum zaten mesleki olarak da etik değil.

Nesrin, Ahmet’in yürüdüğü kaldırıma yanaşır, NESRİN Ahmet yapma böyle.

Ahmet, Nesrin’in arabanın içinde olduğunu görür. NESRİN (CONT’D) Seninle konuşmanın bir yolunu arıyorum sadece Ahmet.

Ahmet nettir. AHMET Konuşacak bir şey yok aramızda.

Nesrin arabadan inip gitmek isteyen Ahmet’in koluna dokunur.

75 İÇ/SOKAK MAHALLE-PASTANE ÖNÜ/GÜN 75

Musa dükkan yakınları... Elif elinde poşetlerle bir pastaneden çıkar. Pastanede çalışan çocuk da elinde poşetlerle Elif’in yanında yürümektedir. ÇOCUK Sergi için mi bu pastalar Elif abla? ELİF Evet. Yeter mi bilemedim? ÇOCUK Yeter abla! Yetmez mi! Elif yanındaki çocukla elleri dolu halde arabasına yürür, elindeki poşetleri arabaya yerleştirirken, Nesrin’le konuşmakta olan Ahmet’i görür. Elif’in bakışından Ahmet’in koluna dokunmuş Nesrin ve ona bakıp bir şeyler söyleyen Ahmet görülür. Bu Elif’in Ahmet’i ikinci görüşüdür. Elif poşetleri arabaya yerleştirir, çocuğun başını okşar. ELİF Sağ ol Samet. Eksik olma. Elif arabasına binip, uzaklaşır.

76 DIŞ/SOKAK/GÜN 76

Ahmet, Nesrin’in kolunu tutan elinin bileğini kavrar, Nesrin’e sert bir ifadeyle bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 62.

AHMET Bence seninle artık sadece duruşmalarda karşılaşabiliriz. Olduğum tarafın hep karşısında olacağına eminim.

Nesrin iyice üzülmüştür. Ahmet kendinden emin bir tonda devam eder.

AHMET (CONT’D) Lütfen daha fazla uzatmayalım Nesrin! Kalbimiz kırılmasın.

Ahmet hızla uzaklaşır. Nesrin arabasının yanında kalakalmıştır.

77 IÇ/ÜNIVERSITE-KORIDOR/GÜN (FLASHBACK) 77 Ahmet anfiden çıkmak zorunda kalan türbanlı kızın yanındadır. Kız ağlamaktadır. Ahmet kıza peçete uzatır. AHMET Tamam ağlama. Senin bir suçun yok. Kendin bırakma böyle, daha güçlü olmalısın. Kız gözyaşlarını eliyle siler. KİZ Sağ ol Ahmet. Ben bir elimi yüzümü yıkayayım. Ahmet kıza umut veren bir ifadeyle bakar, onaylar. Kız gider. Nesrin gelir, kızın Ahmet’in yanından uzaklaştığını görür. NESRIN Bana kızma Ahmet. Hoca sana takarsa bir daha o dersten geçemezsin diye korktum. Ahmet gergindir, dişlerini sıkarak konuşmaktadır. AHMET Korkarsan ömrün boyunca hiç bir şeyle mücadele edemezsin. Tıpkı içerde kalmayı seçen diğer arkadaşlar gibi. Nesrin altta kalmak istemez. NESRIN Ama boşu boşuna hayatını zorlaştırmak da çok manasız değil mi? Hem de hiç tanımadığın biri için... Yani göz göre göre hocaya diklenmek? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 63.

Ahmet ne desin bilemez böyle bir yorum karşısında.

AHMET Çok basit bir insan hakkından bahsediyoruz Nesrin. Ama görüyorum ki senin bunu anlaman mümkün değil. Ahmet lafı daha fazla uzatmaz, Nesrin tam bir şey söyleyecekken gider. Nesrin kalakalır.

78 İÇ/SERGİ SALONU-FESHANE/GÜN 78

Duvarlarında çok güzel ebru eserlerinin olduğu bir sergi salonu... Ahmet, Elif’in sergisine gelmiştir, etrafına büyülenmiş gibi bakmaktadır. Elif sergiyi gezen bir kadının yanındadır.

KADIN Gerçekten çok güzel eserler bunlar Elif hanım. Tamamı size ait değil mi? Elif mütevazi bir ifadeyle konuşur. ELİF Bir kısmı bana ait. Halk eğitim merkezindeki öğrencilerin çalışmaları da var. Ahmet, Elif'e bakınmaktadır, onu görür. Elif sergiyi gezen bir kadınla konuşmaktadır. Ahmet'i henüz görmemiştir. Ahmet saygıyla Elif'in kadınla konuşmasının bitmesini bekler. Elif de görür Ahmet'i. Anlamsızdır durum. Az once Musa'nın dükkan kapısında, sonra sokakta bi kadınla tartışırken şimdi de karşısındadır Ahmet. KADIN Bu sizin eseriniz herhalde. ELİF Evet. Kadın resme hayran hayran bakar. KADIN Ne sonsuz bir gökyüzü... Ne şahane renkler. Elif resminin beğenilmiş olmasının mutluluğuyla tebessüm eder. Elif, kadına ikramları işaret eder. ELİF Ikramlarımızdan almak istemez misiniz? BİZİM HİKAYE (8.yazım) 64.

KADIN Ah tabi ki. Çok güzel görünüyorlar.

Ahmet sergiyi gezmekte bir yandan da Elif’in konuşmasının bitmesini beklemektedir. Ahmet, Elif’e yaklaşır.

AHMET Merhaba.

Elif ne diyecek diye marakla bakar. Ahmet cebinden Elif’in aynasını çıkarır, Elif’e uzatır.

AHMET (CONT’D) Az once, bunu düşürmüşsünüz. Ben de getireyim dedim. Belki bir anısı vardır.

Elif şaşırır utanır biraz, mutlu olur. ELIF Çok teşekkür ederim. Annemin hediyesi bana. Sessizlik. Kısa bi bakışma. AHMET Ben müssadenizi isteyeyim. Elif kibarca başıyla onaylar. ELIF Tekrar teşekkür ederim. Zahmet oldu. Ahmet giderken dönüp kısa bir an Elif'e bakar. Candan gelir Elif'in yanına, CANDAN Hayırdır! Kim bu yakışıklı bey? Elif ne desin bilemez. Candan muziptir. CANDAN (CONT’D) Elif! Söyle de çatlatma beni. Kim? Yoksa? Elif itiraz eder. ELIF Aynamı düşürmüşüm. Sağ olsun getirmiş. Candan muzip devam eder. CANDAN Amma da yakışıklıymış. Demek aynanı getirdi. (MORE) BİZİM HİKAYE (8.yazım) 65. CANDAN (CONT'D) Amma da centilemen bu devirde. Helal olsun… Eliiiif… Ay yoksa hayallerim gerçek mi oluyor.

Elif susturur Candan’ı bilir lafın nereye gideceğini. Zira bir yandan Tuba bir yandan Canan hepsi bir an evvel başgöz etmek istiyorlardır Elif'i.

ELIF Aaa saçmalama dedim ya! Lütfen.

Candan muzip bir ifadeyle gülümser.

79 DIŞ/GENEL/GECE-GÜN 79

Zamanın geçtiğini gösteren geneller görülür.

80 IÇ/SAVCİ ODA/GÜN 80

Ahmet, KENAN ’ın(40) karşısında oturmaktadır. Ahmet düşünceli görünmektedir. AHMET Bir daha açsam dava ya da yeniden incelenmesini istesem? Kenan çaresizdir, KENAN Bunu sen de benim gibi biliyorsun Ahmet. Elinde yeni deliller olmadan bu mümkün değil. Ne bilirkişi atanmasına müsaade ederler ne de davanın yeniden görülmesine... Ahmet’in gergin yüzü görülür.

81 DIŞ/ADLİYE BAHÇESI/GÜN 81

Nesrin, arabasına doğru hızlı adımlarla yürüyen Ahmet’e seslenir. NESRİN Ahmet! Dur! Ahmet yürümeye devam eder, durmaz, Nesrin yine seslenir, NESRIN Ahmet. Dinle lütfen! Ahmet yürümeye devam eder. Nesrin, Ahmet’e yetişir, çaresiz bir halde Ahmet’in kolunu tutar, BİZİM HİKAYE (8.yazım) 66.

NESRIN (CONT’D) Beni yine dinlemeyeceksin biliyorum. Ama şunu bil. Ben sadece senin...

Ahmet, Nesrin’i susturur, çantasından günlüğü çıkarır. AHMET Bu ne biliyor musun?

Nesrin merakla bakar. AHMET (CONT’D) Babamın günlüğü... Al! Bilmeden ahkam kestiğin dava neymiş, babam kimmiş, öğren! Cesaretin varsa tabi!

Ahmet, Nesrin’in bir şey söylemesine fırsat vermeden, arabasına binip uzaklaşır. Nesrin elinde günlükle kalakalmıştır, ne yapacağını bilemez.

82 IÇ/NESRIN OTEL ODASİ/GÜN BATİMİ 82

Nesrin’in otel odasının açık penceresinden İstanbul’da gün batımı, tarihi yarım ada görülür. Nesrin, Ahmet’ten aldığı günlüğü okumaktadır, yüzünde ciddi bir ifade vardır.

83 İÇ/ELİF EV/GECE 83

Elif çalışma masasında oturmuş risaleyi yenilemektedir, rengi solmuş tezhiplerin üzerinden geçmektedir. Türkan yattığı yerden Elif’e bakmaktadır. Elif’in sırtı ağrır, oturduğu yerde geriye doğru sırtını esnetir. Elif risalenin yenilediği tezhiplerini ışıl ışıl haline bakar mutlulukla. TÜRKAN Bugün kaç ameliyatın vardı kızım? Elif daldığı işten başını kaldırır, ELİF Iki tane annecim. Türkan, Elif’i inceler. TÜRKAN Tuba’ların nişanına gitmeyecek misin? Saati gelmiştir. Elif önündeki işiyle ilgilenerek konuşur. ELİF Gitmeyeceğim Türkan sultan. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 67.

Türkan dikkatle Elif’e bakar. TÜRKAN Olur mu öyle şey kızım. Tuba’ya nice ayıp olur hiç düşünmedin mi?

Elif işiyle ilgilenmektedir. TÜRKAN (CONT’D) Abisini görmemek için gitmiyorsun değil mi?

Elif, “Tuba’nın tanışamadığı abisi” durumunu çok fazla ciddeye almamaktadır.

ELİF Yoo Türkan sultan. Yarın ameliyatım var. Biraz dinlensem iyi olur.

Türkan çöpçatanlık derdindedir, tatlı görünmektedir. TÜRKAN Tuba’ya ayıp olmayacak mı gitmezsen? En mutlu gününde yanında olmazsan kalbi kırılmayacak mı? Elif, Tükan’ın çöpçatanlık için onu nişana yollamak istediğini anlar. ELIF Öyle mi diyorsun? Türkan tebessüm eder. TÜRKAN Evet en iyisi gitmen. Elif de naif bulduğu annesine tebessüm eder. ELIF Ama gidemem ki. Kader yok. Sen yalnız kalırsın. Kapı çalar. Türkan muzipçe gülümser. TÜRKAN Onu arayıp, çağırdım ben. Elif, gülümser.

84 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 84

Nesrin daracık otel odasındaki küçük masaya oturmuş İsmail’in defterini okumaktadır. Nesrin sayfaları hızlı hızlı okumakta, çevirmektedir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 68.

DIŞSES (İSMAİL) Bugün görüş günüydü. Küçük oğlumu, Necip’imi ilk defa aldım kucağıma. İnsana yaşama, inanma gücü veren kokusunu ilk defa çektim içime. İlk defa kavuştuk. Ahmet’imi Tuba’mı, Nimet’i mi gördüm bugün.

Nesrin okuduklarından etkilenmiş bir ifadeyle okumaya devam eder. Flashbacke geçeriz.

85 İÇ/CEZAEVİ-AÇIK GÖRÜŞ SALONU/GÜN (FLASHBACK) 85 İsmail, Tuba(6), Ahmet(7) ve kucağında Necip olan Nimet karşılıklı oturmaktadırlar. Etrafta başka mahkumlar ve mahkum aileleri de vardır. Salona konuşmalardan oluşan bir uğultu hakimdir. İsmail, Ahmet’i ve Tuba’yı öper, koklar, çocuklarına sarılır. Nimet, İsmail’e moral vermek istemektedir. NİMET İyi gördüm seni İsmail bey? İsmail tebessüm ederek cevap verir. İsmail de ailesine iyi görünmeye çalışmaktadır. İSMAİL İyiyim Nimet hanım. Sizi gördüm daha da iyi oldum. Nimet tebessüm eder, NİMET Yakında çıkıp evimize geleceksin. Her şey düzelecek İsmail bey. İsmail buruk bir ifadeyle tebessüm eder. İSMAİL O da olacak Nimet hanım. O günler de gelecek. Yine evimizde birlikte olacağız. İsmail çocuklarına bakar. İSMAİL (CONT’D) Sizler nasılsınız bakalım? Ahmet ve Tuba aynı anda tebessüm ederek atılırlar, AHMET-TUBA Iyiyiz. İsmail, Nimet’in kucağında kundaktaktaki Necip’e bakar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 69.

İSMAİL Necip’im nasıl? Nimet, Necip’in kundağını İsmail’e uzatır.

NİMET Seninle tanışmak için sabırsızlanıyor babası. İsmail Necip’i ilk defa kucağına alır, kokusunu içine çeker, onu okşar, sevinçle Nimet’e, Ahmet’e ve Tuba’ya bakarak tebessüm eder. Tuba, Ahmet ve Nimet’in yüzlerinde buruk bir tebessüm vardır. DIŞSES (İSMAİL) Çocuklarımın, karımın, yüzlerine bir hüzün yerleşmiş ama yine de beklediğimden iyi gördüm onları.

86 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 86

Günlüğü okuyan Nesrin görülür. Nesrin okuduklarından etkilenmiştir. Meraklı bir ifadeyle günlüğün bir sayfasını daha çevirir, okumaya devam eder.

87 İÇ/NİŞAN SALONU/GECE 87

Nişan salonu görülür. Çoluk çocuk bütün mahalle oradadır, herkes mutlu görünmektedir, en çok da pırıl pırıl görünen Aslı ve Necip... Ahmet kederli bir ifadeyle Tuba ve Nimet’in yanında oturmaktadır. Tuba, Ahmet’in halini fark eder. TUBA Biraz gülümsesene abi. Gören de bu nişana karşı olduğunu düşünecek. Ahmet daldığı yerden uyanır, Tuba’ya bakar. TUBA (CONT’D) Babamın davasıyla mı ilgili? Ahmet cevap vermez. TUBA (CONT’D) Nolur Nesrin deme abi! İçeriye Elif girer. Ahmet’in sırtı Elif’e dönüktür.İkisi de birbirini görmez. Tuba, Elif’i görür, sevinir. TUBA (CONT’D) Aaa! Geldi. Elif geldi! Ahmet, Tuba’nın baktığı yöne döner. Elif’e yüzünü dönmüş olur. Elif ve Ahmet göz göze gelmişlerdir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 70.

İkisinin de şaşkın ifadeleri görülür. Tuba, Elif’in yanına koşacakken Ahmet durdurur,

AHMET Benimle tanıştırmak istediğin arkadaşın-

Tuba erken davranıp Ahmet’in sözünü keser. TUBA Evet abiElif. Her şeyi mahvetmeseydin!

Ahmet hala üzerindeki şaşkınlığı atamamıştır. Tuba, Elif’in yanına gider. Ahmet şaşkın bir ifadeyle Elif’e bakmaktadır. Elif de şaşkın halini belli etmemeye çalışmaktadır. Tuba’nın, Elif’le öpüştüğünü Ahmet’in bakışından görürüz. Ahmet cesaretini toplayıp Elif’le Tuba’nın yanına yürür. Tuba, Ahmet’i Elif’e tanıştırır. Elif de Ahmet de şaşkındır.

TUBA (CONT’D) Abim. Ahmet. Karşılaşmanız bugüne kısmetmiş. Ahmet saygılı bir ifadeyle Elif’e başıyla selam verir. TUBA (CONT’D) Işte abi, benim can arkadaşım Elif. Elif’te Ahmet’in selamına başıyla karşılık verir, selamlaşırlar.

88 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 88

Nesrin, İsmail’in günlüğünü okumaktadır. Günlüğü okuyan Nesrin’in okuduklarından etkilendiği bellidir. DIŞSES (İSMAİL) Burada zaman zaman kendi çocukluğum gelir aklıma. Özgür günlerim. Gözü karalığım. Nesrin ilgiyle okumaya devam eder. Flashbacke geçeriz.

89 DIŞ/YAYLA/GECE-GÜN (FLASHBACK) 89

DIŞSES (İSMAİL) Hayvanlarımızı otlatmaya yaylaya giderdim, çocukken. Gece de yaylada yatardım. Anamın mısır ekmeğini de azık ederdim mis gibi. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 71.

(Sahnenin sesi yoktur. Dışses duyulur sadece)İsmail’in 5-6 yaşlarındaki hali görülür. Bir yaylada ağaç altında mışıl mışıl uyumaktadır. İsmail uykusunda sağa sola döner, huzurlu bir uyku uyumaktadır. İsmail’in elinde sıkı sıkı tuttuğu mısır ekmeği görülür. Köylüler uzaktan yaklaşmaktadırlar. İsmail uykusundan uyanır, kendisine doğru yaklaşan kalabalığı görür, şaşırır, kalabalığın arkasından koşarak gelen annesini görür. DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Bir gece yaylada bir ağaç altında uyuya kalmayayım mı? Bir de baktm köylüler, aralarında da anam. Koşa koşa gelmesinler mi? Meğer sürüyü kurt basmış da benim haberim yok. Uykumdan uyanmamla, sürüyü aramam bir oldu. İsmail etrafına bakar, sürüden hiç bir hayvan yoktur ortada. İsmail yokuşa doğru koşmaya başlar. Arkasından bakan kalabalık ve annesi tedirgin olur. DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Yokuşa doğru ben koşarım. Anam da köylüler de tepenin başında yapma etme diye bağırır dururlar. İsmail yayla boyunca koşar, artık nefes nefese kaldığı yer, bir tepenin başıdır. İsmail tepeden aşağıdaki yaylaya bakar. Aşağıda bir kurdun sürüdeki hayvanların etrafında onları boğmak için fırsat kollayarak dört döndüğü görülür. DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Yokuşun biraz aşağısında gördüm sürüyü, kurt saldırmaya hazır pusuda. İsmail nefes nefese halde aşağıda olanlara bakar. Bu arada köylüler ve annesi koşup yetişirler. İsmail birazdan ölecek olan hayvanlarına bakar, büyük bir cesaretle tepeden aşağıya, hayvanların yanına doğru koşmaya başlar. Köylüler ve annesi gitmesin diye bağırmaktadırlar. DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Aklıma tek bir çare geldi hayvanlarımızı kurtarmak için. Kurdu korkutmak. Tepeden aşağı doğru koşan İsmail’in kararlı ifadesi görülür. İsmail tepeden aşağıya koşarken köpek gibi havlamaya başlar. Kurt geri çekilir. İsmail hiç durmadan havlayarak kurda doğru koşar. Kurt korkup kaçar. İsmail nefes nefese kurtardığı hayvanlarının yanına yere yatar. Derin derin nefesler alarak gökyüzünde artık silikleşmeye başlayan yıldızlara bakar. Köylüler ve annesi İsmail’in yanına gelmişlerdir. Annesi İsmail’e sarılır. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 72.

DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) En çok anam ve köylüler korkmuştu ama kurt da en az onlar kadar korkmuştu. Annesi tebessüm ederek İsmail’e sarılır.

90 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 90

DIŞSESL (İSMAIL) Korkularımla yüzleştim o günden sonra. O kurt, o ay ışığı beni daha güçlü bir çocuk yapmıştı... Belki de beni bugünlere hazırlamıştı. O kurt bana, korkmamayı, inanmayı öğretti.

Nesrin dikkat ve merakla okumaya devam eder defteri. Açtığı yeni sayfayı görürüz.

91 İÇ/NİŞAN SALONU/GECE 91

Elif ve Ahmet karşılıklı durmaktadırlar. Elif mesafeli ve olgundur. Ahmet ise Elif’le bu şekilde yeniden karşılaşmanın şakınlığıyladır. AHMET Buluşacağımız gün yanınıza gelemedim. Size mazeretler sıralamam boşuna biliyorum. Ama özür dilerim. Elif, Ahmet’e olgun bir ifadeyle bakar. ELİF Ziyanı yok. Kısmet değilmiş. Tuba ve Nimet uzaktan Elif ve Ahmet’e bakmakta mutlu bir şekilde gülümsemektedir.

92 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 92

Nesrin ilgiyle günlüğü okumaya devam etmektedir. Nesrin yeni bir sayfa çevirir. DIŞSES (İSMAİL) İstanbul’a geldiğimde bizim oraları özledim elbet. Ama içimde yine büyük bir azim vardı. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 73.

93 DIŞ/İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ- KAMPÜS/GÜN (FLASHBACK) 93

DIŞSES (İSMAİL) Bu okul bu sokaklar, bu tarih kokusu beni kendine doğru köyümün yaylarından, bağrına doğru çekmişti. İsmail (25) İstabul Üniversitesi’nin kampüsünden içeri girer. Bahçede değişik standlar açmış öğrenciler, arı kovanı gibi hareketli bir ortam vardır. Kamera kampüs bahçesinde durmuş etrafına bakan genç İsmail’in etrafında döner, döner, döner.

94 İÇ/YEŞIL AY GENÇLİĞİ DERNEĞİ/GÜN (FLASHBACK) 94 DIŞSES (İSMAİL) Tutkulu gençlerdik. Azmimizin elinden hiç bir şey kurtulmazdı. Bu dergiyi çıkarmak ve halka ulaştırmak için elimizden geleni yapardık. Kapısında “yeşilay gençliği derneği” yazan binadan içeri girer. İçerideki gençlerin yüzlerinde büyük bir tutku ve azim görülmektedir. Gençler ve İsmail bir dergi dizgi masasını başına otururlar. Bir genç kapak resmini tasarlarken İsmail de dergi için yetiştirmeye çalıştığı yazıyı daktiloda yazmaya başlar.

95 İÇ/MARMARA KİRAATHANESI/GÜN (FLASHBACK) 95 DIŞSES (İSMAİL) Bizi bir araya getiren ilmi ve kültürel her türlü bilgimizi paylaştığımız pekiştirdiğimiz yer Marmara kıraathanesiydi. Hayatın koşuşturması içinde bir nefes alımlık sığınağımızdı. İsmail arkadaşlarıyla oturmakta, sohbet etmektedir. İsmail ve arkadaşları pırıl pırıl heyecanlı, azimli gençlerdir. DIŞSES(İSMAİL) (CONT’D) Çocuklarım olduğunu, mutlu bir ailem olduğunu hayal ederdim. Bir gün çocuklarımın kokusuna hasret kalacağımı bana o yıllarda anlatsanız inanmazdım. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 74.

96 DIŞ/FATİH SOKAK/GECE (FLASHBACK) 96

DIŞSES (İSMAİL) Babamın okul için gönderdiği harçlık kimi zaman bütün masraflarıma yetmezdi. Eve çoğu akşam yorgun argın ama umutlu, yürüyerek giderdim. İsmail yolda yürümektedir, yanından geçenlere selam verip, selamlarını almaktadır. Tarihi bir çeşmenin yanından geçerken genç güzel bir kadın görür, 20 yaşındaki Nimet’tir bu. İsmail ilk görüşte etkilenir Nimet’ten... DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) İyi ki de param bitermiş de yürürmüşüm o yolları. Yoksa Nimet’i göremez, gözlerine vurulamazdım. Onu ilk gördüğüm anda biliyordum. Yuvamın bekçisi, eşim olacağını...

97 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GECE 97

Nesrin merakla günlüğü okumaktadır. Nesrin merakla okuyarak sayfaları çevirir. Nesrin okudukça sayfaları hızla çevirir. Zaman geçer. Nesrin defterin son sayfasını okuyup defteri kapatır. Nesrin okuduklarından etkilenmiştir, yerinden kaklar, günlüğü özenle çantasına koyar ve odasından çıkar.

98 İÇ/NİŞAN SALONU/GECE 98

Elif ve Ahmet karşılıklı konuşmaktadırlar. Elif anlayışlı ve olgun davranmaktadır. Ahmet açıklamaya çalışmaktadır. AHMET O gün duruşmam planladığım gibi gitmedi. Sürprizler oldu. Tekrar özür dilerim. Elif olgun davranmaktadır. ELİF Sizi anlıyorum Ahmet bey. İş hayatında böyle aksilikler olabiliyor. Çok normal. Ahmet, Elif’ten çok etkilenmiştir. AHMET Kendimi affettirebildiysem ne mutlu bana. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 75.

Elif Ahmet’e olgun ama mesafeli bir ifadeyle bakar. Ahmet, aynasını götürüp verdiği için aynı zamanda nazik biridir Elif’in gözünde.

ELİF Benim de ani bir ameliyatım çıkabilirdi. Ben de gelemeyebilirdim Ahmet bey. Ziyanı yok. Kendinizi suçlamayın lütfen.

Ahmet, bu kibar kadına etkilenmiş şekilde bakmaktadır, tebessüm eder.

99 DIŞ/NİŞAN MEKANİ/GECE 99

(Sahne Nesrin’in bakışından görülür.)Nesrin, İsmal’in günlüğüyle mahalleye gelmiştir, önünde bir çocuk yürümektedir, Nesrin çocuğu takip etmektedir. Çocuk ve Nesrin nişanın yapıldığı salonun önüne gelirler. ÇOCUK Burası abla. Ahmet abi içeridedir. NESRIN Sen olmasan bulamazdım. Nesrin çocuğa para uzatır. ÇOCUK Koy onu cebine abla. Para istemez. Nesrin nişan yapılan salona bakar. Nesrin’in gözünden içerde konuşmakta olan Ahmet ve Elif görülür. Elif limonata içmekte, Ahmet’le hafif tebessüm ederek sohbet etmektedir. Nesrin’in yüzü asılır. Nesrin içeri girmek için yürür, sonra vazgeçer durur, içeriyi izlemeye devam eder. Nesrin, konuşan Ahmet ve Elif’e bakar. İçeriye girmeye cesareti yoktur. Ahmet’in Elif’e bakışlarından ondan çok etkilendiğini anlar, bu bakışı tanır. Ahmet bir garsonun bardak uzatmasıyla kenara çekilen Elif’in ardındaki Nesrin’i görür, şaşırır, Elif’ten müsaade istemeden, o şaşkınlıkla yerinden kalkar, Nesrin’in yanına gelir. Tuba ve Nimet görürler Ahmet’in Nesrin’in yanına gittiğini. İkisi de durumun fakındadır. Tuba panikler. Tuba abisinin yanına gitmek için hamle yapar, Nimet tutar kızının elinden izin vermez. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 76.

Elif de Ahmet’in daha önce yolda konuşurlarken gördüğü kadının yanına gittiğini görür, vakur durur, bozulduğunu belli etmez.

100 DİŞ/NİŞAN SALONU ÖNÜ-SOKAK/GECE 100

Ahmet Nesrin’in yanına gelir. Nesrin Ahmet yanına gelince heyecanlı ama buruktur, aşık olduğu adam karşısındadır ama adam ona aşık değildir. Üstelik babasının yazdıklarını da okumuştur, bir de onu yazan adamın davasında karşı tarafın savcısı olarak çıkmıştır sevdiği Ahmet'in karşısına. Hayat hiç de adil değil Nesrin için. Nesrin tutuk konuşur, günlüğü Ahmet’e uzatır. Ahmet günlüğü alır.

NESRIN Günlüğü... Okudum Ahmet. Özür dilemek için geldim.

Ahmet sessizdir. Nesrin’in aşık olduğu ama bunu hiç konuşmadıkları adama gözleri dolu bakmaktan öte diyeceği bi şey yok. İstifa edeceğini söylemek için gelmiştir ama onu bile söyleyemez. NESRIN (CONT’D) Bekletme içerdekileri... Ayıp olmasın. Dedim ya sadece özür dilemek için geldim. Görüşürüz. Nesrin yürüyüp Ahmet’in yanından gider. Ahmet Nesrin'in arkasından yılların yaşanmamışlığıyla bakar. Nesrin uzaklaşır. Ahmet bakar. Elif de çıkar nişan mekanından Ahmet'in yanından geçer, Nesrin’in gittiği yönün ters istikametine yürümeye başlar, Ahmet'e bakar. ELIF Iyi geceler. Tekrar bugün aynamı getirdiğiniz için teşekkür ederim. Ahmet cevap veremeden Elif de uzaklaşır. Ahmet kalakalır, bir tarafa giden Nesrin, öbür tarafa giden Elif...

101 İÇ/AHMET EV-SALON/GECE 101

Ahmet ve ailesi nişandan eve gelir. Herkes, özellikle Tuba ve Nimet buz gibidirler. Ekrem odadakilere bakar. EKREM Allah rahatlık versin. Çocuklara bakıp, uyuyorum. Herkes Ekrem’i onaylar. Ekrem çıkar. Nimet, Necip’i başından öper. NIMET Ben de uyuyorum. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 77.

Nimet çıkar. Ahmet, Nimet ve Tuba’nın kenndisine kızgın olduklarını farkındadır. Ahmet, Tuba’yla konuşmak için yanına oturur. Tuba kalkar.

TUBA Iyi geceler.

Tuba çıkar. Ahmet ve Necip odada kalmışlardır. Ahmet, Necip’e bakar.

NECIP Seni daha fazla üzmek istemem abi ama. Nesrin’in gelmesi iyi olmadı.

Ahmet ne diyeceğini bilemez.

102 IÇ/AHMET ODA/GECE 102

Tuba, Ahmet’in masasında oturmuş, gergin bir ifadeyle beklemektedir. Ahmet odaya girer, Tuba’ya bakar. Tuba çok gergin görünmektedir. TUBA Seninle konuşmasam gözüme uyku girmeyecekti abi. Ahmet konuşacak olur, Tuba izin vermez. TUBA (CONT’D) Ne diyeceğini biliyorum. Babamın davasıyla ilgili konuşmaya gelmişti diyeceksin. Biliyorum. Gerçekten de öyledir muhakkak. Ama artık yetmez mi abi? Ahmet sessiz kalır. Tuba abisinin iyi olmasını istemektedir ama gergindir de. TUBA (CONT’D) Hayat böyle devam etmez abi. Yaşamadığını yaşamıcaksan, kimseye eziyet çektirme. Tamam babamın davası hayatın oldu. Bak Nesrin'e kız ne halde. Elif'e ayıp ettiğin kısmı boşverdim zaten. Abi artık bir yol çizmelisin. Ahmet sessiz kalır. TUBA Sana mücadelenden vazgeç demiyorum ama kendine acı. Etrafındakilere acı. (MORE) BİZİM HİKAYE (8.yazım) 78. TUBA (CONT'D) Böyle devam edersen, biz hep senin yanında oluruz tamam ama yapayalnız ölüp gideceksin.

Ahmet sarsılmıştır.

103 DİŞ/GENEL/GÜN 103

Gece güne döner.

104 İÇ/ADLİYE-SAVCI ODA/GÜN 104

Ahmet, savcı Kenan’ın karşısındadırlar. Kenan günlüğün fotokopisinin sayfalarını çevirmektedir. Kenan başını okuduklarından kaldırır,

KENAN Babanın günlüğü reddedilen davanın seyrini tamamen değiştirir. Ahmet tebessüm eder. KENAN (CONT’D) Dosyayı yeni delillerle yeniden işleme koyuyorum. Ahmet “evet” anlamında başını sallar, kararlı görünmektedir.

105 İÇ/MUSA DÜKKAN/GÜN 105

Musa tezgahındaki ciltlenmiş kitapları kontrol etmektedir. Elif elinde tezhiplerini yenilediği risaleyle gelir. ELİF Bitirdim Musa amca. Umarım beğenirsin. Musa risaleyi açıp pırıl pırıl yenilenmiş süslemelere bakar. MUSA Eline sağlık güzel kızım. Pek bir güzel olmuş. Çok emek vermişsin, sana zahmet oldu. Elif tebessüm eder. ELİF Ne zahmeti Musa amca. İçindeki beyitler büyüleyiciydi. Benim için zevkti. Musa risaleyi ciltlenecek kitapların arasına koyar, BİZİM HİKAYE (8.yazım) 79.

MUSA Cildini de yeniledim mi sahibi çok sevinecek.

Elif’in acelesi vardır. ELİF Bana müsaade Musa amca. Hastaneye geç kaldım.

Musa Elif’e başıyla selam verir. Elif Musa’nın selamını alır.

MUSA Kolay gelsin kızım.

Elif çıkarken, ELİF Sağ ol Musa amca.

Elif çıkar. Musa dükkanın telefonundan eski telefon defterine bakarak bir numara tuşlar, bekler. MUSA Ahmet oğlum!

106 DIŞ/GENEL/GECE 106

Gün geceye döner. Şehir manzaraları görülür.

107 İÇ/MUSA DÜKKAN/GECE 107

Ahmet ve Musa çay içip sohbet etmektedirler. AHMET Senin bize çok hakkın geçti Musa amca. Seni hep öz amcamız bildik. Bizi sokakta kalmaktan sen kurtardın. Her ihtiyacımıza koştun. İstanbul’da en büyük desteğimiz oldun. Musa duygulanır. MUSA En yakın arkadaşımın hatırına size kol kanat germek benim görevimdi. Siz benim ailemsiniz evlat. Ahmet, Musa’ya minnetle bakar. AHMET Sen çok kıymetlisin Musa amca. hepimiz için. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 80.

Musa, Ahmet’e risaleyi verir, MUSA Risale yenilendi. Bak bakalım nasıl bulacaksın. Elif kızım yeniledi.

Ahmet şaşırır, risalenin sayfalarını özenle çevirir. MUSA (CONT’D) Bana sadece cildini yenilemek kaldı.

Ahmet risalenin son haline şaşkınlıkla bakmaktadır. AHMET Muazzam olmuş. Kim bilir belki de ilk günlerdekinden daha güzel olmuş.

Musa, Ahmet’in beğenmesine sevinir, meraklı bir ifadeyle sorar, MUSA Elif kızımla tanıştınız galiba. Sizi Necip’in nişanında konuşurken gördüm. Ahmet utangaç tebessüm eder. AHMET Tanıştık evet Musa amca. Musa, Ahmet’in utangaç tebessümünden her şeyi anlamıştır, üstelemez. MUSA Çok kıymetli bir insan Elif kızım. Sanata eli yatkın. Çok saygılı. Ahmet utangaç bir ifadeyle tebessüm eder, gözlerini kaçırır. Ahmet yerinden kalkar, AHMET Ben çayları yenileyeyim Musa amca. MUSA Yenile bakalım evlat. Musa, Ahmet’in Elif’e ilgisini anlamıştır, elinde bardaklarla giden Ahmet’in arkasından bakar.

108 DİŞ/GENEL/GÜN 108

Gece güne döner. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 81.

109 İÇ/ADLİYE- DURUŞMA SALONU/GÜN 109

Savcı makamında oturan başka bir kadın savcıdan açılırız, Ahmet avukat masasında mahkeme heyetinin karşısındadır. Ahmet hafif şaşkın bir ifadeyle yeni savcıya bakmaktadır, Nesrin’in neden orada olmadığını anlayamamıştır. Ahmet kararlı bir ifadeyle konuşur.

AHMET Mahkemenize sunmuş olduğum günlük babamın 1980 ve 83 yılları arasında tutuklu bulunduğu cezaevinde yazdığı hatıratıdır.

Hakim önündeki fotokopilere bakar. Ahmet devam eder, AHMET (CONT’D) Sadece babam olan İsmail Akıncı için istemiyorum itibarın iadesini.

Ahmet kararlı ve inanarak konuşur. AHMET (CONT’D) 1980 ve sonrasında yaşananlar sadece babamın değil bu ülkenin büyük bir kısmının gururunu kırdı. Heyettekiler ve yeni kadın savcı Ahmet’i dinlemektedirler. AHMET (CONT’D) Bu sadece benim ve babamın davası değil. Bu hepimizin davası. Yalan yanlış delillerle, kulaktan dolma,dedikoduya dayanan ihbarlarla, cezaevlerine kapatılmış herkesin davası. Heyettekilerin biri düşüncelidir, ikisi pür dikkat Ahmet’i dinlemektedir. Heyetteki kadın hakimin gözleri dolmuştur. Ahmet inançlı bir tonda devam eder. AHMET (CONT’D) Babam suçlu olmadığını kanıtlayamadan vefat etti. Ama eminim bugünleri göreceğimize inandı. Ahmet kendinden emindir. Heyetteki kadın başını eğer, heyetteki iki kişi de ikna olmuş görünmektedir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 82.

AMHET Günlüğü okudunuz sayın heyet. Sizden darbe döneminde gururu, itibarı zedelenen herkes adına, inancı her ne olursa olsun haksız yere hüküm giyen tüm vatandaşlarımız adına, parçalanan aileler adına, soğuk koğuşlarda yalnız ölen insanlar adına babamın iade-i itibarını istiyorum.

Ahmet yerine oturur, nefessiz kalmıştır, boğazına bir şey düğümlenmiş gibidir. Heyettekiler sarsılmıştır. Heyetekiler kendi aralarında konuşurlar, önlerindeki dosyaya bakarlar. Heyetteki hakimlerden biri ayağa kalkar, diğerleri de ayağa kalkar, herkes ayağa kalkar.

HAKİM Ahmet Akıncı'nın vefat eden babası için açtığı iade-i itibar davasında, yapılan yeni incelemeler ve bilir kişi raporlarıyla- Ahmet meraklı ve heyecanlı gözlerle bakmaktadırlar. Hakimin ne diyeceğini merak etmektedirler. HAKİM (CONT’D) İsmail Akıncı'ya suç isnat edilen fiillerin yeni Anayasal düzenlemeler ışığında suç kapsamından çıkmış olduğunun tespitinden hareketle, Ahmet tebessüm eder, yüzü aydınlanır. HAKİM (CONT’D) İlgili hüküm kararının bozulmasına, Ahmet’in yüzü sevinçle aydınlanmıştır, yıllardır bu anı beklemektedir. HAKİM (CONT’D) Merhum İsmail Akıncı'nın itibarının ve tüm haklarının iade edilmesine karar verilmiştir. Ahmet’in mutlu yüzü görülür.

110 İÇ/NESRİN OTEL ODASI/GÜN 110

Nesrin eşyalarını toplamıştır, boşalttığı odasına son bir defa bakar, kararlı görünmektedir. Nesrin bavulunu alıp odadan çıkar. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 83.

111 IÇ/KENAN ODA/GÜN 111

Kenan’ın odasına Ahmet girer.

KENAN Hayırlı haber inşallah Ahmet.

Ahmet mutludur ama aklı Nesrin’in nerede olduğundadır. AHMET Davayı kazandık.

Kenan çok mutlu olur. AHMET (CONT’D) Nesrin’in yerine başka bir savcı geldi. Nesrin neden gelmedi Kenan? Haberin var mı?

KENAN Nesrin hanım görevinden istifa etti Ahmet. Ahmet şaşırır, AHMET Onu bulmam gerek. Nerede olduğunu bulabilir misin? En azından bir adres. Kenan önündeki evraklara bakar. KENAN Bakalım. Bir ikamet adresi tebliğ etmiş olmalı. Kenan evrakları inceler, Ahmet meraklı bekler.

112 İÇ/HASTANE- ELİF ODA/GÜN 112

Elif masasında oturmuş, hemşirenin uzattığı evrakları imzalamaktadır. Tuba da üzerinde doktor önlüğüyle Elif’in karşısında oturmuştur. HEMŞİRE Ilk ameliyatınız için hastamızı anesteziye alıyoruz Elif hanım. Elif saatine bakar. ELİF Alın. Candan hanım geldi mi? HEMŞİRE Geldi efendim. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 84.

ELİF Tamam. Çıkabilirsin.

Hemşire çıkar. Elif, Tuba’ya bakar. ELİF (CONT’D) Kusuruma bakma Tuba.

Tuba çayını içmektedir. TUBA Ne kusuru Elifcim. Asıl sen benim kusuruma bakma. Bizim kat da en az bu kadar yoğun, bir aralık fırsat bulup geldim.

Tuba buruk ama yine de olgundur. ELİF Iyi ettin. Nişanda doğru düzgün laflayamadık. Tuba çay bardağını masaya koyar, dayanamaz sorar, TUBA Abimle ilgili konuşmak için geldim. Dün gece bir şeyleri yanlış anlamış olabilirsin diye düşündüm. Elif güçlü ve vakur görünmektedir. ELİF Tubacım yanlış anlamazsan bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum. Abin için de benim için de hayırlısı olsun. Ameliyata gitmem gerekiyor. Elif ayağa kalkar, Tuba da çaresiz ayağa kalkar, TUBA Tamam. Ama yanlış anlaşılmayı gidermek istiyorum. Elif konuşmak istemez. ELİF Nolur daha fazla konuşup canımızı sıkmayalım. Tuba diretir, Elif’e gerçekleri anlatmak istemektedir. TUBA Elif lütfen dinle. Lütfen anlatmama müsaade et. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 85.

Elif yeniden yerine oturur. Tuba sevinir, Elif’in inadını kırmış olduğu için,

TUBA (CONT’D) O gördüğün kız Nesrin, abimin okuldan arkadaşı. Sınıf arkadaşı. Hiç sevgili olmadılar. Şimdi de değiller. Çok garip bir tesadüfle Nesrin savcı olarak abimin babam için açtığı iade-i itibar davasına atanmış. Abim bu durumdan çok huzursuz. Nesrin de öyle sanırım.

Elif mimimksiz bir ifadeyle dinlemektedir. Tuba, Elif’e açıklama yapma derdindedir.

TUBA (CONT’D) Duruşmayla ilgili konuşmak için gelmiş nişana. Dediğim gibi bu durum ikisi için de çok zor ve gergin bir durum. Aralarında bir şey yok. Davayla ilgili fikir ayrılıkları var o kadar. Elif’in düşünceli yüzü görülür, dayanamaz, içindekileri söyler. ELIF Çürük bir temele bina inşa edilmez Tuba... Abinin sanırım halletmesi gereken meseleler var. Hayırlısı neyse o olsun herkes için. Ben gitsem iyi olacak. Ameliyata geç kalacağım. Nimet teyzeye selam söyle. Tuba, Elif’i öper. Elif odadan çıkarken Tuba dayanamaz, TUBA Lütfen bir daha düşün Elif. Abim asla yalan söylemez. Gözlerine bakınca anlarsın zaten. Elif vakur bir ifadeyle çıkar.

113 IÇ/NESRIN OTEL/GÜN 113

Ahmet resepsiyondadır. Görevliyle konuşmaktadır. GÖREVLI Nesrin hanım çıkış yaptılar efendim. Havaalınına gitmek için taksi istediler az önce. 14 de uçaklarına yetişeceklerini söylediler. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 86.

Ahmet saatine bakar, saat 11’i göstermektedir. Ahmet koşar adım çıkar otelden, Nesrin’in Amerika’ya döndüğünü anlamıştır.

114 İÇ/AHMET EV/GÜN 114

Nimet ve Tuba mutfakta sarma sarmaktadırlar. Ahmet sevinçli bir ifadeyle mutfağa girer,

NİMET Oğlum, ne bu neşe?

Tuba da merak etmiştir. TUBA Abicim seni hiç bu kadar neşeli görmemiştim. Yoksa!

Ahmet kollarını iki yana açar, büyük bir haberi açıklayacaktır. AHMET Müjdemi isterim! Nimet de Tuba da meraklı gözlerle Ahmet’e bakmaktadırlar. TUBA Anlat abi hadi, öldük meraktan. Nimet yerinde duramamaktadır. NİMET Oğlum! Söylesene! Ne oldu mahkemenin neticesi? Ahmet derin bir nefes alır, AHMET Kazandık! Nimet de Tuba da şok olurlar. Nimet Ahmet’e sarılır. NİMET Baban şimdi mezarında rahat uyuyacak oğlum. Tuba da Ahmet’e sarılır. TUBA Biliyordum. Bunu başaracağını biliyordum. Necip ve Ekrem odaya girerler. Furkan da yanlarındadır. Necip, Nimet ve Tuba’yı Ahmet’e sarılmış, çok mutlu görünce merak eder. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 87.

NECİP Ne oldu? Bize de söyleyin.

Nimet mutlulukla anlatır. NİMET Ahmet babanız için açtığı davayı kazanmış.

Tuba, Necip’e sarılır. TUBA Başarmış.

Ekrem de Necip de çok sevinmişlerdir. NECİP Bunu başaracağından hiç şüphem yoktu abi. Artık içim daha da rahat döneceğim Mardin’e.

Ekrem de çok mutlu olmuştur. EKREM Tebrikler Ahmet abi. Hepimiz seninle gurur duyuyoruz. Ahmet çok mutludur. AHMET Sağ olun. Furkan etrafında yaşanan bu coşkudan dolayı çok mutludur ama neler olduğunu tam olarak anlayamamıştır, yine de dayısına sarılır. FURKAN Aslan dayım benim. Ahmet aniden boynuna sarılan Furkan’ı bağrına basar, gözleri dolar mutluluktan. Ahmet, Nimet’in elini tutar, gözlerine sevgiyle bakar. AHMET Şimdi anladın mı annecim babamın günlüğünü neden ısrarla okumak istediğimi? Nimet oğluna gururla bakar. AHMET (CONT’D) Babamın yolumu aydınlatacağını biliyordum. Nimet, Ahmet’e sevgiyle sarılır. NIMET Ben sadece üzülme istemiştim. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 88.

Ahmet annesine sarılmış halde konuşur, AHMET Artık üzülmek yok anne. Geçti her şey.

Oğluna sarılmış olan Nimet’in dolu dolu gözleri görülür.Ahmet saatine bakar,

AHMET (CONT’D) Benim hemen çıkmam gerek. Akşama görüşürüz.

Herkes çok mutludur.

115 İÇ/HAVAALANI/GÜN 115

Nesrin havaalanında yürümektedir. Ahmet etrafına bakarak yürümektedir, bir yandan da saatini kontrol etmektedir. Ahmet, Nesrin’i görür, yanına gider. Nesrin Ahmet’i görünce içi daha da burkulur. AHMET Vedalaşmadan mı gidecektin? Nesrin bir şey diyemez, sonra zar zor konuşur, NESRIN Belki de böylesi daha iyi. Ahmet Nesrin’e eski bir dost gibi bakar, AHMET Davayı kazandık. Nesrin tebessüm eder. NESRIN Hiç şüphem yoktu. Ahmet de Nesrin de konuşamaz, bir sessizlik olur. NESRIN (CONT’D) Umarım yeni hayatında çok mutlu olursun. Ahmet ne diyeceğini bilemez, yine bir sessizlik olur. AHMET Sen de. Nesrin’in aklından birşey geçmektedir ama nasıl söyleyeceğini bilemez. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 89.

NESRIN Artık içim daha rahat gidiyorum. Geçen seferki gibi çaresiz kaçmıyorum.

AHMET Beni anladığını umuyorum.

Nesrin içinden geçenleri anlatır. NESRIN Sana çok aşıktım Ahmet. Bu ayan beyan ortada. Senden kaçıp gittiğimde bile sana aşıktım. O zaman senin haklı olduğunun farkında değildim. Sana kızgındım ama aklımdan da bir türlü silemiyordum seni. Ama şimdi barıştım seninle... Daha huzurluyum şimdi.

Ahmet de rahatlamıştır. TUBA Seninle hep ayrı kıyılarda olacağımızı biliyorum. Nişan gecesi o kıza aşkla bakan gözlerinde bir kere daha gördüm bunu. Dileğim çok mutlu olman. Ikisi de susar. Sessiz bir vedalaşma yaşanır adeta... İkisi de konuşmazlar ama birbirlerine bakarak iki arkadaş olarak vedalaşırlar. Nesrin buruk bir tebessümle yürüyüp Ahmet’in yanından geçer, pasaport kontuarına doğru yürür. Ahmet dostça arkasından bakar.

116 DIŞ/SÜLEYMANİYE- BİR SOKAK/GÜN 116

Ahmet yürümektedir. Sadece yürümektedir. DIŞSES (İSMAİL) Canım çocuklarım, size annenizle tanışma hikayemi anlattım mı hiç. Anlatamadım. Çünkü sizi doyuncaya görmedim. İlk gülüşleriniz kaldı aklımda. Tıpkı anneniz gibi şen bakan gözleriniz.

117 DIŞ/SÜLEYMANİYE- SOKAK/GÜN 117

İsmail(25 yaşlarında.) yolda yürümektedir. Etrafına bakmaktadır, sanki birini arar gibidir. DIŞSES (İSMAİL) Annenizi bir defa yolda gördüm. Sonra bir daha kısmet olmadı. (MORE) BİZİM HİKAYE (8.yazım) 90. DIŞSES (İSMAİL) (CONT'D) Annenizle aynı mahallede oturduğumuzu biliyordum ama evini bilmiyordum. O gün Fatih sokaklarında sadece onu belki bir kez daha görürüm ümidiyle yürüdüm durdum.

Bir köşeden sokağa giren Ahmet görülür. Ahmet düşünceli bir ifadeyle yürümektedir. Uzakta durmuş etrafına bakan İsmail’i görür. Ahmet babasının hayalini gördüğü için mutludur. İsmail yürür, Ahmet de babasını takip eder.

DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Annenizi görsem ne derim, ona aşkımı nasıl anlatırım bunu bile bilmiyordum sadece yürüyordum.

Ahmet de İsmail’in peşinden yürür.

118 DIŞ/SÜLEYMANİYE- BAŞKA BİR SOKAK/GÜN 118

Elif yolda yürümektedir, düşünceli görünmektedir. Elif de hangi yöne gideceğini önceden kestirmemiş gibi içinden gelen tarafa yürümektedir. DIŞSES (İSMAİL) Mahallemizin sokakları, asılık çınarları sanki yol arkadaşı olmuştu, annenize ulaşmam için yarenlik ediyorlardı bana.

119 DIŞ/SÜLEYMANİYE- BAŞKA BİR SOKAK/GÜN 119

Önde İsmail, arkada Ahmet yürümektedirler. Ahmet büyük bir zevkle babasını takip etmektedir. DIŞSES (İSMAİL) Bir defa gördüğüm Nimet biliyordum ki can yoldaşım olacak. Çocuklarımın annesi, benim yaşama neşem olacak. Ellerimiz sevgiyle birleştiği vakit, bizi kimse ayıramayacak.

120 DIŞ/SÜLEYMANİYE-MARMARA KIRAATHANESİ/GÜN 120

Önde İsmail, arkada Ahmet yürümektedirler. İsmail Marmara kıraathanesinin önünden geçerken bir masada dostlarıyla sohbet eden Necip Fazıl Kısakürek’i görür. İsmail gülümseyerek yanındakilerle koyu bir sohbete dalmış olan Necip Fazıl’a saygıyla bakar, tebessüm eder, onu gördüğü için mutlu olmuştur, sohbetini bölmek istemez. Ahmet de İsmail’i takip etmeye devam eder. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 91.

121 DIŞ/SÜLEYMANİYE- BAŞKA BİR SOKAK/GÜN 121

Elif yoldan geçen bir kaç teyzeye selam vererek yürür, başını kaldırıp asırlık çınarlar bakar, hafif hafif esen rüzgar yüzüne vurur. Elif kendini yürüdükçe daha iyi hissetmektedir.

DIŞSES (İSMAİL) Hiç pes etmedim umut etmekten... Nimet’le gözlerimizin bir kere daha birbirini bulacağına inandım.

İsmail tarihi bir çeşmenin yanına gelmiştir, karşı sokaktan yaşlaşmakta olan Nimet görülür. (Nimet ve İsmail’in evlenmeden önceki gençlik halleridir bunlar. İsmail 25, Nimet 19-20 yaşındadır) İsmail, Nimet’e bakar, tebessüm eder. Ahmet de uzaktan İsmail ve Nimet’in tesadüfen karşılaşma anlarına bakmaktadır. İsmail ve Nimet yavaş yavaş görüntüde eriyerek gözden kaybolurlar.

DIŞSES (İSMAİL) (CONT’D) Mutlu bir yuvamız oldu. O gün, o çeşmenin başında birleşen ellerimiz bir daha ayrılmadı. Bizi ancak ölüm ayıracaktı. Öyle de oldu. Birine ömrünü adamak cesaret ister... Sadece cesurlar hatırlanır, iz bırakır. Ahmet çeşmenin yakınlarında olduğu yerde durmaktadır, başını arka tarafa çevirdiğinde Elif’in sokağa girdiğini görür, şaşırır. Karşıdan gelen Elif’de Ahmet’i karşısında görünce şaşırır. Ahmet, Elif’in yanına gider. Elif heyecanlıdır, utangaç bakışlarla Ahmet’e. Ahmet, Elif’e aşkla bakar. Ahmet çantasından çıkardığı risaleyi Elif’e verir. Risaleye bakan Elif duygulanmıştır, tamir ettiği risalenin Ahmet’in olduğunu orada anlamıştır. Ahmet bir an durur, cesaretini toplar ve elindeki risaleyi Elif’e uzatır. (Bu bir evlilik teklifidir) Elif bir an durur. Elif düşünür, Ahmet’e bakar, gözlerinin içine, anlamak ister gibi bakar, kararını verir, risaleyi alır, kalbinin üzerine koyar. Ve evlenme teklifine böylece “evet” demiş olur. Ahmet ve Elif birbirlerine bakarlar, mutludurlar.

122 İÇ/CEZAEVİ-AVLU/GÜN (FLASHBACK) 122 (1983) İsmail komutanın parçaladığı günlüğünü ilkel yöntemlerle (yumurta akı ve su olabilir, cezaevi ortamında zar zor bulduğu malzemelerle) yapıştırmaktadır, itinalı ve özenli görünmektedir. Bütün sayfaları tek tek seçmiş, sayfa sayfa ayırmış, birleştirmektedir. Çok zor bir işe girişmiştir. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 92.

DIŞSES (İSMAİL) Parçaları birleştirdim. Ömrüm boyunca yaptım bunu. Daha güzel bir hayat için aydınlık parçalar biriktirdim. İsmail binlerce parçayı bir bir birleştirmektedir.

123 İÇ/CEZAEVİ KOĞUŞ/GECE (FLASHBACK) 123 (1983)

İsmail parçalarını yapıştırıp birleştirdiği defterine pencerenin kenarından sızan ay ışığında zar zor görerek yazmaktadır. Nazmi uykusundan uyanır, NAZMI Sahur yaptın mı İsmail abi? Ezan okunur birazdan. Yapmadıysan çay demleyeceğim, birlikte yiyelim. İsmail defterinden başını kaldırır. İSMAİL Yaptım Nazmi. Saolasın. Nazmi çay suyunu ocağa koyarken, NAZMI Bakalım kaç ramazanı burda geçirecez abi? İsmail gözünü yazdığı defterinden ayırır, Nazmi’ye döner. İSMAİL Bu mahpus geçirdiğimiz son ramazanımız olsun. Ilk sahurun mübarek olsun kardeşim. Nazmi, İsmail’e dostça bakar. NAZMI Saol İsmail abi. Senin de. Nazmi sahur hazırlamaya gider. İsmail yazmaya devam eder. İsmail bütün sayfaları yazılmış, yazılmamış birkaç sayfası kalmış olan defterine not almaktadır. İsmail günün tarihini attığı sayfaya yazar, yazar, içinden geçenleri kağıda aktarır. DIŞSES (İSMAİL) O gece benimle en büyük acıları, en derin yalnızlıkları, mahpusluğumu paylaşan defterime son satırlarımı yazdığımı bilmiyordum. (MORE) BİZİM HİKAYE (8.yazım) 93. DIŞSES (İSMAİL) (CONT'D) Çocuklarıma, karıma hasret ama dünyayla barışık gidiyorum. İsmail defterini kapatır, yatağının üzerinde katlı duran seccadesini alır, yere serer, namaza durur.

124 DIŞ/CEZAEVİ AVLU/GÜN (FLASHBACK) 124

Avludaki kuşlar, aniden havalanır, kanat çırpışlarını hissederiz.

125 İÇ/CEZAEVİ- KOĞUŞ/GÜN (FLASHBACK) 125 (1983)

İsmail namazını bitirir, seccadesini katlar, yatağına doğru yürürken kalbi sıkışır, ranzaya zar zor tutunur, elindeki seccadeyi yatağının üzerine koyar, yere düşsün istemez. İsmail sanki son defa bakar etrafına ve daha fazla tutunamayarak, eli kalbinin üzerinde yere yığılır. İsmail’in yere düşme sesini duyan birkaç mahkum yataklarından fırlarlar, müdahale ederler, Nazmi koğuş kapısını yumruklar, NAZMI Gardiyan! Kimse yok mu! İsmail abiye bir şey oldu! Yetişin! Yerde hareketsiz yatan İsmail’in bakışından başına toplanmış mahkumların endişeli yüzleri görülür, ortam sesi kesilir, mahkumlardan kimi İsmail’i sarsmakta, kimi sağa sola koşuşmakta, kimi hava alsın diye elini sağa sola sallamaktadır. Nazmi de panik haldedir. Biz bu koşuşturmayı yerde yatan İsmail’in gözünden görürüz. DIŞSES (İSMAİL) Çocuklarımın masum gülücükleri geldi aklıma, karımın sakin elleri... Yıllarca onlardan ayrı aldığım nefes, nefes miydi bilmiyorum. Ama bu aldığım son nefesim, bunu biliyorum. Köyümün özgürce koştuğum yaylaları, anacığım gözlerimin önündeydi...

126 DIŞ/YAYLA/GÜN (FLASHBACK) 126

SES (KÜÇÜK İSMAİL) İsmail'in nefes alıp verme sesi duyulur. 6-7 yaşlarındaki İsmail yaylada koşmaktadır. Soluk alışverişlerini duyarız. Annesi uzaklaşmaktadır, dağı saran patika yoldan sağa dönüp kaybolur. BİZİM HİKAYE (8.yazım) 94.

Annesini göremeyen İsmail panikleyip iyice hızlanır. Dönen yolun ağzına geldiğinde annesini görür. Annesini görünce rahatlar elleriyle dizlerine eğilip dinlenir. Nefes nefesedir soluğu kesilmiştir. Annesi oğlunu fark eder, gülümseyerek oğluna “gel yanıma” der gibi işaret eder. İsmail annesinin yanına gider. Annesi İsmail'in başını okşar. Elini tutar. İsmail mutludur, rahatlamıştır.

127 İÇ/CEZAEVİ- KOĞUŞ/GÜN (FLASHBACK) 127 İsmail’in dudakları kıpırdar, son nefesini alır, başına toplanmış olan Nazmi ve diğer koğuş arkadaşlarına tebessüm eder ve gözlerini kapatır, son nefesini verir. Koğuşta yeni bir koşuşturma başlar, İsmail’i sarsanlar, kapıya koşanlar, şaşkın yüzler görülür, mekan sesi yoktur.

128 DIŞ/YAYLA/GÜN (FLASHBACK) 128 Küçük İsmail ve annesi el ele yürüyerek gözden kaybolurlar. DIŞSES (İSMAİL) Gideriz, Nur yolu izde gideriz… Taş bağırda, sular dizde gideriz… Bir gun aksam olur, biz de gideriz… Kalır dudaklarda sarkımız bizim…

-SON-